İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-15 NİSAN 2021

AB GÜNDEMİ: Alman Anayasa Mahkemesinden Kurtarma Fonu’nu Etkileyen Karar

Alman Anayasa Mahkemesinden  Kurtarma Fonu’nu Etkileyen Karar

Alman Anayasa Mahkemesi, 26 Mart 2021 tarihinde aldığı karar ile AB tarafından açıklanan 750 milyar avro tutarındaki kurtarma paketinin ülke içerisindeki onay sürecini bloke etti. Alman aşırı sağ eğilimli popülist parti AfD’nin eski kurucularından avro karşıtı Bernd Lucke ile Almanya'da Yurttaşların İrade İttifakı adlı 2281 kişiden oluşan bir grubun başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda Alman Anayasa Mahkemesi halihazırda devam eden Öz Kaynaklar Kararı’nın onaylanma sürecini durdurdu.  Hatırlanacağı üzere Alman Anayasa Mahkemesi geçtiğimiz yıl da  Avrupa Merkez Bankasının (AMB) devlet tahvili satın alma programının bazı bölümlerinin Alman yasalarına aykırı olduğuna hükmetmişti.

750 milyar avro tutarındaki Kurtarma Fonu’nun yürürlüğe girebilmesi için, AB’nin tüm üye ülkelerinin AB’nin Öz Kaynaklar Kararını onaylaması gerekiyor. Almanya’da konuyla ilgili yasa Başbakan Angela Merkel'in CDU/CSU bloğundan milletvekilleri, Sosyal Demokratlar ve muhalefetteki Yeşiller ve Özgür Demokratlar tarafından desteklenmiş ve Parlamentonun üst meclisi Bundesrat’tan geçmişti. Federal Mecliste toplamda 645 milletvekilinden 478’inin onayını alan düzenleme Cumhurbaşkanı Steinmeier’‘in de imzalamasıyla yürürlüğe girecekti.

Öz Kaynaklar Kararı Neleri İçeriyor?

Tüm üye ülkelerce kabul edilmesi gereken karar aslında üye ülkelerin kaynaklarından bağımsız olarak  AB bütçesinin kendi gelirlerini yaratmasıyla ilgili. Bilindiği üzere AB bütçesinin üç temel gelir kaynağı var:

-Üye ülkelerin milli gelirlerinin bir kısmı (bütçenin %70’i)

-Her üye ülkede toplanan KDV gelirlerinin bir kısmı

-AB dışından gelen ithal ürünlere uygulanan vergilerin bir kısmı.

Bu bütçe kaynaklarına 2021 yılında geri dönüştürülen plastik atıklara uygulanan vergi de eklendi. Böylece 2021-2027 dönemi için 1,1 trilyon avro olarak belirlenen AB bütçesi oluşturulacak ve bunun 164 milyar avroluk kısmı da 2021 yılında harcanacak.

Öz Kaynaklar Kararı ile üye ülkelerin Gayrı Safi Milli Gelirlerinin (Gross National Income- GNI) %1,4’lük kısmının AB bütçesine aktarılması mümkün olacaktı. Daha önceki bütçe döneminde %1,2 olan bu oran Birleşik Krallık’ın ayrılmasından sonra %1,4’e yükseltilmişti. Ancak tüm dünya ekonomisini etkileyen COVID-19 salgınının olumsuz sonuçlarıyla mücadele etmek için AB çapında 750 milyar avroluk bir Kurtarma Fonu oluşturulmasına karar verildi. Söz konusu kurtama fonu için Komisyon mali piyasalardan borçlanacak ve geri ödemeyi de AB bütçesinden düzenli olarak yapacaktı. Bu ödemenin AB bütçesinden yapılabilmesi için de Öz Kaynaklar Kararı’nda harcamalarda geçici bir artış yapıldı.

Normalde Öz Kaynaklar Kararı’nın tüm üye ülkelerde onaylanması sürecinin zaman aldığı biliniyor. Ancak COVİD-19 salgının yarattığı olağanüstü koşullar nedeniyle bu sürecin daha hızlı tamamlanması hedefleniyordu. Dolayısıyla Alman Anayasa Mahkemesi kararının yarattığı yeni belirsizlik ortamının salgından en fazla yara alan İtalya ve İspanya gibi ülkeleri olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.

Almanya’da Anayasa Mahkemesine Uzanan Avrupa Şüpheciliği

Öz Kaynaklar Kararı’nı Alman Anayasa Mahkemesine taşıyan isimlerden biri olan Bernd Lucke 2013 yılında, AB'nin ortak para birimi olan avronun kaldırılması için kampanya yapmak üzere AfD'yi kuranlar arasında yer aldı. Ancak AfD’nin, 2015 mülteci krizinin ortasında aşırı sağa dönüş yapması üzerine partisinden ayrılmak zorunda kaldı.

Lucke, 2014 yılında AfD'den milletvekili olarak seçildiği AP’de 2019 yılına kadar kaldı. Şu anda da Hamburg Üniversitesi’nde ekonomi profesörü olarak çalışan Bernd Lucke, Almanya Anayasa Mahkemesine, AB'nin 750 milyar avro tutarında COVID-19 Kurtarma Fonu’nun borçla finanse edildiği gerekçesiyle şikâyette bulunarak, verilecek onayın durdurulmasında büyük bir rol oynadı.

Lucke, ortak borçlanma kararının borç riskini arttırmak anlamına geldiğini çünkü önerilen sisteme göre tüm AB ülkelerinin, AB'nin fon aracılığıyla harcadığı paradan müştereken sorumlu olacağını, sözde Eurobond'lar yaratacağını ve AB'yi bir borç birliğine dönüştüreceğini ifade ediyor. Lucke, kendi başına bir AB kurtarma fonu fikrine ve hatta blok içinde ekonomik dayanışma fikrine karşı olmadığında ısrar ediyor ve her ülkenin kurtarma fonuna ödeme yapmak için piyasalardan bireysel olarak borçlanacağı alternatif bir model öneriyor.

Süreç Nasıl İlerleyecek?

Avrupa Komisyonunun fonu oluşturmak için piyasalardan borçlanmadan önce tüm üye ülkelerin Öz Kaynaklar Kararı’nı onaylaması gerekiyor. Herhangi bir ülkeden gelen bir durdurma kararı ise bu sürecin aksamasına sebebiyet veriyor. Hele ki bu karar AB’nin ekonomisi en güçlü ve lokomotif üyesi olma özelliğini taşıyan Almanya’dan geliyorsa. Bu nedenle Karlsruhe'deki mahkeme uzun bir erteleme başlatırsa veya fonlama mekanizmasını tamamen reddederse bu Kurtarma Fonu’na karşı büyük bir darbe anlamına geliyor. Avrupa Komisyonu, 2021 yazında fon toplamaya başlamak ve bunları 2021'in ikinci yarısında üye ülkelerin kullanımına sunmak istiyor.

Alman Anayasa Mahkemesiyapılan itirazı kabul etmeye yönelik bir karar verirse, bu Almanya'nın Öz Kaynaklar Kararı’nı onaylamasını bir yıl veya daha uzun süre erteleyebileceği anlamına geliyor. Böyle bir sonucun çıkması salgından ekonomik olarak özellikle ağır etkilenen ve AB fonundan faydalanmayı  bekleyen ülkelerin, Almanya'nın desteğiyle daha ucuza borçlanabilecek olan Avrupa Komisyonuna göre daha yüksek borçlanma maliyetleriyle karşı karşıya kalabilecekleri anlamına geliyor. Ancak Anayasa Mahkemesindeki yargıçların, davanın muhtemel boyutunun ve öneminin farkında oldukları göz önüne alındığında, mahkemeden hızla bir karar çıkması bekleniyor.

Alınan Karara Gelen Tepkiler

AMB Yürütme Kurulu Üyesi Isabel Schnabel, 750 milyar avroluk AB yeniden yapılanma fonunun abluka altına alınması konusunda uyarıda bulundu. Schnabel, fondan yapılacak ödemelerin süresiz olarak ertelenmesinin Avrupa için ekonomik bir felaket olacağını, böyle bir durum olması halinde Avrupa’nın alternatif çözümler düşünmek zorunda kalacağını ve bunun da zaman alacağını belirtiyor. Schnabel, Federal Anayasa Mahkemesi hakkında yorum yapmanın kendisine düşmediğini ancak Avrupa’nın, krizden kötü etkilenen ve mali alanı çok az olan ülkelerle dayanışma göstermesi gerektiğini bunun yanında Kurtarma Fonu’nun bir bütün olarak Avrupa ekonomisi ve özellikle ihracat ülkesi olan Almanya için de önemli olduğunun altını çizdi.

Almanya Maliye Bakanı Olaf Scholz, Alman Anayasa Mahkemesinin Kurtarma Fonu’na yeşil ışık yakmasını beklediğini ve kendisinin bu tarz davalarla ilgili deneyimlerine göre AB Öz Kaynaklar Kararı’nın zamanında onaylanmasından emin olduğunu ifade etti. Avrupa Komisyonu ise Öz Kaynaklar Kararı’nın geçerliliğinin ulusal mahkeme tarafından sorgulanmadığını not ettiklerini ve Alman Anayasa Mahkemesinin geçici tedbir davasına hızla karar vereceğinden emin olduklarını açıkladı. Komisyon AB'nin hedefinin, tüm üye ülkelerde 2021 yılının ikinci çeyreğinin sonuna kadar onay sürecinin tamamlanmasını sağlamak olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Alman Anayasa Mahkemisinin Kurtarma Fonu’na karşı alacağı olumsuz herhangi bir netice veya sürecin uzamasına sebep olacak herhangi bir karar, Birlik için özellikle de salgından ekonomik açıdan daha kötü etkilenen Üye Devletler için tehlike çanlarının çalmasına neden oluyor. Tüm bunların yanı sıra AB’nin ortak borçlanma konusuna en başından beri karşı çıkan Avusturya ve Hollanda gibi ülkelerle de yaşayacağı sorunların göz önüne alınması gerekiyor.

Zafer Can Dartan, İKV Uzman Yardımcısı