İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
13-19 HAZİRAN 2011

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SURİYE HÜKÜMETİ’Nİ KINADI

Avrupa Birliği’nin Suriye’ye uygulanacak yaptırımlar konusunda uzlaşamaması nedeniyle giderek daha fazla eleştiriye maruz kaldığı bu dönemde Birleşmiş Milletler yayımladığı 15 Haziran 2011 tarihli rapor ile Suriye Hükümeti’ni kınadı. Raporda üç aydır devam eden protestolar sırasında şimdiye kadar en az bin yüz sivilin Suriye güçleri tarafından öldürüldüğü ve en az 10 bin sivilin de gözaltına alındığını belirtilerek, on binlerce sivilin de evlerini terketmek zorunda bırakıldığı ifade edildi. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Navi Pillay’ın tüm çağrılarına rağmen Hafız Esat Yönetimi’nin insani yardım ekiplerini ülkeye almadığına da değinilen raporda bu tutumun Suriye Yönetimi’nin iyi niyetten yoksun olduğu izlenimini iyice güçlendirdiği de dile getirildi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton’un Suriye’deki protestoculara uygulanan aşırı şiddeti kınayan 11 Haziran 2011 tarihli açıklaması dışında bir fikir ve eylem birliği içinde olmaması şu ana kadar 9 bini aşkın Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’de de endişe yaratmaya başladı. Avrupa basınının önemli bir bölümü de Türkiye’nin topraklarına sığınan Suriyelilere gösterdiği insani yaklaşımı överken, Avrupa Birliği’nin sessizlik, kararsızlık ve ataletini eleştiren yorumları da sıkça dile getirmeye başladı.

Avrupa Parlamentosu’nda sahip olduğu 85 sandalye ile en büyük üçüncü parti konumundaki Liberal Grup Başkanı Guy Verhofstadt da Avrupa Birliği’nin Suriye’ye karşı uyguladığı yaptırımların göstermelik ve etkisiz olduğunu ifade etti. Can kaybı ve insan hakları ihlallerinin bu kadar arttığı bir ülkeye gerçekten can acıtan müeyyideler uygulanması gerektiğinin altını çizen Verhofstadt, Hafız Esad yönetiminin uluslar arası toplumdan tümüyle dışlanması gerektiğini belirtti.

Avrupa medyasının AB’nin Suriye politikasına karşı eleştirileri giderek artarken BBC Haber Ajansı Türkiye’nin Suriye politikasını överek artan insan ihlalleri karşısında duyarsız kalmayan Türk resmi makamları ile AB’nin mülteciler konusundaki tavrını karşılaştırdı. Türkiye-Suriye sınırında güvenliği sağlayan Türk askerlerinin Türkiye sınırına yaklaşan Suriyelilere bile giyecek ve gıda yardımı yaptığını vurgulayan BBC, mülteci sayısının 10 bine yaklaşmasına rağmen Türkiye’nin sınırını kesinlikle kapatmayarak insani ve medeni bir cesaret örneği gösterdiğini belirtti. Diğer yandan Avrupa Birliği’nin haftalardır Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Suriye Hükümeti’ni kınayacak bir karar taslağı üzerinde uzlaşamadığına işaret eden BBC, en azından insani olarak acilliği olan konularda AB’nin daha hızlı ve kararlı hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi.