İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
16-30 HAZİRAN 2017

AB GÜNDEMİ: Estonya’nın AB Konseyi Dönem Başkanlığı: Kritik Dönemde Özel Konum

Estonya’nın AB Konseyi Dönem Başkanlığı: Kritik Dönemde Özel Konum

1,3 milyon nüfusu ile AB’nin en küçük ülkelerinden biri olan Estonya, 1 Temmuz 2017 tarihinde AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı Malta’dan devraldı. Brexit ile beraber Birleşik Krallık’ın 1 Temmuz-31 Aralık 2017 tarihleri arasında yürüteceği dönem başkanlığı listeden çıkarılmış, söz konusu tarihlerde dönem başkanlığının Estonya’ya geçmesi karara bağlanmıştı.

Estonya’nın bu görevi üstlenmesiyle beraber yeni bir üçlü başkanlık dönemine (Trio) de geçilmiş oldu. 2004 yılında AB üyesi, 1 Ocak 2011 tarihinde Avro Alanı’nın 17’nci ülkesi olan ve Schengen Alanı içinde yer alan Estonya, dönem başkanlığını ilk kez üstleniyor. Özellikle 19 Haziran’da başlayan Brexit müzakereleri, AB’de aşırı sağın yükselişi, bazı üye ülkelerdeki kritik seçimler sonrası ve küresel sorunların devam ettiği dönemde, altı aylık görev sürecinde Estonya’nın gündemi yoğun. Almanya seçimleri ve Birliğin ekonomik, sosyal ve siyasi açıdan dönüşüme giren yapısı nedeniyle de Estonya’dan beklentiler yüksek.

Estonya’nın “AB Politikası” Çerçevesindeki Öncelikleri

Estonya’nın AB Konseyi Dönem Başkanlığı sürecinde benimsenen önceliklerinin, ülkenin “AB Politikası” olarak açıklanan ve 2015-2019 dönemini kapsayan çalışma programı çerçevesinde hazırlandığı belirtiliyor. Buna göre Estonya’nın öncelikleri:

-Açık ve yenilikçi bir Avrupa ekonomisi,

-Güvenli ve emniyetli bir Avrupa,

-Dijital bir Avrupa ve verilerin serbest dolaşımı,

-Kapsayıcı ve sürdürülebilir bir Avrupa

olarak belirlenmiş bulunuyor.

Estonya’nın altı aylık dönem başkanlığı ile başlayan yeni Trio dönemi sırasıyla Bulgaristan ve Avusturya ile devam edecek.

Tablo 1: Üçlü Başkanlık Dönemi (Trio)

Dönem başkanlığının sloganı ise “Denge Yoluyla Birlik” (Unity Through Balance). Bu hususta, günümüzün küresel sorunlarının çözümünde Birlik içinde var olan ortak değerler etrafında bir araya gelmenin ve bu değerleri korumanın altı çiziliyor. Bu ortak değerlerin korunması adına diğer ülke ekonomileriyle mal-hizmet ticareti, sermaye ve emek hareketlerinin serbest olduğu açık bir ekonomi ve toplum yapısının temin edilmesinin yanı sıra güvenli ve istikrarlı bir Birliğin sürdürülebilir kılınmasına katkı sağlamak amaçlanıyor. Güvenlik ve savunma politikalarında daha fazla işbirliği, Dijital Tek Pazar, Enerji Birliği Stratejisi, Döngüsel Ekonomi Paketi gibi özel sektörün ve tüketicilerin tercihleri ile İç Pazar’ın işleyişini etkileyen stratejik planlara yönelik çalışmalar öncelikler arasında gösteriliyor.

     - Açık ve yenilikçi bir Avrupa ekonomisi

Estonya’nın AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nın önceliklerinin başında bilgiye dayalı büyümeyi ve rekabeti destekleyen yeni iş imkânlarının yaratılması yer alıyor. Bu noktada Birliğin temel işleyişini sağlayan dört özgürlüğün korunmasına önem verilecek. Ayrıca ticaret konularındaki müzakerelerin ilerletilmesi, AB genelinde iş yapma potansiyelinin artırılması, hizmet sunumunun sağlanması, bankacılık sektöründe istikrarın sağlanması, Enerji Birliği Stratejisi kapsamında tüm tüketicilerin güçlendirilmesi, elektrik iç pazarının oluşturulması ve vergi kaçırmanın önlenmesi ile daha adil ve rekabetçi bir pazar yapısının sağlanması hedefleniyor.

     - Güvenli ve emniyetli bir Avrupa

Güvenli ve emniyetli bir Avrupa için; 500 milyon vatandaşın her alanda güvenliğinin sağlanması ile Birlik içinde refah, barış ve istikrarın temin edilmesine yönelik çalışmaların yapılması planlanıyor. Bu hususta; organize suçlar ve terörizmle mücadele konularında işbirliğinin artırılması, ileri düzeydeki bilgi sistemlerinin kullanılmasıyla iç güvenliğin güçlendirilmesi ve AB’nin dış sınırlarının daha etkin korunması hedefleniyor. Mülteci krizinin çözümüne yönelik çalışmaların devamını sağlamak, Ortak Avrupa İltica Sistemi (Common European Asylum System)’nin reformunu tamamlamak, Doğu Ortaklığı ilişkilerini güçlendirmek, savunma harcamalarını artırmak ve bu noktada AB-NATO ortaklığını güçlendirmek temel hedefler arasında gösteriliyor.

     - Dijital bir Avrupa ve verilerin serbest dolaşımı

Dönem başkanlığının diğer öncelikleri arasında; tüketiciye, özel sektöre ve hükümetlere teknoloji alanındaki ilerlemelerden faydalanmaları için yapılacak çalışmalar geliyor. Tüm tüketicilerin, üreticilerin ve iş dünyasının yararlanacağı sınır ötesi e-ticaret ve e-hizmetlerin geliştirilmesi, modern ve güvenli elektronik iletişim araçlarına erişimin sağlanması, yenilikçi hizmetlerin yaratılması ve kamu alanında sınır ötesi dijital hizmetlerin günlük hayatta daha kolay kullanılabilir hale getirilmesi belirlenen hedefler arasında sunuluyor.  

     - Kapsayıcı ve sürdürülebilir bir Avrupa

Son olarak yüksek kalitede eğitimin ve iş imkânlarının sağlanmasının yanı sıra kalkınma politikası konusunda ülke becerilerinin artırılması için eşit koşulların ve fırsatların yaratılmasına ağırlık verilmesi bekleniyor. Sürdürülebilir bir Avrupa’nın teminatı için çevrenin korunması en temel konular arasında yer alıyor. AB genelinde işgücü hareketliliğinde ve kişilerin serbest dolaşımı alanında mevcut kuralların iyileştirilmesi amaçlanıyor. Bu noktada, sosyal içerme ve işgücü piyasasında eşit şartların sağlanması öncelikli çalışma alanlarını oluşturuyor.

Beklentilerin Yüksek Olduğu Alanlar

2018 yılında Estonya Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılı kutlanacağı için kutlama arifesinde dönem başkanlığı boyunca iyi bir karne sunması ülke için oldukça önemli. Ülke programında binden fazla toplantı, 200’den fazla etkinlik planlanmış durumda.

Özetle Estonya hükümetinin 2015-2019 AB Politikası belgesi ve buna paralel hazırlanan AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nın öncelikleri incelendiğinde, özellikle Tek Pazar, Dijital Pazar, Enerji Birliği Stratejisi ve Doğu Ortaklığı konularına ağırlık verilmesi bekleniyor. Nitekim Avrupa Komisyonunun Dijital Tek Pazardan Sorumlu Başkan Yardımcısı eski Estonya Başbakanı Andrus Ansip.

Ancak AB-NATO ilişkilerinde Estonya’nın bölgesel konumu da dikkat çekiyor. Uzun yıllar eski Sovyetler Birliği’ne bağlı olan ve 1991 yılında bağımsızlığına kavuşan Estonya’nın öncelikleri arasında AB-NATO ilişkileri ilk sıralarda. 8 Temmuz 2016’da Varşova’da Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg tarafından imzalanan ortak deklarasyon, NATO ve AB arasında güvenlik ve savunma politikalarında işbirliğini artırıcı yeni bir döneme geçildiğini göstermişti. Ayrıca Rusya-NATO arasındaki ilişkilerde yaşanan gelişmelere de Estonya’nın denge unsuru olabileceği düşünülüyor. NATO’nun Siber Mükemmeliyet Merkezi’ne ev sahipliği yapması nedeniyle Estonya’nın programında siber saldırılar da önemli yer tutabilir. 13 Mart 2017 tarihinde yayımlanan NATO’nun resmi verilerine göre, kümülatif olarak en fazla savunma harcaması yapan ülkeler sırasıyla ABD, Birleşik Krallık ve Fransa. Estonya ise 2016 yılında genel kural olan “yıllık milli gelirlerinin en az yüzde 2’sini savunma harcamalarına ayırma taahhüdünü” hayata geçirebilen ülkeler arasına girmiş bulunuyor. Estonya ile beraber en az yüzde 2 kriterini aşan diğer NATO üyeleri ise ABD, Birleşik Krallık, Polonya ve Yunanistan. 

Küresel ölçekte bir diğer önemli konu olan iklim değişikliği ile mücadele çalışmalarında AB’nin Paris Anlaşması’na olan bağlılığı resmi olarak haziran ayında yapılan AB Liderler Zirvesi’nde tekrarlandı. Bu teyit, ABD Başkanı Donald Trump’ın anlaşmadan çekilme kararı sonrasında uluslararası toplumun ve siyasi iradenin anlaşmaya sadık kalması bakımından önemliydi. ABD’nin anlaşmadan çekildiği bir ortamda, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve bu yıl 6-7 Kasım’da Bonn’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sözleşmesi 23’üncü Taraflar Konferansı’nda AB’nin mesajının iletilmesi, Estonya için önemli bir beklenti teşkil ediyor. 10 yılı aşan AB üyeliği sürecinde Estonya, AB’nin çevre koruma ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine paralel çalışmalar yürüten ülkelerden biri. Resmi verilere göre, 2005 yılına kıyasla 2015 yılında atık üretiminin yüzde 34, sera gazı emisyonlarının da yüzde 10 arttığını eklemekte fayda var. Bunların yanı sıra havacılık sektöründen kaynaklı emisyonların azaltılması, düşük karbonlu ekonomiye geçişte ulaştırma, atık, binalar ve ormanlar gibi AB Emisyon Ticaret Sistemi’ne dâhil olmayan sektörlere yönelik ek tedbirlerin alınması da yıl sonuna kadar masada yer alacak.

Öte yandan Hollanda ve Fransa’daki seçimler AB’nin geleceğine ilişkin iyimser bir tablo çizdi. Estonya’nın, “Birlik olma” sloganı ile bu iyimser tablonun sürdürülebilir kılınmasına yönelik çalışmalar yürütmesi de beklentiler arasında.

Türkiye’nin Müzakere Sürecine Etkisi

Estonya, Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyen ülkelerden biri. Türkiye ve Estonya arasındaki ticaret hacmi küçük olsa da yapılan resmi ziyaretlerde her iki taraf ekonomik ve siyasi ilişkilerin artırılması gerektiğini savunuyor. Estonya, her fırsatta özellikle Doğu Ortaklığı ve Birliğin genişleme politikasında daha fazla işbirliğinden yana tavır sergiliyor. Dolayısıyla altı aylık başkanlık döneminde, AB’nin Türkiye ile olan müzakere sürecinin canlandırılması beklentisi önem taşıyor.

Son dönemde AB’de aşırı sağın yükselişi ve AB’nin kendi politika alanlarında yapılan reform süreçleri ile beraber küresel sorunlar, ister istemez AB’nin kendi iç sorunlarına odaklanmasını sebep olabiliyor. Ancak mülteci anlaşması, vize serbestisi, Gümrük Birliği ve diğer alanlarda daha fazla iş birliği içinde olunması ihtiyacı güncelliğini koruyor. Avrupa Komisyonunun Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn 28 Haziran’daki açıklamasında, mülteci krizinin çözümünde Türkiye’ye aktarılan yardımların devam edeceğini ve temmuzda Türkiye’ye geleceğini açıkladı. Bu yıl nisan ayında Malta’da gerçekleştirilen Gymnich toplantısında, AB ile yürütülen katılım müzakerelerinde Türkiye ile yola devam edileceğinin açıklanması ilişkilerin gidişatı açısından son derece önemliydi. Ayrıca sonuncusu 13 Haziran’da Brüksel’de gerçekleştirilen ve ilişkilere ayrı bir anlam katan siyasi diyalog toplantılarının devam ettirilmesi de ilişkilerde tazelenen güveni simgelemekte. Söz konusu umut verici gelişmelere gölge düşürülmemesi için her iki tarafa da büyük görev düşüyor.

Tablo 2: 2019-2030 Döneminde Devam Edecek AB Konseyi Dönem Başkanlıkları

20 Temmuz 2016 tarihinde alınan AB Bakanlar Konseyi kararına göre, 2030 yılına kadar hangi ülkelerin dönem başkanlıklarını yürüteceği de belirlendi. Bu durum, Türkiye için önümüzdeki yıllarda AB ile katılım müzakerelerinde özellikle üye ülke bazında önemli bir strateji tablosu çizebilir.

Estonya AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nın tüm etkinliklerine ve program detaylarına www.eu2017.ee resmi internet adresinden ulaşılabilir.

İlge Kıvılcım, İKV Kıdemli Uzmanı