10-11 Şubat 2025’te 60’tan fazla ülkenin lideri ve 100’den fazla temsilci, yapay zekânın inşası için Paris’te gerçekleşen Yapay Zekâ Eylem Zirvesi’nde bir araya geldi. Zirve’de güvenlik teması ikinci plana atılarak inovasyon ön planda tutuldu.
Tematik Değişim
2023'te Birleşik Krallık’ta, 2024'te ise Güney Kore’de gerçekleşen Yapay Zekâ Güvenlik Zirvesi, bu sene adını Eylem Zirvesi olarak değiştirerek, güvenliğin ikinci plana atılıp, yapay zekânın ekonomik fırsatları, inovasyonu ve küresel iş birliğini öne çıkaran bir yaklaşımla, uluslararası arenada yeni iş modellerinin ve stratejik ortaklıkların geliştirilmesine öncülük ediyor. Bu da katılımcılar arasında geçtiğimiz senelerde gerçekleştirilen zirvelerin boşa düzenlendiği yorumlarının ortaya çıkmasına neden oldu.
Zirve sırasında küresel çapta farklı yaklaşımlar ve görüş ayrılıkları oldukça belirgindi. Ayrıca, 61 ülkenin imzasını taşıyan bildirge, yapay zekânın açık, kapsayıcı ve etik bir şekilde geliştirilmesini savunurken, ABD ve İngiltere’nin bildirgeye imza atmaması, bu konudaki görüş farklılıklarını ortaya koydu. ABD Başkan Yardımcısı James David Vance ve İngiltere yetkilileri, yapay zekânın ekonomik fırsatlarını, inovasyonu ve küresel rekabet gücünü ön plana çıkaran bir modelin geliştirilmesinin, aşırı düzenlemenin yenilikçiliği engelleyeceği endişesiyle desteklenmesi gerektiğini savunurken, Fransa, Çin, Hindistan gibi ülkeler yapay zekânın etik ilkeler çerçevesinde, toplum yararına ve sürdürülebilir bir şekilde uygulanması gerektiğini vurguladı ve düzenleyici önlemlerin hem kullanıcı güvenliği hem de toplumsal adalet açısından önemli olduğunu belirtti.
Yapay Zekânın İnşası
Yapay zekânın geleceğine yön verecek devasa yatırımlar ve finansal taahhütler de Zirve’nin gündem maddelerindendi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, önümüzdeki yıllarda yapay zekâ sektörüne toplam 109 milyar avro yatırım yapacaklarını duyurarak, bu bütçenin yeni nesil veri merkezleri, yenilikçi yapay zekâ start-up’ları ve araştırma merkezlerinin güçlendirilmesine yönlendirileceğini belirtti. Bu yatırım ile, ülkenin dijital dönüşümünü hızlandırmak ve ülkenin küresel AI rekabetinde önemli bir aktör haline gelmesi hedefleniyor. Ayrıca, zirve kapsamında, yatırımcılar ve uluslararası finans kuruluşlarının da yapay zekânın ekonomik potansiyeline olan inançlarını ortaya koydukları görülüyor. İlk etapta 500 milyon dolarlık sermaye taahhüdünün, beş yıl içerisinde 2,5 milyar dolara kadar ulaşması planlanıyor. Bu finansal desteğin, kamu yararına yönelik yapay zekâ projeleri, veri altyapısı geliştirme ve dijital ekonominin genişlemesine katkıda bulunması öngörülüyor.
Zirvede yalnızca ekonomik ve düzenleyici yaklaşımlar değil, aynı zamanda yapay zekânın gelişimindeki teknolojik yenilikler ve küresel güç dengeleri de ön plandaydı. Teknolojik gelişmelerin hızı ve kapsamı tartışılırken, yapay zekânın stratejik önemi uluslararası rekabet ve iş birliği açısından da vurgulandı. ABD, inovasyonun hız kazanması adına düzenleyici müdahalelerin asgariye indirilmesini savunurken; Avrupa, özellikle Fransa’nın önderliğinde, toplumsal adalet, kullanıcı güvenliği ve etik ilkelerin korunması yönünde politikalar geliştirme çabalarına ağırlık verdi. Bu farklılıklar, yapay zekânın küresel yönetişimi ve uluslararası iş birliği mekanizmalarının nasıl şekilleneceğine dair kritik ipuçları sundu.
Zirvenin sonuç bildirgesi, yapay zekânın geleceğine dair net bir vizyon ortaya koydu. Teknolojik gelişmelerin ve ekonomik fırsatların yanı sıra, uluslararası iş birliğinin ve koordinasyonun artırılması gerektiği vurgulandı. ABD ve İngiltere’nin bildirgeye imza atmaması, kısa vadede bir ayrışmayı işaret etse de uzun vadede esnek ve yenilikçi düzenleyici çerçevelerin oluşturulmasına yönelik diyalogların artacağı beklentisini beraberinde getirdi. Zirve, yapay zekânın getireceği dönüşümlerin önünü açarken, aynı zamanda riskler ve fırsatlar arasında denge kurma çabalarının da somut sonuçlar doğuracağını gösterdi.
Bared Çil, İKV Uzman Yardımcısı