İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-11 EYLÜL 2011

BM SORUŞTURMA KOMİSYONU’NUN MAVİ MARMARA SALDIRISIYLA İLGİLİ RAPORU YAYIMLANDI

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-moon tarafından oluşturulan BM Soruşturma Komisyonu, Mavi Marmara baskınıyla ilgili hazırlamış olduğu raporu 2 Eylül 2011 tarihinde Genel Sekreter’e sundu. Bu olayın ulusal ve yabancı basında geniş yer almasının bir sebebi de raporun, resmen yayımlanmasından bir gün önce New York Times gazetesine sızdırılması oldu.

Soruşturma Komisyonu’nun raporunda, İsrail ordusunun 2010 Mayısı sonunda açık denizde Mavi Marmara gemisine yaptığı ve 9 Türkün hayatını kaybettiği saldırıda aşırı ve izah edilemeyen güç kullandığı, yolculara da kötü muamelede bulunduğu belirtilse de, Gazze’ye yönelik abluka meşru bulundu. Bununla birlikte İsrail’in, abluka bölgesinin bu kadar uzağında, gemilere bu denli güç kullanarak saldırma kararı ve bunun hemen öncesinde son bir uyarıda bulunmaması “aşırı ve uygunsuz” bir davranış olarak nitelendirildi. Raporda İsrail’in konuyla ilgili özür dilemesiyle ilgili bir ifade yer almadı. Yalnızca, İsrail’in olayla ilgili olarak “üzüntüsünü uygun biçimde açıklaması”, ölen ve yaralananlar ile aileleri için Türkiye ve İsrail tarafından idare edilecek ve miktarı iki tarafça belirlenecek bir fona ödeme yapması öngörüldü. 

Raporla ilgili belirtilmesi gereken önemli bir nokta, hemen raporun başında ilgili  soruşturma komisyonunun bir mahkeme olarak görev yapmadığı, soruşturmaya ilişkin yasal sorumluluk üzerinde hüküm verme amacı taşımadığının özellikle vurgulanmış olması. Komisyon raporunda, üyelerin tümünün oybirliğinin sağlanamadığı da belirtildi. Raporun sonunda, belirtilen görüşlere itirazları olan Komisyon’un Türk üyesi emekli Büyükelçi Özdem Sanberk ve  İsrailli Joseph Ciechanove’nin görüşlerine yer verildi. Emekli Büyükelçi Özdem Sanberk özellikle “İsrail tarafından Gazze’ye uygulanan ablukanın meşruluğu” yönündeki ifadelere katılmadığını belirtirken İsrailli Ciechanove de İsrail komandolarının olayda “aşırı ve uygunsuz güç” kullanmasına yönelik nitelendirmeyi kabul etmediklerini belirtti.

Bilindiği üzere, Başkanlığını Yeni Zelanda’nın eski Başbakanı Geoffrey Palmer’ın, Başkan Yardımcılığını da Kolombiya eski Devlet Başkanı Alvaro Uribe’nin yaptığı Komisyon’un ilgili raporunun yayımlanması İsrail’in çabaları sonucunda birkaç kez ertelenmişti.

Türkiye’nin rapora tepkisi de büyük yankı uyandırdı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tarafından yapılan açıklamada raporun sadece adı geçen kişilerin görüşlerini yansıtmış olduğu belirtildi. Raporda, Gazze’ye yönelik olarak İsrail tarafından uygulanan insanlık dışı ablukanın hukuka uygun olduğunun ileri sürüldüğünü belirten Davutoğlu, bu yaklaşımın kabul edilmesinin mümkün olmadığını da vurguladı. 

Türkiye’nin, panelin işleyişi ve güvenilirliğini zedeleyici nitelikteki bu yaklaşımı hiçbir şekilde kabul etmediğini belirten Davutoğlu, Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi’nin oybirliği ile yaptığı Başkanlık açıklamasının lafzı ve ruhu ile bağdaşmayan bu yaklaşımı ve yargıyı da şiddetle reddettiğini vurguladı ve “Bu doğrultuda konuyu uluslararası yetkili mercilere götürmekte kararlıyız” ifadelerini kullandı. Gazze ablukasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu açık bir biçimde ortaya koyan Veri Toplama Misyonu’nun raporuna da atıfta bulunan Davutoğlu, Soruşturma Komisyonu’nun hukuki değil siyasi saiklerle hareket ettiğinin altını çizdi. Dışişleri Bakanı koşullar yerine getirilmedikçe İsrail ile olan ilişkilerin normalleşmeyeceğini belirttikten sonra, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından alınan kararları 5 maddede özetledi:

  • Türk-İsrail diplomatik ilişkileri ikinci kâtip düzeyine indirilecektir.
  • İkinci kâtip düzeyinin üzerindeki tüm görevliler en geç Çarşamba gününe kadar (7 Eylül) ülkelerine gönderileceklerdir.
  • Türkiye ile İsrail arasındaki askeri anlaşmalar askıya alınmıştır.
  • Doğu Akdeniz’de en uzun kıyısı bulunan sahildar devlet olarak, Türkiye Doğu Akdeniz’de seyrüsefer serbestîsi için gerekli gördüğü her türlü önlemi alacaktır.
  • Türkiye, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukayı tanımamaktadır. İsrail’in 31 Mayıs 2010 tarihi itibariyle Gazze’ye yönelik olarak uyguladığı ablukanın Uluslararası Adalet Divanı’nda incelenmesini sağlayacaktır. Bu doğrultuda BM Genel Kurulu’nu harekete geçirmek için girişimlere başlıyoruz.
  • İsrail saldırısının Türk ve yabancı tüm mağdurlarının mahkemelerdeki hak arama girişimlerine tarafımızdan gereken her türlü destek verilecektir.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de raporla ilgili olarak raporun Türkiye için yok hükmünde olduğunu vurguladıktan sonra şu anda alınan tedbirlerin de ilk aşama olduğunun altını çizdi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da açıklamalarında BM Soruşturma Komisyonu’nun raporunu Türk dış politikasının en büyük hezimetlerinden biri olarak nitelendirmesi ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail’le ilgili sert açıklamaları iç politikada pek çok tartışmaya sebep oldu.