İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
27 HAZİRAN-3 TEMMUZ 2011

POLONYA AB KONSEYİ DÖNEM BAŞKANLIĞINI DEVRALDI

AB üyesi olduğu 1 Mayıs 2004 tarihinden bu yana ilk kez AB Dönem Başkanlığını üstlenen Polonya, 1 Temmuz ila 31 Aralık 2011 arasında yürüteceği dönem başkanlığı önceliklerini üç ana başlık altında açıkladı. Önceliklerini ‘Büyümenin Kaynağı Olarak Avrupa Entegrasyonu’, Güvenli Avrupa’ ve ‘[Dünyaya] Açıklıktan İstifade Eden Avrupa’ adlı üç başlıkta toplayan Polonya, tüm başlıklarda Avrupa’nın her alanda bütünleşmesine verdiği öneme vurgu yaptı.

‘Büyümenin Kaynağı Olarak Avrupa Entegrasyonu’ başlığı altında ekonomik büyümenin Avrupa’nın geleceği için son derece önemli olduğunun altını çizen Polonya, söz konusu büyüme sağlanmadıkça yapılacak diğer reformların etkisiz kalacağını vurguluyor. Ekonomik büyümenin sağlanması için gereken ilk şartın güvenilir ve istikrarlı bir Tek Pazar olduğunu belirten Polonya, Tek Pazar’ın düzgün işlemesinin sağlanmasıyla Avrupa’nın daha rekabetçi olabileceğini savunuyor. Üçüncü ülkelerle yapılacak serbest ticaret anlaşmalarının da önemine dikkat çeken Polonya Dönem Başkanlığı, söz konusu anlaşmaların sadece AB’nin değil, üçüncü ülkelerin refahını da artıracağını belirtiyor. Avrupa Birliği içinde yapılan elektronik ticaret işlemlerinin yüzde 60’ının başarısızlıkla sonuçlandığı gerçeğinden yola çıkan Polonya, üye ülkelerdeki mevcut 27 hukuk sistemine Birlik içinde yapılan elektronik ticareti düzenleyen 28’inci bir hukuk düzeni eklemeyi planlıyor.

Öncelikleri arasındaki ‘Güvenli Avrupa’ başlığını gıda, enerji ve sınır güvenliği olarak üç alt başlıkta toplayan Polonya, ekonomik kalkınma ve istikrarın ancak söz konusu üç konuda güvenliğin tam olarak sağlanmasıyla mümkün olacağını savunuyor. Dünya nüfusunun artmaya devam etmesi ve ekilebilir tarım arazilerinin sınırlı olması nedeniyle Avrupa Birliği’nin gıda üretimini artırması gerektiğine işaret eden Polonya, bu bağlamda Ortak Tarım Politikası’nda kapsamlı bir reform yapılması gerektiğini vurguluyor. Polonya Dönem Başkanlığı, sürdürülebilir ve istikrarlı ekonomik ilerleme için enerji güvenliğinin sağlanması gerektiğini, bu doğrultuda Avrupa Birliği’nin ortak enerji politikası oluşturmasının da zamanı geldiğini belirtiyor. Savunma ve sınır güvenliği konusunda AB üye ülkeleri arasındaki işbirliği ve eşgüdümün önemine dikkat çeken Polonya, Avrupa Birliği’nin daha etkin bir Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası geliştirmesi gerektiğini savunuyor.

‘[Dünyaya] Açıklıktan İstifade Eden Avrupa’ başlığı altında Avrupa Birliği’nin komşusu olan ülkelerle ilişkilerin önemini vurgulayan Polonya Dönem Başkanlığı, Avrupa değerlerinin yayılması için AB’nin genişlemesi ve komşu ülkelerle daha fazla işbirliği yapması gerektiğini savunuyor. Bu çerçevede, henüz AB üyelik perspektifi olmayan Ukrayna ve Moldova ile ivedilikle Ortaklık Anlaşması ve vize kolaylığı anlaşmaları yapılmasını öngören Polonya,  Beyaz Rusya’ya da demokratikleşme sürecinde destek verilmesi gerektiğinin altını çiziyor. AB’nin genişlemesi konusunda Hırvatistan ile Katılım Antlaşması’nı imzalamayı öncelikleri arasına alan Polonya, İzlanda ile sürdürülen katılım müzakerelerinde de önemli mesafe kaydetmeyi hedefliyor.

Ekonomik olarak güçlü, sosyal alanda gelişmiş ve modern bir Türkiye’nin Avrupa Birliği’ni güçlendireceğini vurgulayan Polonya, dönem başkanlığı sırasında üyelik müzakerelerinin ivme kazanması için her türlü çabayı göstereceğini belirtiyor. 2004 ve 2007 yıllarında gerçekleşen genişlemelerde Avrupa Birliği’ne katılan 12 ülke arasında nüfus, yüzölçümü ve gayri safi milli hasıla bakımından en büyüğü olan Polonya,  Türkiye’nin AB üyeliğine güçlü destek veren Birlik üyelerinin başında geliyor.