İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
16-31 AĞUSTOS 2022

AB GÜNDEMİ: AB Hukuk Karnesini Güçlendiriyor: AB Hukukunun Uygulanması ve Hukukun Üstünlüğü İlkesi

AB Hukuk Karnesini Güçlendiriyor: AB Hukukunun Uygulanması ve Hukukun Üstünlüğü İlkesi

Maastricht Antlaşması’nın İkinci Maddesi’nde “Birlik; insan onuruna saygı, özgürlük, demokrasi, eşitlik, hukukun üstünlüğü ve azınlık hakları da dâhil olmak üzere insan haklarına saygı değerleri üzerine kuruludur” ifadesi yer alıyor. Buradan anlaşılacağı üzere AB, hukuki zeminini bahsedilen ortak değerler üzerine inşa etme çabası güdüyor. Bu yıl konuyla ilgili olarak, adalet sistemlerinin iyileştirilmesi, hukukun üstünlüğü hususunda ilerlemelerin gerçekleştirilmesi ve yargının bağımsızlığı ile ilgili üçüncüsü yayımlanan Hukukun Üstünlüğü Raporu ve ayrıca AB Hukukunun Uygulanmasının İzlenmesine İlişkin Yıllık Rapor kabul edildi.

AB’nin Ortak Değeri Hukukun Üstünlüğü

Avrupa Komisyonu, 13 Temmuz 2022 tarihinde, üçüncü yıllık Hukukun Üstünlüğü Raporu’nu yayımladı. Raporun amacı hem AB’de hem de Üye Devletlerin her birinde hukukun üstünlüğünü teşvik etmek ve korumak olarak özetlenebilir. Raporda, Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi sebebiyle demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarının vurgulandığı görülüyor. 2022 Hukukun Üstünlüğü Raporu, 2021 yılından bugüne AB’de yaşanan önemli gelişmelere yönelik olarak genel bir çerçeve çizmesinin yanı sıra, Üye Devletlere ilk kez somut tavsiyeler de sunuyor. Bu tavsiyeler, Üye Devletlerin demokratik değerlerini iyileştirmesine ve güçlendirmesine yardımcı olmayı amaçlıyor. Geçtiğimiz yıllarda yayımlanan raporlarda görüldüğü gibi, bu raporda da hukukun üstünlüğü çerçevesinde dört temel konu başlığındaki gelişmeler inceleniyor. Bu konu başlıklarını; adalet sistemleri, yolsuzlukla mücadele, medya çoğulculuğu ve özgürlüğü ile kontrol ve dengelerle ilişkili diğer kurumsal konular oluşturuyor. Rapor, daha önceki raporlarda da vurgulandığı gibi, Üye Devletlerin yaşadığı hukuksal sorunların çözülmesi ve sistemin iyileştirilmesi için yapılan reformların devam ettiğini gösteriyor. Sahip oldukları sistemsel sorunlar sebebiyle ise bazı Üye Devletlere yönelik kaygıların mevcut olduğu görülüyor. Ayrıca yolsuzluk, AB vatandaşları için ciddi bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor.

2021 yılı ile karşılaştırıldığında, 2022 Adalet Skor Tablosu ve 2022’de yapılan Eurobarometre anketlerine göre, şirket bağımsızlığı konusunda, Üye Devletlerin üçte ikisinde iyileşme sağlandığı görülüyor. Ancak kamuoyunda yapılan anketlere göre, Üye Devletlerin yarısından fazlasında yargı bağımsızlığının olduğuna yönelik algıda bir azalma olduğu kaydediliyor. Finlandiya, Danimarka, Almanya, Avusturya, Lüksemburg ve Hollanda’da yargı bağımsızlığının mevcudiyetine yönelik algı %75’in üzerindeyken, bu oranının Slovakya, Polonya ve Hırvatistan’da %30’un altında kaldığı görülüyor. Ayrıca, Lüksemburg, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İtalya’da yargı bağımsızlığını güçlendirmeye yönelik yasa oluşturma çabalarının sürdüğü ifade ediliyor.

Ayrıca birçok Üye Devlette adaletin dijitalleştirilmesine yönelik iyileştirmeler de dikkat çekiyor. Dijital araçların adalet sistemlerinde kullanılması ve uygulamalara dâhil edilmesi, Litvanya ve İtalya’da daha sistemli bir şekilde ilerlerken, Belçika, Bulgaristan ve Malta’da bu konudaki zorluklar devam ediyor.

Hukukun Üstünlüğü Raporunun Bulguları

Rapora göre, pek çok Üye Devlet, yargı sistemlerini ve özellikle yargı bağımsızlığını iyileştirmeye yönelik faaliyetlere girişti. Bu iyileştirmeler yapılırken aynı zamanda adalet sistemlerinin dijital dönüşüme uyumlu hâle getirilmesi de temel bir uygulama alanı olarak öne çıkıyor. Öte yandan, bazı Üye Devletlerdeki yargı bağımsızlığı konusundaki kaygıların ve endişelerin devam ettiği görülüyor. Bu açıdan Komisyonun tavsiyeleri, Üye Devletler için yargının her alana daha güçlü katılımını teşvik edici yeterli kaynakları ve alt yapıyı sağlamayı amaçlıyor.

AB, dünyadaki en az yolsuzluğa sahip Birlik olmaya devam ediyor. Birçok Üye Devlet, yolsuzlukla mücadele konusunda yeterli kaynak ve kabiliyete sahip konumda. Öte yandan, yolsuzlukla ilgili davalarda AB vatandaşlarının, hükümlerin eksikliği sebebiyle kovuşturmaların oldukça uzun sürdüğü kanaatine sahip olduğu görülüyor. Komisyon, raporda yolsuzluk davalarının daha verimli bir şekilde soruşturulması ve kovuşturulması ile ilgili tavsiyelerde bulunuyor.

Medya özgürlüğü ve çoğulculuk konu başlığında ise Komisyon, özellikle COVID-19 salgını ve Rusya-Ukrayna savaşı sebebiyle doğru bilgiye ulaşma ve vatandaşları bilgilendirme konusunda medyanın sahip olduğu rolün önemini vurguluyor. Son raporu takiben Üye Devletlerin, medyanın şeffaflığı konusunda daha iyi bir konuma gelmek için çaba sarf ettiklerine dikkat çekiliyor. Rapor ilk kez, kamuya ait medya kuruluşlarının bağımsızlığının korunması ve medyanın siyasi baskı oluşturmak için bir araç olarak kullanılmaması üzerine incelemeler ve tavsiyeler de içeriyor.

Kurumsal kontroller ve dengeler konu başlığındaki gelişmeler incelendiğinde, insan hakları ve kamu denetçiliği kurumları ile bağımsız makamların Üye Devletlerde güçlenmeye başladığı ifade ediliyor. Ancak bazı Üye Devletlerde sivil toplum kuruluşlarının finansmana erişim gibi sorunlarının devam ettiği vurgulanıyor. Raporda ilk kez, Üye Devletlerin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından verilen kararları uygulama karnesi de kapsama alınmış durumda. Kurumsal kontrol ve dengenin daha iyi oluşturulması için Komisyon, paydaşların yasama sürecine katılımını, sivil toplum için verimli koşulların sağlanmasını ve akredite ulusal insan hakları kurumlarının kurulmasını öneriyor. Komisyon, AB değerlerini önceleyerek oluşturduğu bu raporunda, hukukun üstünlüğü temelinde sivil toplumla diyaloğun sürdürülmesi ve artırılması için Üye Devletlere tavsiyelerde bulunuyor.

AB Hukukunun Uygulanmasının İzlenmesine İlişkin Yıllık Rapor

15 Temmuz 2022 tarihinde kabul edilen AB Hukukunun Uygulanmasının İzlenmesine İlişkin Yıllık Rapor, AB vatandaşlarının ve işletmelerin hak ve özgürlüklerinin garanti altına alınmasına ilişkin eylemleri içeriyor. Burada vurgulanması gereken en temel konu, Komisyonun, AB hukukunda ihlal meydana getiren durumlar için ihlal prosedürüne başvurabilmesi. Bu başvuruyla birlikte, AB vatandaşlarının kişisel haklarının ve kişisel verilerinin korunması için yüksek standartların sağlanması hedefleniyor. Örneğin, LGBTIQ kişilere yönelik ayrımcılık sergilendiği, medya özgürlüğünün aşındırıldığı ve yabancı plakalı araçlara yönelik farklı yakıt tarifeleri uygulandığı gibi gerekçelerle Komisyon, Macaristan’a karşı ihlal prosedürü başlatmıştı. Bir diğer örnek de AB hukukunun üstünlüğü ile ilgili olarak Polonya’ya karşı bir ihlal prosedürünü içeriyor. Ayrıca Komisyon, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü ihlal eden durumların varlığı ve AB hukukuna uyumsuzluk sebepleriyle 11 Üye Devlete dava açmış durumda. AB hukukunun yanlış uygulanması veya ulusal mevzuatın, AB hukukuna uymaması gibi gerekçelerle Komisyon tarafından başlatılan prosedürlerin çoğunun çevre, ulaşım, istihdam ve Tek Pazar ile ilgili olduğu görülüyor.

Komisyon Tarafından Çevre ile İlgili Yapılan Önemli Tavsiyeler

AB hukukunun uygun bir şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla Komisyon birtakım kararlar aldı. Politika alanlarına göre bu kararların şunlardan oluştuğu görülüyor:

Komisyon, çevre ile ilgili olarak, Finlandiya ve İrlanda’yı AB hava kalitesi kurallarını doğru bir şekilde uygulamaya çağırıyor. Bu kapsamda AB, Üye Devletlerin, insan sağlığını olumsuz etkileyen etkenler arasında yer alan hava kirliliğini azaltmayı hedeflemesi gerektiğini ifade ediyor. Bu politikaların uygulanması için gerekli olan hedeflerin Finlandiya ve İrlanda tarafından yeterli düzeyde karşılanmadığı vurgulanıyor. Dolayısıyla Komisyon, iki Üye Devlete konuyla ilgili resmî bildiri göndermiş durumda. Ayrıca, kentsel atık su konusunda Portekiz’e, endüstriyel emisyonlar konusunda Fransa’ya ve yunusların ve diğer koruma altındaki türlerin avlanmasını önleme konusunda da İspanya’ya kurallara uyma çağrısında bulunuyor.

Rapora genel hatları itibariyle bakıldığında Komisyonun, çevre başlığının yanı sıra iç pazar, sanayi, girişimcilik, KOBİ’ler, gümrük birliği, ulaşım, dijital ekonomi, göç, güvenlik ve adalet gibi konularda da Üye Devletleri ortak bir hukuk sistemi çatısı altında birleştirme çabası ve gayesi içerisinde olduğu görülüyor.

Sonuç Olarak

Yayımlanan raporların amacı AB’nin hukuk sistemlerinin olumlu ve olumsuz yanlarını gözler önüne sererek her bir Üye Devlet için tavsiyelerde bulunmak. Avrupa vatandaşlarına temel haklarının garantisinin verilmesine ve hukukun yargıdan bağımsız olmasının sağlanarak yatırım dostu bir iş ortamının oluşturulmasına da gayret ediliyor. Daha önceki raporlardan farklı olarak ilk kez 2022’de Komisyon, hukukun üstünlüğü ile ilgili raporlar yayımlayarak Üye Devletlere özel tavsiyelerde bulunuyor. Bu tavsiyelerle, hem Üye Devletlerin ulusal mevzuatlarının AB hukukuna uyumunu artırmayı hem de AB’nin hukuk sistemini değişen dünya ile uyumlu hâle getirmeyi amaçlıyor.

AB, ekonomik bir bütünleşme olarak ortaya çıkmış olsa da bugün hukuk sistemi dâhil olmak üzere ortak pazardan savunmaya kadar uzanan bir ortak hareket etme alanı oluşturmaya çalışıyor. AB’ye tam üyeliğe kabul edilmeden önce karşılanması gereken Kopenhag Kriterleri’nin siyasi ayağı olan demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğünün AB’nin temel değer ve normlarını oluşturduğu görülüyor. Teknolojinin ilerlediği ve iklim değişikliğine yönelik farkındalığın artış gösterdiği küreselleşen bir dünyada AB, reformlar vasıtasıyla kendi değerlerini ve hukuk sistemini bütünleşmiş bir hâle getirmeye çalışıyor.

Nagehan Nur Uysal, İKV Uzman Yardımcısı