18 Temmuz 2011 tarihinde AB Dönem Başkanı Polonya’nın liderliğinde Sopot şehrinde bir araya gelen üye ülkelerin İçişleri ve Adalet Bakanları, Schengen Alanı’nda göç akını olması halinde sınırların geçici olarak kapatılmasını (sınır kontrollerinin uygulanmasını) öngören, Fransa’nın girişimine katılmadıklarını belirttiler. Fransa’nın Avrupa İşleri Bakanı Jean Leonetti, ülkelere sınırlarını kapama seçeneğinin sunulması gerektiği yönünde çağrıda bulunurken, “bunun Schengen’in temellerini zayıflatmayacağını, aksine güçlendireceğini” ifade etti. Leonetti, Fransa’nın daha az değil, daha çok Schengen istediğini savundu.
Bu görüş diğer ülkeler tarafından paylaşılmazken, Schengen değerlendirme mekanizması ve Avrupa Dış Sınırlar Ajansı’nın (FRONTEX) güçlendirilmesi konularına odaklanıldı. İspanya’nın İçişleri Bakanı Antonio Camacho Vizcaino, “AB’nin sınırlarını izleme açısından yeterli kaynaklara sahip olduğunu” vurgularken, bu görüşe katılan Almanya’nın İçişleri Bakanı Hans-Peter Friedrich de “Schengen Alanı’nda anahtar olanın dış sınırların korunması olduğunu” vurguladı.
Diğer üye ülkeler de Fransa’nın önerisini kabul etmeme kararı alırken, Lizbon Antlaşması’nın 70 ve 77’inci Maddelerine başvurarak, sınır kontrollerinin uygulanmasını öngören herhangi bir kararı veto etmeyi planladıklarını bildirdiler.
Hatırlanacağı gibi, Danimarka, İsveç ve Almanya, sınırlarında malların serbest dolaşımına yönelik kontroller uygulamaya başlamış ve bu girişim AB’de tepkilere neden olmuştu. Sopot’taki toplantıda bu konu gündeme gelmezken, 18 Temmuz tarihinde Avrupa Komisyonu tarafından yapılan basın açıklamasında, gümrük kontrollerini yerinde incelemek üzere Danimarka’da bulunan heyetin hazırladığı raporun Komisyon’un endişelerini gidermediğinin altı çizildi.