İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
19-25 EYLÜL 2011

AVRUPA KOMİSYONU SCHENGEN ALANI’NDA AVRUPA YAKLAŞIMI KONUSUNDA KARARLI

16 Eylül 2011 tarihinde Avrupa Komisyonu, Schengen kurallarının güçlendirilmesine yönelik bir dizi yasal düzenleme kabul etti. Söz konusu düzenlemeler, “Schengen Yönetişimi- İç Sınır Kontrolleri Olmayan Alanın Güçlendirilmesi” (Schengen Governance - strengthening the area without internal border control) konulu tebliğ ile Schengen değerlendirme mekanizmasının güçlendirilmesine ve istisnai durumlarda iç sınır kontrollerinin koordineli bir şekilde yeniden uygulanmasına ilişkin mekanizmanın oluşturulması konulu iki öneriden oluşuyor. Fransa, Almanya ve İspanya’nın engellemelerine rağmen, Avrupa Komisyonu bu adım ile Schengen Alanı’nın revizyonunda ne kadar kararlı olduğunu ortaya koymuş oldu.

Avrupa Komisyonu’nun İçişlerinden Sorumlu Üyesi Cecilia Malmström, Schengen Alanı’nın önemli bir başarı olduğunu, ancak bazı eksikliklerin hızlıca giderilmesi gerektiğini belirtti. Bunların birçoğunun hükümetlerarası yaklaşım ve karar alma sisteminden kaynaklandığını belirterek, Schengen’in gelecekte yaşanacak zorluklara göğüs gerebilmesi ve vatandaş haklarını gözeten bir aşamaya geçilebilmesi için hükümetlerarası yaklaşımdan Avrupa sistemine geçilmesi gerektiğini savundu. Özellikle, Avrupa’nın içinde bulunduğu kriz döneminde Üye Devletler ulusal çıkarlarını her zamankinden daha fazla gözetirken, böyle bir değişimin cesaret gerektirdiğini vurgulayan Malmström, Avrupa yaklaşımının tüm vatandaşların yararına olacağının altını çizdi.  

Schengen Alanı’nın yönetiminin güçlendirilmesi: Hâlihazırda sistemdeki eksikliklerin tespit edilmesi ve düzeltilmesine yönelik araçların yetersiz olduğu biliniyor. Avrupa Komisyonu tarafından Kasım 2010’da önerilen Schengen değerlendirme mekanizmasını temel alan bu öneride, mevcut hükümetlerarası yapıdan AB temelli Schengen yönetişimine geçilmesi hedefleniyor. Schengen kurallarının uygulanıp uygulanmadığını denetlemeye yönelik olarak, Avrupa Komisyonu’nun başkanlığında çeşitli üye ülke uzmanlarından ve Avrupa Sınır Güvenliği Ajansı (Frontex) yetkililerinden oluşan bir heyetin ilgili üye ülkeye planlı ya da sürpriz ziyaretler gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Her bir ziyaretin ardından hazırlanacak raporda, belirlenen aksaklıkların belirli bir takvim dâhilinde giderilmesi bekleniyor. Durumu takip açısından ise, ilgili üye ülkenin, Komisyon heyeti önerilerini nasıl yerine getireceğini sunduğu bir eylem planı ortaya koyması gerekiyor. Diğer bir önemli yenilik ise, “Schengen sağlık taraması” (Schengen health check). Bu çerçevede, yılda iki defa, AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’nda Schengen’in işleyişi hakkında tartışmalar yürütülmesi öngörülüyor.    

AB Düzeyinde karar alma süreci: 25 Avrupa ülkesi arasında pasaportsuz seyahate imkân tanıyan mevcut kurallar, kamu politikasına ve iç güvenliğe tehdit gerekçelerine dayanarak, üye ülkelerin ulusal makamlarının istisnai ve geçici olarak sınır kontrollerine başvurmasına olanak yaratıyor. Cecilia Malmström açıklamasında, hâlihazırda Üye Devletlerin takdirinde bulunan sınır kontrolleri uygulama kararının, Avrupa seviyesinde alınması gerektiğini belirtti. Malmström, serbest dolaşımın ortak menfaat olduğunu savundu. Bu doğrultuda, Avrupa Komisyonu, Schengen Alanı’nın işleyişi ve bütünlüğünü korumak üzere, koordineli bir AB müdahalesi geliştirilmesi için bir mekanizma öneriyor. Yeni sistem uyarınca:

  • Öngörülebilir olaylar için (spor müsabakası ya da önemli bir siyasi zirve gibi) iç sınır kontrollerinin uygulanması kararı, Avrupa Komisyonu’nun önerisi temelinde, Üye Devlet uzmanlarının nitelikli çoğunluğunun desteklemesi ile Avrupa düzeyinde alınacak bir karar ile hayata geçirilecek. Söz konusu karara temel teşkil edecek gerekçeler bugünkü ile aynı. Söz konusu tedbirin, kamu politikası ve iç güvenliğe ciddi tehdit sebebiyle alınması geçerli. Genel bir kural olarak, sınır kontrolleri belirli sınırlar için 30 güne kadar (ancak yenilenebilir) uygulanacak.
  • Öngörülemeyen ve hemen müdahale gerektiren acil durumlarda, Üye Devletler tek taraflı karar alabilecek. Söz konusu durumda, sınır kontrollerinin uygulanmasına ilişkin karar 5 günü aşmayacak. Bu süreyi uzatmaya yönelik herhangi bir kararın, Avrupa Komisyonu’nun önerisiyle komitoloji usulü kapsamında AB düzeyinde alınması gerekli.
  • Schengen kurallarının uygulanmasında ciddi zaafların gözlendiği durumlarda ise- örneğin bir üye ülkenin AB dış sınırlarını korumada yetersiz kalması gibi- destekleyici tedbirlere (Avrupa Komisyonu, diğer üye ülkeler, Frontex, Europol ya da Avrupa Sığınma Destek Ofisi (EASO) gibi Avrupa ajanslarından gelecek teknik ve mali yardımlara) başvurulması öngörülüyor. Bu destekleyici çözümlere rağmen sorunların devam etmesi halinde ise, sınır kontrollerine başvurulabilecek. Son çare olarak alınacak bu kararın AB seviyesinde alınması ve bu sayede üye ülkeler tarafından alınabilecek tek taraflı kararların önlenmesi ve Birliğin ortak menfaatlerinin korunması için kolektif bir yaklaşım sergilenmesi amaçlanıyor.

Cecilia Malmström konu ile ilgili açıklamasında, bir üye ülkenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda tüm sistemin çökmesinin önüne geçmeye çalıştıklarını vurguladı. Malmström, “Üye Devletlerin gücünü ellerinden almıyoruz, aksine tüm ülkelere güç veriyoruz” dedi.

Hatırlanacağı gibi, son dönemde cereyan eden olaylar sebebiyle Schengen kuralları tartışmaya açılmıştı. Özellikle, İtalya tarafından sağlanan oturma izinleriyle Fransa’ya geçmelerinin önü açılan Tunuslu göçmenlerin İtalya ve Fransa arasında yarattığı gerilim ile Danimarka’nın tek taraflı sınır kontrollerine başvurması, Schengen kurallarının masaya yatırılmasına neden olmuştu.