İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
16-31 ARALIK 2021

AB GÜNDEMİ: Birleşik Krallık’ta Brexit Gölgesinde Yeni Yıl

Birleşik Krallık’ta Brexit Gölgesinde Yeni Yıl

2021 yılında Brexit’siz bir Noel geçirileceğine dair beklentiler 18 Aralık 2021 tarihinde Birleşik Krallık’ın (BK) Brexit Bakanı ve Başmüzakereci Lord David Frost’un Johnson hükümetindeki görevinden istifa etmesiyle suya düşerken bu yıl da Noel’e Brexit damgasını vurdu. Frost, Boris Johnson’a gönderdiği istifa mektubunda Brexit’in artık güvende olduğunu ve bundan sonra hükümetin yapması gerekenin Brexit sonrası ortaya çıkan fırsatları değerlendirmek olduğunu belirtmekle birlikte mevcut gidişat konusundaki endişelerini ortaya koydu. İstifa mektubunda da belirttiği gibi Frost, özellikle alınan sıkı COVID-19 önlemleri ve sıfır iklim hedefleri nedeniyle hükümetle artık aynı görüşleri paylaşmıyor.

Kısa Bir Hatırlatma

Hatırlanacağı üzere, BK’da 2016 yılında Brexit referandumundan AB’den ayrılma yönünde karar çıkmasının ardından geçen her Noel dönemi, hafızalarda ve tarihte Brexit ile ilgili çalkalanmaların yaşandığı dönemler olarak yerini almıştı. En son geçen yıl Geçiş Dönemi’nin sona ermesinden tam bir hafta önce 24 Aralık 2020 tarihinde BK ile AB arasındaki ilişkileri Brexit sonrasında düzenleyecek olan Ticaret ve İşbirliği Anlaşması ve Kuzey İrlanda Protokolü’nün imzalanması “anlaşmalı ayrılık” olması nedeniyle büyük sevinç ve rahatlama yaratmıştı. 2021 yılı bu bağlamda yaşanan teknik sorunlar, gümrük formaliteleri ve hepsinden önemlisi Kuzey İrlanda’nın hassas durumu nedeniyle bölgede ekonomik ve siyasi istikrarın sürdürülebilmesi gerekçesiyle BK’nın Kuzey İrlanda Protokolü’nde yapmak istediği değişiklikler ve gerektiği takdirde taraflara Anlaşma’nın bazı maddelerini geçici olarak askıya alma hakkı veren 16’ıncı Madde’nin işletilmesi tehdidi gibi AB-BK ilişkilerini tanımlayan sorunlarla geçti. Ekim ayında BK’nın AB’ye ilettiği istekleriyle başlayan, David Frost’un da içinde bulunduğu yeni müzakere sürecine, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve AB’nin Brexit Müzakerecisi Maroš Šefcovic ile Aralık ayının 17’sinde yapılan 2021 yılının son toplantısıyla, yeni yılda devam etmek üzere ara verildi. Bu noktaya gelindiğinde, BK’dan İrlanda’ya gönderilen ilaçlar konusu dışında çok fazla bir yol kaydedilemediği taraflarca kabul edilse de BK tarafının Kuzey İrlanda Protokolü ile ilgili çıkabilecek olası anlaşmazlıklarda AB Adalet Divanı (ABAD)’ın yetkisine ilişkin olarak BK’nın yaklaşımında bir yumuşamadan söz ediliyordu. 18 Aralık’ta ise BK Brexit Bakanı ve Başmüzakerecisi Lord David Frost istifasını açıkladı.

Frost’un İstifasının Arka Planı

Tüm bu sürece kişiliği ile damgasını vuran David Frost’un AB tarafı ile son görüşmesinin hemen ertesinde istifasını açıklamasının yansımaları olması kaçınılmaz. Johnson’ın en sadık taraftarlarından David Frost’un istifası, gerek geçen Noel’de tam kapanma döneminde Başbakanlık konutunda verilen ve COVID-19 kurallarına uyulmayan partiler, açılan soruşturmalar ve bunlarla ilgili yalan açıklamalar, gerek 200 yıla yakın bir süredir Muhafazakâr Parti’nin seçimleri kazandığı North Shropshire yerel seçimlerinde Liberal Demokratlar karşısında koltuk kaybetmesi nedeniyle Boris Johnson’ın başbakan olarak devam edip edemeyeceği ile ilgili soru işaretlerinin ortaya çıktığı bir dönemde geldi. Ayrıca, her ne kadar Frost’un son COVID-19 tedbirleri, vergiler ve net sıfır emisyon politikaları ile Muhafazakâr Parti’nin gidişatına ilişkin endişeler nedeniyle istifa ettiği söylense de Dışişleri, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi’nde (Foreign, Commonwealth & Development Office-FCDO) gerçekleştirilen bir toplantı sonrası Avrupalı gazetecilere BK’nın sert tutumundan ayrılacağı yolundaki açıklamanın Frost’un istifasını tetiklediğini ima eden görüşler de bulunuyor. 

Son Gelişmeler Brexit’le İlgili Ne Anlama Geliyor?

Bu yorumlar göz önünde bulundurulunca istifadan bir gün sonra Dışişleri Bakanı Liz Truss’ın Frost’un yerine atanması ile birlikte ortaya çıkan belirsizliklere henüz cevabı bilinmeyen birçok soru daha eklenmiş oldu. Johnson aynı zamanda Brexit’i Dışişleri, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi yetki alanına dâhil etti. Johnson bu kararı ile birlikte gerçek bir Brexit yanlısı olan ve Muhafazakar Avrupa şüphecisi meclis üyelerinden oluşan Avrupa Araştırma Grubu başkanlığını da yapan Chris Heaton-Harris’i de Avrupa Bakanı sıfatı ile Dışişleri, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi bünyesinde Liz Truss’ın yardımcısı olarak atadığını açıkladı. 2016 referandumunda AB’de kalma yönünde oy kullanan ancak daha sonra kendini “Küresel Britanya” davasına adayan Liz Truss’ın ezelden beri Brexit yanlısı olan yardımcısı Chris Heaton-Harris’le birlikte Brexit sürecinde nasıl bir yol çizeceği dikkatle izlenecek.

Liz Truss, görevi devralmasıyla birlikte kendi dış ilişkiler görevlerine ek olarak AB’den Ayrılma ve Ticaret ve İşbirliği Anlaşması’nın uygulanmasının takibini de içeren Ortaklık Konseyi ve Ortak Komite eş başkanlık da dahil Brexit’le ilgili Lord Frost’un tüm Brexit sonrası komitelerdeki rollerini hemen yürürlüğe girecek şekilde üstlenmiş oldu. İlgiyle izlenecek konulardan en önemlisi, yeni gelişmeler sonucu Birleşik Krallık’ın Brexit ile ilgili tutumunda bir değişim olup olmayacağı. Liz Truss, siyaset yaşamına Liberal Demokrat olarak başlayıp üniversite yıllarında Muhafazakâr Parti fikirlerine yaklaşmış bir siyasetçi. Dışişleri Bakanlığı’na atanmadan önce Brexit sonrası Türkiye ile BK arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması’nı Uluslararası Ticaret Bakanı sıfatı ile imzalayan da yine Liz Truss idi. Partiye girdikten sonra da son derece hızlı bir şekilde yükselip tarımdan uluslararası ticarete önemli roller üstlendi ve anketler hükümetin en popüler üyesi olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda Boris Johnson’dan sonra Muhafazakâr Parti liderliği için adı geçen adaylardan biri. Yani liderliğe oynayan biri olarak Parti içi dinamikleri gözetmek zorunda olmasının izleyeceği Brexit politikasına etkisi olabileceği söyleniyor. Truss'ın Kuzey İrlanda Protokolü ile ilgili olarak AB karşısında Avrupa şüphecisi üyeleri memnun etmek amacıyla çok yumuşak bir tavır göstermeyerek, ama aynı zamanda AB ile anlaşarak ilişkilerin bir ticaret savaşı noktasına varmasını önlemesi gerekiyor. Liz Truss’ın ayrıca kendi parti liderliği hedefini tehlikeye sokmamak için, liderlik yarışında kendisinin diğer adaylar olan İçişleri Bakanı Priti Patel, Maliye Bakanı Rishi Sunak ve Eğitim Bakanı Nadhim Zahawi’den daha iyi bir seçim olduğuna partinin her kesiminden üyelerini ikna etmeyi başarması gerekli. Ancak bunun oldukça zorlu bir süreç olacağını öngörmek mümkün. Bazılarına göre de daha önce birçok kişinin Brexit görevi sırasında harcandığı düşünülecek olursa, bu görevin Liz Truss’ı parti başkanlığı görevine taşıyabileceği gibi Muhafazakâr Parti’nin üyeleri arasında Avrupa şüphecileri tarafından sert eleştirilere maruz bırakabileceği ve başarısızlığına yol açabileceği de söyleniyor.

AB’nin Tepkisi

AB tarafında David Frost'un gitmesinden üzülenlerden daha fazla sevinen olduğunu söylemek yanıltıcı olmaz. Müzakerelerdeki taviz vermeyen ve sert tavrı, ABAD’ın anlaşma ile belirtilmiş olan rolünü kesinlikle reddetmesi ve imzalanmış olan anlaşmadan geri adım atma ve Kuzey İrlanda Protokolü’nün 16’ıncı Maddesi’ni devreye sokma yönündeki tehditleri nedeniyle AB’de çok hayran kitlesi olmadığı biliniyor.  Liz Truss ile ilgili Komisyon tarafında bazı spekülasyonlar yapılsa da daha çok “bekle-gör” yaklaşımı içindeler. BK ile AB arasında güvenin yeniden inşa edilmesi konusunda yapıcı bir yaklaşım sergilemesi yönünde umutlu olmak istemekle yeni bir Frost benzeri karşıtlık ortaya koyacağı beklentisine hazırlıklı olmak arasında bir yerde bulunanlar çoğunlukta. Brexit sürecinin dışında biri olması nedeniyle daha pragmatik bir yaklaşım içinde olabileceği, mevcut görevi nedeniyle dış işleri ve uluslararası ticaret alanında geçerli olan anlaşmazlıktan ziyade uzlaşma ve anlaşma sonuçlandırmaya odaklı yaklaşımının AB ile ilişkileri daha olumlu bir rotaya yönlendirebileceği umuluyor. Rusya ve Çin’e karşı daha sert ve agresif bir politika izleyebilmesinin ancak Avrupa ile ilişkileri rayına oturtmak suretiyle mümkün olacağı da söylenenler arasında. Daha önceki görevleri sırasında birlikte iyi çalıştıklarını söyleyen İrlanda Başbakanı Simon Coveney, Liz Truss’ın atanmasını açıkça olumlu karşılayanlardan.

Bu arada 2021 yılının son karşılıklı görüşmesi sonrasında Avrupa Komisyonu, taahhüt ettiği doğrultuda BK’dan Kuzey İrlanda’ya ilaç göndermek isteyen üreticiler için Brexit sonrası kuralları rahatlatarak ilaç tedarikinin aksamaması için 17 Aralık 2021 tarihli bir yasa önerisinde bulundu. AB Müzakerecisi Šefcovic’e göre jenerik ilaçlar ve kanser tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar gibi inovatif ilaçları da kapsayan bu gelişme taraflar arasındaki ilişkiyi “ileriye götürecek yapıcı” ve ”önemli bir dönüm noktası”nı oluşturuyor. Frost, Kuzey İrlanda Protokolü nedeniyle çıkabilecek sorunları azaltmak amacıyla sağlık ve bitki sağlığına ilişkin önlemlerle ilgili kuralların gevşetilmesinin olumlu bir adım olduğunu kabul etmekle birlikte söz konusu kuralların yalnızca İrlanda Cumhuriyeti üzerinden AB’ye giren ürünlerde değil, Kuzey İrlanda’da kalmak üzere giden malların yanı sıra evcil ve canlı hayvan, bitki ve tohumlar için de uygulanması gerektiği konusunda ısrarcı olmuştu.

Önemli Bir Tavır Değişikliği Görünmüyor

Herkes tarafından merakla beklenen Truss’ın önümüzdeki günlerde nasıl bir yol izleyeceğinin işareti hafta başında Maroš Šefcovic ile telefon görüşmesinin ardından yaptığı açıklama ile verilmiş oldu. Açıklamada Birleşik Krallık’ın AB ile ticarete, demokrasi ve özgürlük gibi ortak değerlere dayanan “yapıcı bir ilişki” istediğini, ancak Frost’un ayrılıp yerine kendisinin gelmesiyle Kuzey İrlanda Protokolü kapsamında ticaret kuralları ile ilgili önemli bir değişiklik beklenmemesi gerektiğini söyledi ve gerektiği takdirde Protokol’ün 16’ıncı Maddesi’ni devreye sokmaya hazır olduklarını ifade etti. Ayrıca BK ile Kuzey İrlanda arasında malların serbest dolaşımının ve ABAD’ın uyuşmazlıklarla ilgili son karar merci olmasının sonlandırılmasının ve daha birçok konunun çözüme ulaştırılmasının gereğine de değinen Truss’ın “temel ilkelerin tümünde” Frost’la aynı görüşte olduğu görülüyor. Šefcovic de konuşma sonrasında yaptığı açıklamada Kuzey İrlanda’da “istikrar ve öngörülebilirlik” sağlamak amacıyla “BK ile pratik çözümler oluşturmak üzere bir anlayış benimsemek için çalışmaya devam edeceklerini” dile getirdi. Şimdilik taraflar aynı çizgide durmayı sürdürse de 2022 yılının Ocak ayında gerçekleşecek görüşmelerde ilerleme kaydedilip kaydedilmeyeceğini hep birlikte göreceğiz.

Şehnaz Dölen, İKV Kıdemli Uzmanı