İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
25-31 TEMMUZ 2016

İKV`DEN ANALİZ

AB’de Sektörler 2030 Yılına Düşük Karbonlu Ekonomi Hedefi Doğrultusunda Hazırlanıyor

20 Temmuz 2016 tarihinde Avrupa Komisyonu tarafından düşük karbonlu ekonominin uygulanmasına ilişkin kapsamlı bir paket yayımlandı. Temmuz 2015’te Komisyon tarafından Yaz Paketi olarak sunulan paket ile beraber 2014’te sonuçlanan AB Emisyon Ticaret Sistemi (AB ETS) reformunun ardından 20 Temmuz’da sunulan bu paket, AB’nin 2030 Enerji ve İklim Değişikliği Çerçevesi’nin tamamlayıcısı niteliğinde. Komisyon, bu yeni önlemler paketi ile AB ETS’nin 2021-2030 uygulama döneminde emisyonların azaltılması hedefinin yanı sıra AB ETS dışı sektörlerde de (ulaştırma, tarım, ormanlar, atık, binalar vb.) emisyon azaltımının sağlanmasını planlıyor.

Komisyon tarafından yayımlanan açıklamada, tüm sektörler üzerinden AB’nin 2030 İklim ve Enerji Çerçevesi için öngörülen ve 1990 yılına kıyasla emisyonlarda yüzde 40 azaltım hedefinin hayata geçirilmesinin planlandığı açıklandı. Söz konusu paketin geçen yıl onaylanan ve imza süreci devam eden Paris Anlaşması’na yönelik sunulan aynı orandaki azaltım hedefinin de uygulanmasına yönelik olduğu belirtildi.

Ekim 2014’te gerçekleştirilen AB Liderler Zirvesi’nde, Üye Devletler ve tüm sektörler için uzun vadeli emisyon azaltım hedefleri üzerinde anlaşmaya varılmıştı. Buna göre, 2005 yılı baz/referans alınarak, AB ETS’de yer alan sektörlerde 2030 yılına kadar emisyonlarda yüzde 43, AB ETS dışında olan tüm sektörlerde ise 2030 yılına kadar yüzde 30 azaltım sağlanmasına karar verilmişti.

20 Temmuz paketi ile taşımacılık sektörü için 2030 yılına kadar otomobil ve kamyonetlerde özel standartlar uygulanacak. Ayrıca Arazi Kullanımı, Arazi Değişikliği ve Ormanlar (LULUCF) sektörleri üzerinden karbon yakalamanın teşvik edilmesi öngörülüyor. 

Komisyon tarafından sunulan pakete ilişkin yazılı açıklamaya buradan ulaşılabilir.

Hangi Sektörler Gündemde?

2014 yılın ilk ayına dönersek, 2030 yılına ilişkin hedeflerin ilk resmi açıklamalarına ulaşmak mümkün. Nitekim, 2014 yılında “22 Ocak önerileri” olarak da ifade edebileceğimiz Komisyon önerileri, bugünün 20 Temmuz kararlarının ilk çıkış noktası. Bu öneriler neleri kapsıyor? Biri 2030 İklim ve Enerji Çerçevesi diğeri ise AB ETS reformu ya da diğer bir ifade ile “Pazar İstikrarı Rezervi” (Market Stability Reserve-MSR). Bakıldığında, AB ETS reformu, sistemin dördüncü uygulama dönemine denk geliyor ve AB’nin 2030 yılı için öngördüğü iklim ve enerji politikası planlarında AB ETS dahilinde olan ve olmayan tüm sektörlerin, düşük karbonlu ekonomiye geçişte önemli rolleri olacak. 

Dolayısıyla 2030 yılı için AB ETS’nin önemi oldukça belirgin. Ayrıca DG CLIMA internet sitesi ziyaret edildiğinde Komisyon tarafından AB ETS, AB’nin iklim politikasının can damarı olarak ifade edilmekte. Komisyon verilerine göre, AB ETS sektörlerinin toplam emisyonların yüzde 45’ini oluşturduğunu da hatırlatalım.

                                             AB Emisyon Ticaret Sistemi’ndeki Sektörler

Taşımacılık Sektörünün Payı Büyük Olacak

20 Temmuz’da açıklanan plan çerçevesinde taşımacılık sektörünün AB’nin düşük karbon ekonomisine geçmesinde önemli bir payı olması bekleniyor. Örneğin, yeni emisyon standartlarının otomobiller için 2021, kamyonetler için 2020 yılından itibaren geçerli olması bekleniyor. Bilindiği gibi, 2015 yılında otomobiller için emisyon standartları km başına 130gr’a indirilmişti. Bu standart, 2021 yılı için 95 gr. olarak kabul edilmişti. Kamyonetler için ise bu standartlar, 2017 yılı için 175 gr. ve 2020 yılı için 147 gr. olarak uygulamaya koyulacak.

Taşımacılık ve iklim değişikliği politikası bağlamında konunun boyutu da AB için oldukça karmaşık ve kapsamlı. Mevcut süreçte deniz taşımacılığını ayrı ele almakta fayda var. Bilindiği gibi, deniz taşımacılığından kaynaklı emisyonların azaltılması konusu son dönemde AB gündemine girmiş durumda. Ancak bu sektörün gerek AB ETS-dışı bir sektör olması gerekse uluslararası deniz taşımacılığını, ticari faaliyetleri, AB üye ülkelerin iç sularındaki deniz taşımacılığını ve balıkçılık politikalarını ilgilendirmesi nedeniyle AB’nin zorlu çalışma alanlarından biri olmaya devam ediyor. Ancak 2020 ve 2050 yılları arasında AB, taşımacılık sektörü üzerinden düşük karbonlu ekonomi için gerekli olan alt başlıkları oluşturmuş durumda. Örneğin uluslararası deniz taşımacılığında 2050 yılı için 2005 yılına göre yüzde 60’lık bir azaltım oranı gündemde. Ayrıca AB’nin taşımacılık alanındaki toplam emisyonlarında yüzde 44’lük bir emisyon oranına sahip otomobiller için Komisyonun yeni emisyon standartları konuşuluyor.

                              AB’nin Taşımacılık Sektöründeki Emisyon Azaltım Hedefleri

Kaynak: Avrupa Çevre Ajansı (EEA Signals 2016)

Komisyon Cephesindeki Zorlayıcı Sınavlar

Geçen yıla damgasını vuran “Volkswagen skandalının” Komisyon için önemli bir sınavı başlattığını söyleyebiliriz. Nitekim, Komisyon tarafından açıklanan düşük karbonlu ekonomiye geçiş için sektörler üzerinden ilerleyecek planlar, bir bakıma pazar güveninin oluşturulması ihtiyacını da gündeme getiriyor. Hatırlanacağı üzere, havacılık sektörünün 2012 yılında AB ETS dâhiline alınması, başta havayolu şirketlerinin büyük tepkisini çekmiş ve bu tepki henüz tam anlamıyla hafifletilmiş değil. Dolayısıyla, sektörel değişimler kolay olmamakla birlikte, Komisyon için önemli ve zorlu bir ikna süreci başlayacak. Bu noktada Komisyonun 2030 hedeflerine ulaşmasında “5 yıllık kontrol mekanizması” oldukça belirleyici olacak.

Paris Anlaşması ile Gelen 5 Yıllık Kontrol Mekanizması

Büyük bir olasılık ile 2020 yılından itibaren uygulanmaya başlanacak Paris Anlaşması’nın yeni iklim rejiminde, köklü sektörel değişimleri kaçınılmaz hale getireceği aşikâr. Başta sanayi ve enerji sektörleri bu değişimin tam ortasından geçecek. Yeni iklim rejiminin etkili kılınması için yeni bir mekanizma olarak, ulusal hedefler (INDC) “her 5 yılda bir kontrol edilecek”. Bu kontrol mekanizmasının nasıl yürütüleceği henüz belli olmamakla birlikte, bu mekanizmanın, özellikle daha etkili bir iklim politikasının yürütülmesine katkı sağlayacağı tahmin ediliyor. Bu mekanizma sadece AB için değil, Paris Anlaşması'na onay veren 195 ülke için de geçerli olacak. Bu 5 yıllık kontrol mekanizmasına paralel olarak, AB de 2030 hedefleri için benzer bir mekanizmayı hayata geçirecek. Şöyle ki;

Komisyon, 20 Temmuz’da açıkladığı planları kapsamında Paris Anlaşması için öngörülen bu kontrol mekanizmasına tamamen paralel bir değerlendirme mekanizmasını devreye sokacak. Nitekim, 2021-2030 yıl aralığına ilişkin olarak; ilki 2021-2025 dönemini inceleyen ve 2027 yılında açıklanacak, diğeri ise 2026-2030 dönemini inceleyen ve 2032 yılında açıklanacak raporlar sunulacak. 

İlge Kıvılcım 

İktisadi Kalkınma Vakfı Uzmanı