İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-31 ARALIK 2016

KÜRESEL GÜNDEM: G20 Dönem Başkanlığı Almanya’da

G20 Dönem Başkanlığı Almanya’da

1 Aralık 2016 tarihinde G20 Dönem Başkanlığı’nı Çin’den devralan Almanya’nın önünde üç ana başlık altında topladığı hedeflerini yerine getirmek için tam bir yıl var. “İstikrarın korunması, gelecek için yaşanabilirliğin iyileştirilmesi ve sorumluluk almak” olarak adlandırılan bu üç önceliğin çatısını ise Almanya’nın Dönem Başkanlığı sloganı oluşturuyor: "Birbirine bağlı bir dünyayı şekillendirmek". Görünen o ki Almanya için asıl zorluk giderek öngörülemez hale gelen siyasi düzen, artan oranda sorgulanan küreselleşme, liberal sistem ve değerlerinden oluşan çok bilinmeyenli bir denklem içerisinde çalışmak olacak.

G20’nin Alametifarikası Nedir?

Aslında G20 uluslararası ekonomik işbirliğinin ve giderek artan oranda küresel yönetişime ilişkin sorunların ele alındığı bir platform. 1997 yılında Asya’daki ekonomik krizin etkilerinin tüm dünyada hissedilmesinin ardından 1999 yılında maliye bakanları ve merkez bankası başkanlarının toplanmasıyla başlayan G20 süreci, 2008 yılında ilk defa liderler zirvesinin toplanmasıyla bugünkü şeklini aldı.

Uluslararası bir organizasyondan ziyade bir gayriresmî forum halinde olan G20’nin daimi bir sekretaryası bulunmuyor. Her yıl başka bir üyeye geçen dönem başkanlığı kendisinden önceki ve sonraki dönem başkanlıklarıyla birlikte (troyka) çalışarak G20 gündemini, toplantılarını ve faaliyetleri belirliyor. Geçtiğimiz yılın dönem başkanı Çin, 2017’nin Almanya iken bu iki ülkeyi Arjantin ve Hindistan izleyecek.

Gayriresmî bir forum olduğu için G20’nin yürütme yetkisi bulunmuyor ve uzlaşı ile alınan kararların bağlayıcı olmadığı için uygulanmaları tamamen üye ülkelerin takdirine kalıyor. Her ne kadar kurumsal kimlik ve yapısıyla ilgili eleştirilse de G20’nin bu gayriresmî yapısı ona ortak karar almada daha esnek olma şansı tanıyor. Öte yandan kararları bağlayıcı olmasa da 2008-2014 döneminde alınan kararların yüzde 71’inin uygulandığı görülüyor.

Aslında G20 yani dünyanın GSYİH’si en yüksek 20 ülkesinin bir araya geldiği bu platform, gücünü ekonomik büyüklüğünden alıyor. G20, dünya nüfusunun yüzde 64’ünü, dünya ekonomisinin yüzde 86’sını oluşturuyor. Dünyada ihracatın yüzde 76’sı ve ithalatın yüzde 80’i, doğrudan yabancı yatırımların yüzde 82’si bu ülkeler tarafından gerçekleştiriliyor (Bkz. Tablo 1). Dolayısıyla ekonomik anlamdaki bu büyük temsil gücü özellikle küresel ekonomideki krizlerin aşılmasında işbirliği için son derece önemli.

Tablo1: G20 Ülkelerinin Küresel Nüfus, Ekonomi ve Ticaretteki Payı (2015, yüzde)

 

Nüfus

GSYİH
(nominal)

İhracat
(mal ve hizmet)

İthalat
(mal ve hizmet)

DYY
(dışarıya yapılan)

DYY
(ülkeye
gelen)

Arjantin

0,8

0,7

0,4

0,3

0,1

0,5

Avustralya

0,3

1,8

1,2

1,4

1,8

2,3

Brezilya

2,8

2,4

1,1

1,2

1,3

3,1

Çin

18,7

14,8

11,4

9,9

3

4,4

Fransa

0,9

3,3

3,4

3,7

5,2

3

Almanya

1,1

4,6

7,4

6,4

6,4

3

Hindistan

17,8

2,8

2,2

2,3

0,5

1

Endonezya

3,5

1,2

0,9

0,9

0,1

1

İtalya

0,8

2,5

2,6

2,4

2,2

1,5

Japonya

1,7

5,6

3,5

3,8

4,8

0,7

Kanada

0,5

2,1

2,3

2,5

2,9

2,6

Güney Kore

0,7

1,9

3

2,6

1,1

0,7

Meksika

1,7

1,6

1,9

2,1

0,5

1,4

Rusya

2

1,8

1,8

1,4

1,8

1,5

Suudi Arabistan 

0,4

0,9

1

1,2

0,2

0,9

Güney Afrika 

0,7

0,4

0,5

0,5

0,5

0,6

Türkiye

1,1

1

0,9

1,1

0,2

0,7

İngiltere

0,4

3,9

3,7

4,1

6,4

6,8

ABD

4,4

24,4

10,6

13,5

25,7

22

AB

6,9

22,1

33,3

31,7

37,2

31,5

G20

63,9

85,6

76

80,4

81,7

74,8

Kaynak: Dünya Bankası, 2015

Almanya Dönem Başkanlığı’nın öncelikleri, Başbakan Angela Merkel tarafından açıklanırken ilk olarak küreselleşmenin herkese hizmet etmesinin sağlanması için çalışılacağının söylemesi şaşırtıcı olmasa gerek. Önce Britanya halkının AB’den ayrılma yönündeki kararı (Brexit) ve bu sürecin nasıl yürütüleceğine dair devam eden belirsizlik, ardından ABD seçimlerini Donald Trump’ın kazanması, seçim süreci ve sonrası süregelen uluslararası düzene yönelik öngörülemez tutumu uluslararası ilişkilerde bulutlu bir hava yaratmaya yetmişti. Giderek daha fazla sayıda kişi bilinen liberal düzeni ve değerlerini sorgularken küreselleşmenin kaybedenleri öne çıkmaya başlamıştı. Brexit yönünde oy kullananların da Trump’ın seçilmesini sağlayan mavi yakalı beyaz Amerikalıların da küreselleşme kaynaklı refahtan yeterince payını alamayanlar olduğu biliniyor. Dolayısıyla "birbirine bağlı bir dünyayı şekillendirmek" sloganıyla yola çıkan Almanya, G20’nin küreselleşmenin faydalarından herkesin yararlanmasını hedefliyor ve bu hedef doğrultusunda uluslararası işbirliğini güçlendireceğini açıklıyor. Alman Hükümeti’nin izolasyona ve ulusalcılığa geri dönüşe karşı olduğunun bu noktada altının çizilmesi ise dikkat çekici.

Almanya’nın Öncelikleri Neler Olacak?

Başbakan Merkel’in Almanya Dönem Başkanlığı’nın önceliklerini açıkladığı konuşmasında ayrıca küresel ekonominin istikrarının en öncelikli konu olacağı, G20 maliye bakanlarının finansal piyasalara ilişkin daha katı düzenlemeler konusunda ilerleme kaydedeceği belirtildi.

Kısaca özetlemek gerekirse Almanya G20 Dönem Başkanlığı üç temel üzerine oturuyor:

- İstikrarın sağlanması,

- Gelecek için yaşanabilirliğin iyileştirilmesi,

- Sorumluluk alınması.

İstikrarın sağlanması önceliği kapsamında, dinamik bir ekonomik büyümenin desteklenmesi, küresel ekonomi ve finans sistemi için istikrarlı bir çevrenin yaratılması amaçlanıyor. Bu kapsamda Almanya serbest ve adil ticareti güçlendireceğini ve sürdürülebilir küresel arz zincirleri için çalışacağını açıkladı.

Gelecek için yaşanabilirliğin iyileştirilmesi ise 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’nin ve Paris Anlaşması’nın hedeflerine ulaşılabilmesi için ilerleme kaydedilmesini içeriyor. Bu öncelik kapsamında ele alınacak bir diğer konu, küresel ekonomi için dijitalleşmenin önemi olacak. Bir diğer ayağını ise sağlık sisteminin iyileştirilmesi ve salgın hastalıkların yayılmasının önlenmesi mekanizmasının hayata geçirilmesi oluşturuyor. Bu öncelik altında kadının ekonomideki rolünün güçlendirilmesi, özellikle kadınların işlerinin kalitesinin artırılması da değerlendirilecek. Almanya Başbakanı Merkel özellikle gelişmekte olan ülkelerde kadınların bilgi ve iletişim teknolojilerine erişimini kolaylaştırmak için çalışacaklarını açıkladı.

Sorumluluk alınması ise Afrika’da sürdürülebilir ekonomik gelişmeye erişilmesini kapsıyor. Afrika kıtasında altyapının geliştirilmesi desteklenirken Haziran 2017’de “Afrika ile ortaklık” başlıklı ayrı bir konferans düzenlenmesi planlanıyor. G20’nin sorumluluk alacağı diğer alanlar; göç, terörle mücadele, kara para aklama ve yolsuzluk ile mücadele olarak sıralanıyor.

Yukarıda sıralanan tüm bu konuların daha detaylı biçimde ele alınabilmesi için Ocak-Mayıs 2017 döneminde G20 ülkelerinin maliye, dışişleri, çalışma, sağlık, tarım ve dijital politikadan sorumlu bakanları bir araya gelecek. G20 Liderler Zirvesi ise 7-8 Temmuz 2017 tarihlerinde Hamburg’da yapılacak.

Başlamak Kolay, Sabretmek ise Sanattır

Ünlü Alman atasözü “Başlamak kolay, sabretmek (ısrarcı olmak) ise sanattır” der. Almanya’nın G20 Dönem Başkanlığı da diğer dönem başkanlıkları gibi oldukça kapsamlı ve iddialı bir gündemle başlıyor. Son yıllarda dönem başkanlıkları küresel gündeme iz bırakacak maddeler eklemeleriyle öne çıktılar. Almanya Dönem Başkanlığı için ise görünen o ki küresel ticarette izolasyonun ve ulusallaşmanın önüne geçilmesi, küresel ısınmayla mücadele çabalarının korunması en zorlu alanlar olacak. Liberal değerleri ve küresel ticaretin geliştirilmesini savunan Obama’nın yerini Donald Trump’ın alması, Almanya G20 Dönem Başkanlığı için önemli soruları beraberinde getiriyor. Seçim döneminde ABD’deki ekonomik sorunların nedeni olarak Çin’i, artan ticaret anlaşmalarını gösteren Donald Trump’ın ekonomik ve ticari alanda daha korumacı ve içeriye dönük politikalar izlemesi bekleniyor. Öte yandan iklim değişikliği ile mücadeleyi de dikkate alarak ekonomik büyümeyi öngören politikaları ne kadar savunacağı da bir diğer soru işareti. Tüm bu koşullar altında belki de Almanya’nın en büyük başarısı elde avuçta var olanı korumak olacak.

Çisel İleri, İKV Araştırma Müdürü