İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
6-12 TEMMUZ 2014

İKV’DEN HAFTAYA BAKIŞ

Geçtiğimiz hafta İktisadi Kalkınma Vakfı’nın (İKV) gündemi yine oldukça yoğundu. İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan başkanlığındaki heyet, Ankara’da Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Stefano Manservisi ve Dışişleri Bakanlığı Avrupa Genel Müdürü Büyükelçi Aslıgül Üğdül ile bir araya geldi. Ardından, İKV tarafından İstanbul’da verilen iftar yemeğine AB Bakanı ve Başmüzakereci Çavuşoğlu, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Manservisi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş katıldılar.

7 Temmuz 2014’te İKV heyeti öncelikle Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Stefano Manservisi ile bir görüşme gerçekleştirdi. Türkiye-AB müzakere sürecindeki mevcut durum ele alındığı görüşmede, Büyükelçi Manservisi, 19’uncu fasıl olan “Sosyal ve Politika ve İstihdam”ın önümüzdeki dönemde açılmasının güçlü bir ihtimal olduğunu altını çizdi.

Aynı gün İKV heyetinin Dışişleri Bakanlığı Avrupa Genel Müdürü Büyükelçisi Aslıgül Üğdül ile gerçekleştirdiği ziyarette, Türkiye-AB üyelik müzakereleri süreci, vize konusu, geri kabul anlaşması, serbest Ticaret anlaşmaları ve sivil Toplum diyaloğu konularında Bakanlık ile ortak çalışma arzusu dile getirildi.

Geçtiğimiz haftanın Türkiye-AB ilişkilerinin gündeminde, AB Adalet Divanı’nın aldığı karar vardı. Almanya’da yaşayan Türk vatandaşlarının Almanya’da oturan eşiyle bir araya gelebilmesi için diğer eşin temel düzeyde Almanca bilme şartı arayan ve 2007 yılından bu yana uygulanan düzenleme, AB Adalet Divanı tarafından haksız bulundu. Divan kararında, bir üye ülkenin temel düzeyde o ülkenin dilini bilme şartı getirilmesini yerleşme hakkının kısıtlanması için haklı bir sebep oluşturamayacağına hükmetti.

Türkiye’nin gündeminin üst sırasında ise TBBM’de onaylanarak yasalaşan ve kamuoyunda “Çözüm yasası” olarak bilinen kanun yer aldı. Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun altı maddeden oluşuyor. Terörün sonra erdirilmesi görevini üstlenen kişilerin bu “görevlerinde kullandıkları yetkilerden dolayı hukuki, idari ve cezai sorumluluğunun bulunmaması” ve çözüm süreci kapsamında TBMM onayına başvurmadan “Bakanlar Kurulu’na gerekli kararları alma yetkisinin” verilmesi, Kanun’un en önemli iki maddesini oluşturuyor.

Geçtiğimiz hafta Avrupa Birliği’nin (AB) gündemindeki önemli başlıklar ise AB Dönem Başkanlığı’nı üstlenen İtalya’nın İstikrar ve Büyüme Paktı’na esneklik getirme ve AB’nin mevcut iltica politikalarında değişiklik yapılması talepleri; AB Ekonomi ve Maliye Bakanları’nın bu yılın ikinci yarısına ilişkin çalışma programı; OECD’nin Türkiye ekonomisine ilişkin raporu; Avrupa Komisyonu Başkanlığı’na adayı Jean-Claude Juncker’in Avrupa Parlamentosu’ndaki temasları; Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barrosso’nun Adalet Divanı Genel Mahkemesi’nde sunduğu savunma; Avrupa Sığınma Destek Ofisi’nin 2013 Yılı Avrupa Birliği İltica Durumu Yıllık Raporu ve KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun sunduğu 5 maddelik yol haritası oldu.

1 Temmuz’da AB Dönem Başkanlığı’nı üstlenen İtalya, başkanlığı döneminde ekonomik büyümeyi canlandırmak amacıyla AB nezdinde uygulanan bütçe kurallarına daha fazla esneklik getirilmesine ağırlık verecek.  İtalya, bu nedenle İstikrar ve Büyüme Paktı’nın AB üye ülkelerinin bütçe açıklarına ilişkin belirlediği kuralların kamu yatırımlarını daha fazla teşvik edecek şekilde yeniden gözden geçirilmesini talep ediyor.

AB’nin yeni dönem başkanı İtalya ayrıca 8-9 Temmuz 2014 tarihlerinde Milano kentinde bir araya gelen AB İçişleri Bakanları gayri resmi toplantısında, AB’nin mevcut iltica politikalarında değişiklik yapılmasını ve ekonomik maliyeti gittikçe artan göçmen yükünün azaltılmasını talep etti. Toplantıda AB bakanları İtalya’ya yardım sözü vermekle birlikte, İtalya’nın sığınmacıların paylaşımı konusundaki öncelikli talebini kabul etmediler.

Geçtiğimiz hafta 8 Temmuz 2014’ta toplanan AB Ekonomi ve Maliye Bakanları, 2014’ün ikinci yarısında yapılacak çalışma programını görüştüler. Bakanlar, büyüme ve istihdam hedeflerinin destekleneceğini; yapısal reformlara, mali önlemler ve yapısal reformlar karmasının dengeli bir şekilde değerlendirilerek özel önem verilmesini kararlaştırdılar.

OECD Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerini içeren raporunu yayımladı. Raporda büyümenin yüksek oranda iç talep ve dış finansmana dayalı olduğu ifade ediliyor. Ayrıca, özelikle AB’de yaşanan ekonomik toparlanmanın etkisiyle dış talebin güçlendiği, buna karşın yüksek enflasyon,  döviz kurundaki dalgalanmalar ve düşük verimlilik gibi olumsuzlukların devam ettiği belirtilirken,  rekabet gücünün kırılgan olduğu ve dış tasarruflara bağımlılığın da oldukça yüksek olduğuna dikkat çekiliyor.

Avrupa Komisyonu Başkan adayı Jean-Claude Juncker, Avrupa Parlamentosu’nda siyasi parti gruplarıyla görüşmelere başladı. Juncker’in görüşmeler sırasında “Avrupa’da federal bir devletten yana olduğuna” ilişkin değerlendirmesi ve ekonomi ve parasal politikalardan sorumlu Komisyon üyeliğine sosyalist kanattan bir aday gösterilebileceği açıklaması dikkat çekti.

Geçtiğimiz hafta AB’de yaşanan önemli bir gelişme, Avrupa Komisyonu Başkanı José Manuel Barrosso’nun, eski bir Komisyon üyesini istifaya zorlandığı suçlamasıyla açılan davada Adalet Divanı Genel Mahkemesinde savunma vermesi oldu. Davanın altı ila dokuz ay içinde sonuçlanması öngörülüyor.

AB gündeminde yer alan bir diğer önemli gelişme, Avrupa Sığınma Destek Ofisi tarafından 7 Temmuz 2014 tarihinde açıklanan 2013 Yılı Avrupa Birliği İltica Durumu Yıllık Raporu oldu. Rapor, AB’ye yapılan uluslararası koruma talebi başvurularının 2013 yılında bir önceki yıla göre yüzde 30 düzeyinde arttığını ve aynı yıl AB genelinde ortalama kabul oranın yüzde 34,4 olarak kaydedildiğini gösteriyor.

Son olarak, geçtiğimiz haftanın önemli gündem maddelerinden birini KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun GKRY lideri Nikos Anastasiadis ile bir araya gelmesinin ardından sunduğu 5 maddelik yol haritası oldu. Yol haritası, Kıbrıslı Türk tarafının müzakerelerin yılsonuna kadar referandumla sonuçlanmasını öngörüyor ve bu yılın başından beri ucu açık devam eden müzakere sürecinin sonuç odaklı bir takvime bağlı olarak yürütülmesini amaçlıyor.

Tüm okuyucularımıza iyi bir hafta geçirmelerini dileriz.