İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-15 TEMMUZ 2017

KÜRESEL GÜNDEM: İklim Değişikliği ve Sürdürülebilir Kalkınma Odaklı G20 Hamburg Zirvesi

İklim Değişikliği ve Sürdürülebilir Kalkınma Odaklı G20 Hamburg Zirvesi

Küresel ekonomideki temel sorunları ele alarak ekonomik işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan G20’nin gayriresmî niteliği nedeniyle G20 zirvelerinde alınan kararların bağlayıcılığı bulunmuyor, ancak ülkelerin karar verme mekanizmalarında etkili olduğu biliniyor. G20; Arjantin, Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Japonya, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Güney Kore, Türkiye, Birleşik Krallık ve ABD olmak üzere 19 ülke ve AB’den oluşuyor; İspanya Başbakanı da daimi misafir olarak katılıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Uluslararası Para Fonu (IMF), Finansal İstikrar Kurulu, Dünya Bankası (WB), Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve BM ise zirvelere düzenli olarak katılan kuruluşlar.

Norveç, Hollanda ve Singapur’un yanı sıra; Gine’nin temsil ettiği Afrika Birliği, Vietnam’ın temsil ettiği Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği, Senegal’in temsil ettiği Afrika’nın Kalkınması İçin Yeni Ortaklık ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) temsilcileri de bu yılki zirveye Almanya’nın davetlisi olarak katılım sağladı. ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Güney Kore’nin yeni Devlet Başkanı Moon Jae-in’in ilk defa katıldıkları G20 Zirvesi’nde, Türkiye’yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan temsil etti. Liderlerin birçok ikili görüşme yaptığı G20 Zirvesi’nde, ABD Başkanı Donald Trump göreve geldikten sonra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ilk yüz yüze görüşmesini gerçekleştirdi.

G20 Zirvesi’ne Genel Bakış

G20, Washington’da 1999 yılındaki G7 Maliye Bakanları Toplantısı’nda ABD ve Kanada maliye bakanlarının aynı yıl patlak veren Asya ekonomik krizine çözüm bulabilmek ve yükselen piyasa ekonomileri arasındaki diyaloğu artırmak amacıyla kuruldu. 2008 yılına kadar G20, merkez bankası başkanları ve maliye bakanları düzeyinde toplanırken küresel mali krizden bu yana devlet ve hükümet başkanları buluşuyor. Yılda bir gerçekleştirilen zirve, krizin yoğun hissedildiği 2009 ve 2010 yıllarında iki kere düzenlendi. Dönem başkanı olan ülkenin o senenin konularını belirleme hakkı bulunuyor. Geçen yıl Çin’in dönem başkanlığında gerçekleşen G20 Zirvesi’ne önümüzdeki yıl Arjantin ev sahipliği yapacak.

G20’nin önemi bu ülkelerin dünya nüfusunun üçte ikisini barındırmasından, küresel GSYH’nin yüzde 85’ini ellerinde bulundurmasından ve dünya ticaretinin yüzde 80’ini gerçekleştirmelerinden kaynaklanıyor. AB’den sonra Çin, ABD, Almanya, Japonya, Güney Kore ve Fransa, dünyada en çok ihracat yapan ilk 6 ülke. Dünyanın en kalabalık 5 ülkesi ise sırasıyla; Çin, Hindistan, ABD, Endonezya ve Brezilya.

G20 Hamburg Zirvesi Öncesi

Almanya Başbakanı Angela Merkel G20 Zirvesi öncesi yaptığı konuşmada, 20 Ocak’ta ABD Başkanı seçilen Donald Trump’ın korumacı politikalarını, “önce Amerika” yaklaşımıyla Trans-Pasifik Ortaklığı’ndan (TPP) ABD’yi geri çekme kararını ve TTIP müzakerelerini durdurmasını eleştirdi. Merkel bu yılki zirvenin ana gündeminin mayıs sonundaki başarısız G7 Zirvesi’nin ardından Trump’ın, 1 Haziran’da ABD’yi Paris Anlaşması’ndan çekme kararı almasıyla küresel gündemde üst sıraya oturan iklim değişikliğiyle mücadele olduğunu belirtti. Trump, bu kararı ABD’nin aleyhine olduğunu düşündüğü anlaşmanın yoksulluğu ve işsizliği artıracağı gerekçesiyle almıştı.

Bilindiği üzere, BM İklim Değişikliği Çevre Sözleşmesi’nin 2015 yılında Paris’te düzenlenen 21’inci Taraflar Konferansı’nda onaylanan Paris Anlaşması, bu yüzyılın bitimine kadar küresel ısınmayı 2°C’nin altında tutmayı ve mümkünse 1,5°C’de sınırlandırmayı amaçlıyor. Ayrıca 2011’de Durban İklim Değişikliği Konferansı’nda kabul edilen, 2020 yılına kadar gelişmiş ülkelerden toplanacak yıllık 100 milyar doların gelişmekte olan ülkelere iklim değişikliğiyle mücadele için aktarılmasını öngören Yeşil İklim Fonu’na da ABD’nin katkı yapması beklenmiyor. G20’nin ana düşüncesi her ne kadar “birlikteyken yalnız başımıza yapabileceğimizden daha fazlasını başarabiliriz” olsa da Merkel, ABD’nin kararının diğer G20 ülkelerinin önceliklerini değiştirmeyeceği görüşünde.

G20 Hamburg Zirvesi’nde Neler Konuşuldu?

Küreselleşmenin bütün insanlara eşit fayda getirmesini amaçlayan, gelişmiş ve yükselen piyasa ekonomilerini bir araya getiren G20 Zirvesi’nin bu yıl da en önemli önceliği çeşitli politika araçlarıyla sürdürülebilir, dengeli ve kapsayıcı büyümeyi sağlamaktı. Öncelikle küreselleşmenin ve teknolojik gelişmelerin, beklenenden düşük olsa da, büyümeyi artırdığı ve yaşam standartlarını iyileştirdiği; ancak bunların dünya üzerinde eşit paylaşılmadığı vurgulandı. Zirveden sonra gemicilikte iki halatın birbirinden ayrılmamasını sağlayan camadan bağına benzer logosu ve bununla uyumlu “birbirine bağlı bir dünyayı şekillendirmek” sloganıyla yayımlanan G20 Liderler Bildirgesi’nin ekinde Hamburg Eylem Planı ve kabul edilen 13 belge bulunuyor. Önceki dönem başkanlıklarında verilen taahhütlerin uygulanmasının sıkça yinelendiği bir bildirge olma özelliğini taşıyan 15 sayfalık metinde, küresel toplumu etkileyen terörizm, yoksulluk, iklim değişikliği ve eşitsizlik gibi sorunlarla mücadele kararlılığı tekrarlanıyor.

Donald Trump’ın TTIP’i askıya aldığı, dünya genelindeki ticari tedbirlerin korumacılık rüzgârlarını hızlandırdığı, küresel büyüme hızı ve ticaretin azalmakta olduğu bir dönemde gerçekleşen G20 Hamburg Zirvesi’nde liderler iki taraflı, bölgesel ve çoklu ticaret anlaşmalarının, karşılıklı yarar sağlayan yatırım işbirliklerinin ve korumacılığa karşı mücadelenin önemini vurguladı. Uzmanlar, uzlaşma yanlısı olmayan Trump’ın “adil ticaret” söylemine karşın Merkel’in “serbest ticaret” anlayışının kabul görmesinde kendisinin tarafların takdirini kazanan tutumunun etkili olduğunu söylüyor.

Liderler Bildirgesi’nde, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin gerçekleştirilerek kapsayıcı büyümenin sağlanması ve eşitsizliğin azaltılması için dijital değişimin önemine de değiniliyor. 2025 itibarıyla bütün vatandaşların dijital bağlantılara erişim sağlayabilmeleri ve düşük gelirli ülkelerde altyapı gelişiminin desteklenmesi hedefleniyor. Ayrıca KOBİ’lerin geliştirilmesinde, finansal kaynaklara daha rahat ulaşılmasında ve girişimci dostu ekonomik çevrelerin yaratılmasında da dijital teknolojinin önemli rolü vurgulanıyor. İlgili fikri mülkiyet hakları ve yasal düzenlemeler için G20 Dijitalizasyon Yol Haritası’nın yol gösterici olacağı belirtiliyor.

Daha ayrıntılı bakacak olursak, Liderler Bildirgesi’nde G20 Hamburg Zirvesi’nin hedeflerinin üç ana başlık altında toplandığı dikkat çekiyor. Bunlar sırasıyla; istikrarın korunması, sürdürülebilirliğin geliştirilmesi ve sorumluluk almak.

- İstikrarın korunması

Zirve sonrası yayımlanan bildirgede, 2008 küresel ekonomik krizinden sonra sürdürülebilir büyümenin desteklenmesinde dirençli ve istikrarlı finansal sistemlerin önemi vurgulanıyor. Liderler uluslararası sermaye akışlarını destekleyen sistemleri geliştirmeye devam edeceklerini; küresel güvenlik ağını IMF merkezli ve kota bazlı bir yaklaşımla yükselteceklerini taahhüt etti. Büyümeyi destekleyecek vergi politikaları için her türlü işbirliğinin memnuniyetle karşılanacağı ve gelişmekte olan ülkelere vergi kapasitelerini artırmaları için sağlanan desteğin devam edeceği belirtiliyor. Ayrıca vergi kaçakçılığı, terörün finansmanı ve yolsuzluk ile mücadelede uluslararası standartlara uyumun artırılmasına karar verildi.

Sağlık sistemlerinin güçlendirilmesine de değinilen zirvede, G20’nin küresel sağlık sorunlarına karşı hazırlık düzeyinin artırılması ve gerekenlerin yapılması konusundaki öneminin altı çizildi. Küresel sağlık sigortasının BM’nin 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi’nin (2030 Gündemi) önemli amaçlarından olduğu ve istikrarlı sağlık sistemlerinin sağlık krizlerini çözmedeki payı hatırlatılıyor. İlaveten insanların kitlesel hareketlerinin ciddi sağlık sorunları doğurabileceği kabul edilerek, WHO gibi uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapılması teşvik ediliyor.

- Sürdürülebilirliğin geliştirilmesi

Geçtiğimiz yıl G20 ülkelerinin 2030 Gündemi için bir eylem planı kabul etmesi, küresel sürdürülebilir kalkınmada BM süreçlerinin önemine dikkat çekmiş ve bir dönüm noktası olarak nitelendirilmişti. Bu yılki liderler bildirgesinde de G20 ülkelerinin 2030 ve onun parçası olan Addis Ababa Eylem Gündemlerine uyum sağlama taahhütleri yineleniyor.

Uzmanlar, G20 Zirvesi öncesinde iklim değişikliğiyle ilgili fikirleri muhtemelen değişmeyecek olan Donald Trump’ın diğer G20 liderlerini etkileyerek “Trump etkisi” yaratmasından korkuyordu. Neyse ki korkulan olmadı ve küresel sera gazı salınımının yüzde 80’ini gerçekleştirilen G20 üyelerinin, ABD dışındaki 19’u Paris Anlaşması’nın geri çevrilemez olduğu konusunda mutabık kaldı. Anlaşmanın tamamıyla en kısa zamanda uygulanması için Büyüme İçin İklim ve Enerji Eylem Planı üzerinde anlaşıldı. Bu noktada, zirve öncesinde iklim değişikliğiyle mücadele konusundaki belirsizliğin liderler bildirgesi ile giderilmeye çalışıldığını söylemek mümkün.

Kadınların güçlendirilmesi hususunda ise 2014 G20 Brisbane Zirvesi’nde, işgücüne katılım oranındaki cinsiyet ayrımını 2025 itibarıyla yüzde 25 azaltma yönünde verilen taahhütte az da olsa ilerlemeler kaydedildiği belirtiliyor. Öte yandan kız çocuklarının ve kadınların dijital ekonomiye katılımlarının ve böylelikle onlar için fırsatların artırılması amacıyla başlatılan “kızlar için online beceriler” (#eSkills4Girls) girişiminden duyulan memnuniyet dile getiriliyor. Ayrıca İş Kadını Liderleri Özel Görev Komitesi kurularak, G20 ülkelerinden iş kadınlarının, ekonomideki katılımlarını artırma ve böylelikle sermayeye ve teknik desteğe daha rahat erişme yolları üzerine istişarelerde bulunulması amaçlandı.

Tüm bunlara ek olarak, tarımsal üretimin artırılması ve ekosistemin iyi korunarak etkin kullanılması taahhüdü yineleniyor. Güney Sudan’ın bazı bölgelerinde baş gösteren açlık ve Somali, Yemen ve Nijerya’nın kuzey doğusundaki benzer tehlikenin altının çizildiği G20 Liderler Bildirgesi’nde, ilgili BM kurumlarıyla işbirliklerinin artırılması gerektiği dile getiriliyor. Ayrıca, G20 Kaynak Etkinliği Diyaloğu, doğal kaynakların etkinliğinin ve sürdürülebilirliğinin artırılmasının yanında sürdürülebilir üretim ve tüketim yollarının geliştirilmesi için iyi uygulamaların paylaşılmasını öngörüyor.

-Sorumluluk almak

Liderler Bildirgesi’nin üçüncü başlığındaki en önemli girişim Afrika ülkelerindeki sorunları, fırsatları ve 2030 Gündemi’ni dikkate alarak özellikle kadınlar ve gençler için iş imkânlarının yaratılmasını, göçün azaltılmasını ve yatırımların artırılmasını amaçlayan G20 Afrika Ortaklığı. Bu doğrultuda, liderlerin ulusal politikalarını Afrika Birliği’nin 2063 Gündemi önceliklerine ve bölgesel stratejilerine uyumlu hale getirmeleri bekleniyor.

G20 Hamburg Zirvesi öncesi AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, G20’nin en önemli gündem maddelerinden birinin yakın geçmişte küresel sorun yaratan göç olduğunu söylemiş ve liderleri insan kaçakçılığına karşı işbirliği yapmaya davet etmişti. Bunu doğrularcasına Liderler Bildirgesi’nde göçmen kaçakçılığı ve insan ticaretiyle mücadelenin artırılması taahhüt ediliyor. Bu konuda OECD, BM ve ILO gibi kuruluşlardan yıllık küresel gidişat ve politika değişiklikleriyle ilgili bilgilendirmeler talep edilecek. Ayrıca liderlerin yasa dışı vahşi hayat kaçakçılığı da dâhil olmak üzere her türlü yolsuzlukla mücadelede kararlılıklarının yinelendiği bildirge, G20 ülkelerinin BM Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi’ni onaylamasını ve uygulamasını talep ediyor.

Hamburg Alev Alev Yandı

12’nci G20 Zirvesi’ne ev sahipliği yapan, gelişmiş mimarisi ve kozmopolit yapısıyla dikkat çeken Hamburg; Avrupa’nın en büyük üçüncü limanının bulunduğu önemli bir ticaret merkezi ve Almanya’nın en büyük ikinci şehri. Ancak G20 Zirvesi sırasında şehir, çoğunluğu polis müdahalesi gerektiren geniş çaplı protestolara tanık oldu. Alınan olağanüstü güvenlik önlemleri ve görevlendirilen binlerce polise rağmen onlarca araç ateşe verildi ve alev alev yanan Hamburg sokaklarından dumanlar yükseldi.

İki gün boyunca liderler, Messe Konferans Merkezi’nde dünyanın neredeyse tamamını ilgilendirecek kararlar alırken küreselleşme ve kapitalizm karşıtları bu kararların dünyada açlığı ve savaşları artırdığı, iklim değişikliğini hızlandırdığı ve dünyayı deyim yerindeyse “cehenneme” çevirdiği gerekçesiyle Hamburg sokaklarında “cehenneme hoş geldiniz” sloganları attı. Aralarında çevrecilerin, öğrencilerin, sendika örgütlerinin ve kilise mensuplarının da bulunduğu göstericilerin Donald Trump’ın geçeceği yol üzerinde oturma eylemi yapması ve eşi Melania Trump’ın da gösteriler sebebiyle otelinde mahsur kalarak liderlerin eşleri için düzenlenen etkinliğe katılamaması, G20 Hamburg Zirvesi’nden basına yansıyanlar arasında yer buldu.

Merve Özcan, İKV Uzman Yardımcısı