İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
16-30 EKİM 2020

AB GÜNDEMİ: COVID-19, Brexit, İklim Değişikliği, Dış İlişkiler ve Türkiye Gündemiyle Gerçekleşen AB Zirvesi

COVID-19, Brexit, İklim Değişikliği, Dış İlişkiler ve Türkiye Gündemiyle Gerçekleşen AB Zirvesi

AB liderleri, 15-16 Ekim 2020 tarihlerinde Brüksel’de AB Zirvesi kapsamında bir araya geldi. Liderlerin gündeminde; koronavirüse ilişkin son epidemiyolojik gelişmeler, Birleşik Krallık ile ticari ilişkilerin geleceği, iklim değişikliği ve özellikle Afrika başta olmak üzere dış ilişkiler yer aldı. Zirvede gündeme gelmesi beklenmeyen Türkiye ise Oruç Reis’in tekrar Doğu Akdeniz’e gönderilmesi üzerine liderlerin ajandasında yeniden yerini aldı.

AB’nin Sınamaları: Koronavirüs, Brexit ve İklim Değişikliği

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB genelinde olduğu gibi Brüksel’de de artan koronavirüs vakaları sebebiyle çok sayıda liderin katılmaya çekindiği zirve toplantısından ekibinden bir kişinin testinin pozitif çıkması sebebiyle erken ayrılarak, kendini karantinaya aldı. Kendi testinin negatif çıktığını belirten ancak yine de tedbir amaçlı zirveden ayrılan Komisyon Başkanı, ekim ayı başında da aynı şekilde koronavirüse yakalanan bir kişi ile temas etmesi üzerine karantinaya girmişti.

İkinci dalga korkusu ve vaka sayılarında yaşanan artışlar sebebiyle AB liderleri, koronavirüse ilişkin son epidemiyolojik gelişmeleri zirvede masaya yatırdı. Koronavirüs karşısında bugüne kadar AB genelinde atılan adımlar memnuniyetle karşılanmakla birlikte karantina önlemleri, sınırlar arası temas izlemesi, test stratejileri, test yöntemlerinin ortak değerlendirilmesi, testlerin karşılıklı tanınması ve AB’ye zorunlu olmayan seyahatlere geçici kısıtlama getirilmesi gibi alanlarda ortak çaba gösterilmesinin gerekliliğine bir kez daha vurgu yapıldı. Koronavirüse karşı aşının geliştirilmesi ve dağıtılmasına ilişkin Birliğin süregelen çabalarının takdir edildiği AB Zirvesi’nde, aşıya adil ve uygun erişimin sağlanması, Birlik genelindeki aşılama kapasitesinin geliştirilmesi ve güçlü bir yetkilendirme ve izleme sürecine olan ihtiyaç vurgulandı.

Liderlerin gündemindeki bir diğer önemli konu başlığı olan Brexit’e ilişkin olarak taraflar arasında temel alanlarda hâlâ uzlaşıya varılamamış olması endişe ile karşılandı. AB liderleri, Birleşik Krallık’ın Baş Müzakerecisi David Frost’u ilerleyen haftalarda görüşmelere devam etmeye ve Birleşik Krallık’ı anlaşma üzerinde uzlaşıya varmak için gerekli adımları atmaya davet etti. Zirvede 27 üye ülke, Birliğin kurumları ve ilgili tüm paydaşlar anlaşmasız Brexit ihtimaline karşı hazırlıklarını yapmaya davet edilirken, özellikle Komisyon, AB’nin çıkarlarını korumak için tek taraflı ve kısıtlı zamanda alınacak beklenmedik durumlara ilişkin önlemler konusunda hazır olmaya çağrıldı.

AB liderleri sadece Birliğin değil tüm dünyanın sınamaları arasında yer alan iklim değişikliği ile mücadeleye ilişkin Paris Anlaşması hedefleri doğrultusunda 2050 yılında AB’yi iklim zararsız yapmak amacıyla önümüzdeki 10 yılda daha somut adımlar atılması ve iklim ile enerji politikalarının güncellenmesi gerektiğini vurguladı. Bu kapsamda 2030 itibarıyla emisyonları 1990 yılındaki seviyeden en az %55 daha aşağıya çekme hedefini ve bu hedefe ulaşmak için gereken eylemleri içeren “Avrupa’nın 2030 İklim İddiasını Artırma” konulu bildiri masaya yatırıldı. Önceki zirvelerde alınan kararların ışığında, emisyonların azaltılmasına ilişkin vites artırma sorumluluğunun AB genelinde toplu bir şekilde ve mümkün olan en uygun maliyetli biçimde yapılması gerektiği ifade edildi. Tüm Üye Devletlerin katılması gereken bu sürecin yönetiminde ulusal koşulların, adaletin ve dayanışmanın göz önünde bulundurulması gerektiğine de vurgu yapıldı.

AB’nin iklim değişikliğine ilişkin tüm yasalarının ve politikalarının yeni 2030 hedefine ve iklim zararsız çıpasına katkı sağlaması, aynı zamanda şartları herkes için eşit tutarken karbon kaçağı riskini de önlemeye devam etmesi gerektiği kaydedildi. Liderler, Konsey’i bu ajandanın ileri taşınması konusunda adım atmaya davet ederken, Komisyonu da Üye Devletler ile onlara özgü durumları detaylı bir şekilde görüşmeye ve ülke seviyesindeki etkilerine ilişkin daha fazla bilgi sunmaya çağırdı. Liderler bu konuyu aralık ayındaki bir sonraki zirvede 2030 için yeni bir emisyon azaltma hedefi kapsamında ele alma ve AB’nin güncellenmiş Ulusal Katkı Beyanı’nı (NDC) BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne (UNFCCC) yıl bitmeden bildirme taahhüdünde bulundu.

Yoğun Afrika Vurgusu ile Dış İlişkiler

Karşılıklı fayda ve ortaklaşa sorumluluk temelinde AB, Afrika ile ilişkilerini ve Afrika Birliği ile ortaklığını güçlendirmeye büyük önem veriyor. Coğrafi, tarihi ve kültürel yakınlığın yanı sıra ortak değerler ve taahhütler de AB’yi Afrika’nın doğal bir ortağı yapıyor. Değişen küresel görünüm ve her iki kıtayı da etkileyen çok sayıda kısa ve uzun vadeli sınama, AB ile Afrika arasındaki siyasi ilişkilerin ve tüm alanlardaki iş birliklerinin derinleştirilmesi ve yenilenmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Güncel konjonktürde koronavirüs aşısının geliştirilmesi ve dağıtılması başta olmak üzere dayanışma ve yakın iş birliği büyük önem taşıyor. AB Zirvesi’nde Afrika’daki sağlık sistemlerine, kıtadaki ortakların hazırlık seviyelerine ve krize cevap verebilme kapasitelerine Birliğin destek sunmaya hazır olduğu ifade edildi.

Zirvede liderler koronavirüs salgınının etkilerini hafifletmek için Afrika ülkelerine ilgili çok taraflı çerçeveler kapsamında uluslararası borç erteleme taahhüdünde bulundu ve ayrıca Konsey’den Kasım 2020 sonuna kadar ortak bir yaklaşım hazırlamasını istedi.  Afrika’nın geçtiği sınamaların yanında çok sayıda fırsat sunduğunun da farkında olan AB liderleri, Birliğin kıtanın en büyük ticaret, yatırım ve kalkınma ortağı olduğunu bir kez daha yineledi. Bunun geliştirilebileceğinin ifade edildiği zirvede, AB’nin yeşil ve dijital dönüşümü paralelinde Afrika’nın ekonomik dönüşümüne katkı sağlanabileceği dile getirildi. Bu kapsamda AB’nin Afrika’daki ortaklarıyla çok sektörlü, çok paydaşlı ve her seviyede bir yatırım programı geliştirme niyeti ortaya koyuldu. Bu aşamada daha fazla iş birliği ve yatırım vadeden sektörlerin; dijital ve bilgi ekonomisi, yenilenebilir enerji, taşımacılık, sağlık ve tarımsal gıda sistemleri olduğu kaydedildi.

Konsey’in 30 Haziran 2020 tarihli Stratejik Gündemi’ne atıfta bulunulan zirvede evrensel değerler, ayrımcılık yapmama, herkes için eşit haklar ve eşit fırsatlar, kadınların güçlendirilmesi, gençlerin katılımı, eğitim ve yetenekler, sosyal, çevresel ve ekonomik sürdürülebilirlik, iyi yönetişim ve hukukun üstünlüğü gibi alanlar Afrika ile AB’nin dirsek temasında bulunabileceği başlıklar olarak sıralandı. Bölgesel ve kıtasal ölçekte ekonomik entegrasyonun desteklenmesinin ve bölgeler arası ekonomik bütünleşmenin teşvik edilmesinin de büyük önem taşıdığı vurgulandı. Afrika’da uzun vadeli barışın, güvenliğin ve istikrarın, sürdürülebilir kalkınmanın temel koşulları olduğunun bilincinde olan AB liderleri barış, güvenlik, iyi yönetişim ve insan haklarının teşviki konularında Afrika’daki çalışmaları desteklemeye hazır olduklarını bildirdi. Zirvede ayrıca Afrika’daki ortakların kıta içinde ve kıtalar arasında yasa dışı göç ve göçmen ticareti ile mücadele, geri kabul ve yasal göç gibi konularda destekleneceği kaydedildi.

Ayrıca küresel arenada Afrika ile çok taraflı çözümleri genel olarak geliştirmeye niyetli olan AB liderleri, Afrika’daki paydaşlarla ortak öncelik alanlarının belirlenmesinin ehemmiyet taşıdığını düşünüyor. Git gide karmaşıklaşan ve belirsiz bir hal alan dünyada Afrika ile AB’nin ortak çıkarlarının tanımlanmasının küresel arenada daha çok birlikte hareket etmeyi ve daha kararlı adımlar atmayı mümkün kılacağı ifade edildi. AB liderleri, Afrika Birliği ile ortaklıklarını daha üst seviyelere taşımak üzere önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek toplantılar için son derece hevesli olduklarını da ortaya koydular.

Dış ilişkiler başlığı altında 15-16 Ekim’de gündemde yer alan bir diğer önemli konu ise güney komşuluğu ve Belarus oldu. AB liderleri Barselona Süreci’nin 25’inci yılında aralık ayında güney komşuluğuna ilişkin stratejik bir tartışmaya ev sahipliği yapacaklarını duyurdu. Liderler zirvede ayrıca 12 Ekim 2020 tarihinde Belarus’a ilişkin alınan kararları yinelerken, Belarus’un Polonya ve Litvanya’ya uyguladığı misilleme önlemleri karşısında da dayanışma içerisinde olacaklarını ifade etti.

Bu başlık altında liderlerin görüştüğü son konu, 17 Temmuz 2014 tarihinde Amsterdam’dan Kuala Lumpur’a giderken Ukrayna’da düşen Malezya Havayolları’na ait 17 sefer sayılı uçuş oldu. AB liderleri uçağın düşmesine ilişkin Rusya’ya, Avustralya ve Hollanda ile yürütülen üçlü müzakerelere devam etme çağrısında bulundu. 283 yolcu ve 15 mürettebat dâhil toplam 298 kişinin hayatını kaybettiği elim olayın üzerinden altı yılı aşkın bir sürenin geçtiği ve hayatını kaybedenlerin yakınlarının adalet talep ettiği belirtildi. AB liderleri, BM Güvenlik Konseyi’nin 2166 sayılı Kararı doğrultusunda atılacak tüm adımların destekleneceğini not etti.

Ve Türkiye…

15-16 Ekim 2020 tarihlerinde düzenlenen AB Zirvesi’nde Türkiye’nin görüşülmesi beklenmiyordu ancak zirveden birkaç gün önce Ankara’nın Oruç Reis sismik araştırma gemisini tekrar Doğu Akdeniz’e göndermesi sonucunda liderler Türkiye’yi de ele aldı. Bu kapsamda 1-2 Ekim 2020 tarihinde alınan kararlar tekrarlanırken, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de keşif için attığı ve tek taraflı olarak nitelendirilen son adımların üzüntüyle karşılandığı belirtildi. AB liderleri, BM Güvenlik Konseyi’nin 550 ve 789 sayılı Kararlarına riayet edilmesi konusunda uyarıda bulunurken, Kapalı Maraş’ın durumunun önemine bir kez daha değindi ve Yunanistan ve GKRY ile tam dayanışma içerisinde olduklarını yineledi. AB liderleri, Türkiye’yi bölgedeki faaliyetlerini durdurmaya ve tansiyonu istikrarlı ve sürdürülebilir bir şekilde düşürmeye davet etti.

Hatırlanacağı üzere, 1-2 Ekim’de düzenlenen AB Zirvesi’nde Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini durdurması ve Yunanistan ve GKRY ile yapıcı bir diyaloğa girmesi durumunda başta Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve ticaretin kolaylaştırılması olmak üzere pozitif bir gündemin hayata geçirilebileceği ifade edilmişti. Diğer yandan ise söz konusu faaliyetlerin durdurulmaması durumunda aralık ayında düzenlenecek zirvede Türkiye’ye yönelik yaptırım kararlarının gündeme gelebileceği kaydedilmişti. AB’nin bu “havuç ve sopa” adımından sonra Türkiye’nin 15-16 Ekim’deki zirveye sayılı günler kalan bölgeye Oruç Reis’i yeniden göndermesi, Zirve Sonuç Bildirisi’nde endişeyle dile getirildi.

Eylül ayı ortasında gemiyi geri çeken ve Yunanistan ile istikşafi görüşmeleri başlatma kararı alan Ankara, AB liderlerinin 1-2 Ekim 2020’de sunduğu pozitif gündeme ilişkin kısa dönemde adım atmayacağını düşünerek ve Yunanistan’ın görüşmelerde kıta sahanlığı yerine sadece deniz yetki alanını gündeme taşımak istemesi üzerine tek taraflı taviz verdiği hissiyatına kapılmıştı. Bunlardan dolayı 12 Ekim’de Oruç Reis’i bölgeye geri gönderen Türkiye’nin bu adımı, 1-2 Ekim’de sunulan çıktıların hayata geçirilmesinin takipçisi olacağı yönünde AB’ye sinyal verdiği şeklinde yorumlanıyor. Ekim ayının ikinci yarısında Türkiye’ye gelecek olan Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Mass, Ankara’nın bu hamlesinden sonra ziyaretini iptal etti. Türkiye ile Yunanistan arasında Doğu Akdeniz’de yükselen tansiyonun düşürülmesi amacıyla arabuluculuk yapan Almanya’nın böyle bir karar alması ne yazık ki kaygı verici. Aynı şekilde AB Zirvesi’nden sonra konuşan Alman  Şansölyesi Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Türkiye’nin gerilimi artırdığına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Özetleyecek olursak, 15-16 Ekim’de artan koronavirüs vakalarının ortasında Brüksel’de bir araya gelen AB liderlerinin gündemini; salgının gidişatı, Birleşik Krallık ile 31 Aralık 2020 sonrasındaki ticari ilişkilerin geleceği, iklim değişikliği, Afrika başta olmak üzere Belarus, güney ülkeleri ve 2014 yılında düşen, Malezya Havayolları’na ait uçak oluşturdu. Türkiye’nin ise aslında zirvede konuşulması beklenmezken, Oruç Reis gemisinin tekrar ihtilaf konusu olan bölgeye gönderilmesi üzerine AB liderleri bu konuyu gündeme taşıdı ve duydukları endişeyi dile getirdi. 12 Ekim’de Doğu Akdeniz’e gönderilen Oruç Reis için ilk aşamada 22 Ekim’e kadar duyurulan Navtex ilanı, sürecin devamında önce 27 Ekim’e ve 25 Ekim’de yapılan açıklama ile de 4 Kasım’a kadar uzatıldı. Ankara’nın bu adımlarından sonra AB liderlerinden gelecek tepkiler ve Aralık ayındaki zirveden çıkacak kararlar merak konusu.

Merve Özcan Altan, İKV Uzman Yardımcısı