İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
18-24 TEMMUZ 2011

AVUSTURYA-LİTVANYA ARASINDA DİPLOMATİK GERGİNLİK

15 Temmuz 2011 tarihinde Avusturya adli makamlarının eski Sovyet Gizli Servisi (KGB) Generali Mikhail Golovatov’u Viyana’da tutuklamasından bir gün sonra serbest bırakması Litvanya ile Avusturya arasında diplomatik krize neden oldu.

Litvanya, Mikhail Golovatov’un 13 Ocak 1991 tarihinde başkent Vilnius’daki devlet televizyonunun basılması ve 14 kişinin öldürülmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle Golovatov hakkında “Avrupa Tutuklama Emri” çıkarmıştı.

Litvanya Dışişleri Bakanı Audronius Azubalis, “hukuksal açıdan Golovatov’un Avusturya tarafından serbest bırakılmasının Ratko Mladiç’in Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’ne teslim edilmemesine eşdeğer olduğunu” belirterek Avusturya’yı sert bir dille eleştirdi.  “Avrupa Birliği ve Avusturya yasalarına göre tutuklu sanığın sorgulanması için 48 saatlik bir süre olduğunu” vurgulayan Azubalis, “Golovatov’un 24 saat içinde salıverilmesinin Avusturya makamlarının art niyetini gösterdiğini” iddia etti.  Golovatov hakkındaki ek delilleri iletmek için Avusturya’dan 48 saatlik sürenin tümünün kullanılmasını talep ettiklerini belirten Litvanyalı bakan, “bu taleplerini hiçe sayan Avusturya’nın AB içindeki hukuki işbirliği sürecine darbe vurduğunu” ifade etti.

Avusturya Dışişleri Bakanı Michael Spindelegger ise ülkesinin adli sistemini savunarak “bir hata yapılmadığını, Golovatov’un daha fazla tutuklu kalmasına dair delil bulunmadığı için serbest bırakıldığını” ifade etti. Rusya’nın Golovatov’un serbest bırakılması için devreye girdiği iddialarını yalanlayan Spindelegger, “kendisine hiçbir Rus diplomat ya da siyasetçi tarafından bu yönde bir istek iletilmediğini” belirtti. “Litvanya’nın Sovyet egemenliği dönemi hakkındaki hassaslığına saygı duyduğunu” belirten Avusturyalı bakan, “ancak siyasi hassasiyetlerle adalet sisteminin bağımsızlığını karıştırmamak gerektiğini” vurguladı.

Avrupa Komisyonu’nun Adaletten Sorumlu Üyesi Viviane Reding de Michael Spindelegger’i destekleyerek “Avusturya’nın Golovatov hakkındaki Avrupa Tutuklama Emri’ne uymasının gerekmediğini” ifade etti. “AB yasalarına göre Avrupa Tutuklama Emri’nin ancak 2002 yılından sonra işlenen bir suçla ilgili işleme konulma zorunluluğu olduğunu” hatırlatan Reding, “Golovatov’a isnat edilen suçun 1991 yılında işlenmiş olduğundan böyle bir zorunluluk bulunmadığını” belirtti. Avusturya’nın AB hukukuna aykırı davranmamış olmasına rağmen, Litvanya’nın uyarılarını dikkate almamış olmasını üzücü olarak nitelendiren Reding, konunun iki ülke arasında en kısa zamanda çözümlenmesi gerektiğini ifade etti.