2022 Yılının Son AB Liderler Zirvesi
2022 yılı AB açısından oldukça zorlayıcı gelişmelere sahne oldu. 24 Şubat tarihinde Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi, Avrupa kıtası açısından güvensizliğin ve Rusya’ya yönelik tehdit algılamalarının yükselmesine yol açtı. COVID-19 salgını sonrası küresel bir sorun olarak ortaya çıkan yüksek enflasyon konusunun yanı sıra yaşanan savaşla bağlantılı şekilde gıda krizi, enerji krizi ve yeni göç dalgası gibi sorunlarla da mücadele eden AB’nin, bir yandan bu sorunlara çözüm ararken diğer yandan da genişleme perspektifine hız verdiği görüldü. Bu kapsamda yıl içinde Ukrayna, Moldova, Gürcistan ve Kosova gibi ülkeler AB’ye üyelik başvurusunda bulunurken 2016 yılında başvuruda bulunmuş olan Bosna-Hersek’e adaylık statüsünün verildiği görüldü.
Avrupa kıtasının yanı başında yaşanan savaş, AB ülkelerinin güvenlik ve silahlanma politikalarını da yeniden şekillendirmesine yol açtı. İsveç ve Finlandiya gibi ülkeler NATO’ya üyelik başvurusunda bulunurken çeşitli AB ülkelerinin silahlanma politikalarına hız verdiği görüldü. Birçok ülke Ukrayna’ya verilen destek sebebiyle azalan silah ve cephanelerini yenilemek amacıyla harcamalarını artırırken, Komisyon da silah alımı için 500 milyon avro tutarında ortak bir fon oluşturulmasını önerdi. Tüm bu gelişmeler, 2022 yılının AB açısından krizlerle dolu geçtiğini gözler önüne serdi ve düzenlenen son liderler zirvesinde bu krizlerle bağlantılı konuların ele alındığı görüldü.
AB üyesi 27 ülkenin devlet veya hükümet başkanlarının katılımıyla 2022 yılının son AB Liderler Zirvesi, 15 Aralık tarihinde Brüksel’de gerçekleştirildi. Savaşın, enflasyonun, gıda ve enerji krizinin damga vurduğu 2022 yılının son AB Liderler Zirvesinde; Bosna-Hersek’e adaylık statüsünün verilmesi, Hırvatistan’ın Şengen alanına dâhil olması, enerji ve ekonomi politikaları, Rusya-Ukrayna savaşı ve savunma ve güvenlik gibi konu başlıklarının ele alındığı görüldü.
Rusya-Ukrayna Savaşı
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri operasyonu, 2022 yılına damgasını vururken yılın son liderler zirvesinin de temel gündem maddesini oluşturdu. Yaşanan savaşla ilgili güncel gelişmelerin ele alındığı zirvede, Ukrayna’ya yapılacak yardımlar ve Rusya’ya yönelik dokuzuncu yaptırım paketi görüşüldü.
AB liderleri, zirve sonuç bildirgesinde 2023 yılı içinde de Ukrayna’ya askeri ve siyasi desteklerinin devam edeceğini vurguladı. Bu kapsamda Ukrayna’ya 2023 yılında 18 milyar avro yardım yapılacağı belirtildi. Rusya’nın sistemli bir şekilde sürdürdüğü füze saldırılarının ve sivillere, sivil altyapılarına ve enerji tesislerine yönelik saldırılarının kınanarak derhal durdurulması gerektiği vurgulandı. Özellikle Ukrayna’daki alt yapının iyileştirilmesi ve jeneratör, mobil baz istasyonları, aydınlatıcı ekipmanlar gibi çeşitli ihtiyaçların temin edilmesinin önemine işaret edildi. 13 Aralık’ta Ukrayna’nın direncinin artırılması ve yeniden inşası amacıyla düzenlenen Paris konferansının ise memnuniyetle karşılandığı açıklandı. Tartışılan ve açıklanan tüm bu önlemler ve yardımlar neticesinde, Ukrayna halkının bu kışı rahat geçirmesinin ve olası mağduriyetlerin önüne geçilmesinin hedeflendiği belirtildi.
Rusya’ya yönelik yaptırımlar konusu da yılın son liderler zirvesinde yine masadaydı. Bu kapsamda 9’uncu yaptırım paketi ve petrolün uluslararası fiyatına üst sınır getirilmesi gibi adımlarla Rusya üzerindeki baskının artırılacağı vurgulandı. Fakat AB Konseyi Başkanı Charles Michel, bazı AB ülkelerinin yeni alınacak yaptırım kararlarıyla ilgili çekincelerinin olduğunu belirtti. İhracat kontrolleri ve kısıtlamaları, Rus bankalarına yönelik varlık dondurma uygulaması, Rus menşeili medya kuruluşlarının yayın lisanslarının askıya alınması, kişi ve kuruluşlara yönelik önlemler gibi çeşitli ek yaptırım kararlarının dokuzuncu yaptırım paketinde yer aldığı görüldü.
Enerji Krizi
Ukrayna-Rusya savaşından dolayı Avrupa kıtasının yaşadığı enerji krizinin de AB Liderler Zirvesi’nde önde gelen konu başlıklarından olduğu görüldü. Bu kapsamda ciddi bir krizin yaşanmasının önüne geçebilmek amacıyla zirvede çeşitli alanlarda dört temel önceliğin belirlendiği görülüyor. AB Enerji Platformu aracılığıyla gaz talebinin tek çatı altında toplanması ve ortak satın alma mekanizmasının hızlı bir şekilde operasyonel hâle getirilmesi, gaz arzını güvence altına almak için güvenilir ortaklarla görüşmelerin hızlandırılması, gaz depolarının etkin bir şekilde doldurulması ve dolum yollarının yakından izlenmesi, gaz talebini azaltma konusunda belirlenen hedeflerin yakından izlenmesi ve 2023/2024 kışı için acil durum eylem planının geç kalınmadan hazırlanması gibi konuyla ilgili öncelikli politikalar belirlenmiş durumda.
Rusya-Ukrayna savaşının etkilerini en çok hisseden ülkelerden biri olan Moldova’ya da enerji güvenliği açısından AB’nin desteğinin süreceği vurgulandı. Ayrıca yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğini artıracak projeler konusundaki inovasyonların da desteklenmeye devam edeceğinin altı çizildi.
Transatlantik İlişkilerde “Korumacılık” Anlaşmazlığı
Son dönemde transatlantik ilişkilerdeki anlaşmazlık konusu olarak ön plana çıkan ABD’deki Enflasyonu Azaltma Yasası da Zirve’de liderler tarafından tartışılan konular arasındaydı. ABD Başkanı Joe Biden’ın ağustos ayında imzaladığı yasa, korumacı ekonomi politikalarına dair Donald J. Trump dönemindeki anlayışın sürdürüldüğü gerekçesiyle Avrupa kıtasında rahatsızlığa ve hayal kırıklığına yol açmıştı. Yasa, Amerika’da üretilen batarya ve mineralleri içeren elektrikli araçlara 260 milyar dolar tutarında ciddi vergi indirimleri getirirken, AB’nin özellikle verilecek teşviklerin Avrupalı otomobil şirketleri ile yenilenebilir enerji ekipmanları başta olmak üzere yeşil ekonomi alanındaki tedarikçilerini dezavantajlı hâle getireceğinden endişe duymasına yol açmıştı.
ABD’deki yasa, hâlihazırda enerji krizi ve yüksek enflasyonla mücadele eden Avrupa sanayisinin çok daha gerileyebileceği ve kan kaybedebileceği yorumlarının yapılmasına yol açtı. AB Zirvesi’nde konuyla ilgili mevcut endişeler de dile getirilirken AB Konseyi Başkanı Charles Michel yasanın ABD’nin kendi tercihi olduğunu fakat AB şirketlerine bazı muafiyetler tanınması için ABD ile birlikte çalışılması gerektiğini vurguladı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de ABD’deki Biden yönetimiyle enflasyonu düşürme yasasının en endişe verici yönleri üzerinde çalıştıklarını belirtti.
Zirve’de, ABD yönetiminin “yerli malını teşvik etme” stratejisinin endişe verici olduğu vurgulandı. Söz konusu durumun Donald J. Trump döneminde olduğu gibi Joe Biden döneminde de standart hâle getirilmesinden korkuluyor. Bu adımların yeni bir ticaret savaşına yol açabileceği endişelerinin tüm AB liderleri tarafından paylaşıldığı görülürken özellikle bu tarz anlaşmazlıkların Ukrayna’daki savaş gibi Avrupa güvenliğini yakından ilgilendiren konularda da ayrışmaları beraberinde getirebileceğinden endişe ediliyor. Fakat ABD Başkanı Joe Biden’ın yasadaki tepki çeken kısımların varlığını kabul etmesi ve müttefiklerini memnun etmek için yasa üzerinde yapılabilecek “ince ayarlamaların olduğunu” belirtmesi, bu konuda yeni yılda AB kanadının endişelerine kulak verilebileceği ve anlaşmazlığın çözülebileceği ihtimalini güçlendirdi.
Son olarak dış ilişkiler konusundaki çeşitli güncel gelişmelerin 2022’nin son AB Liderler Zirvesi’nde ele alındığı görüldü. Bu kapsamda İran’daki protestolar konusunda protestoculara yönelik İran hükümetinin tutumuna tepki gösterildi. Zirve sonuç bildirgesinde İran makamları tarafından açıklanan ve uygulamaya konulan idam cezalarının şiddetle kınandığı vurgulanırken, İran makamlarına bu uygulamalara son vermesi ve verilen cezaları iptal etmesi çağrısı yapıldı. Ayrıca 12 Aralık tarihinde İran’a yönelik yaptırımlar kapsamında 20 kişi ve bir tüzel kişinin daha listeye eklendiği açıklandı. Bu yaptırım kararlarının ise protesto gösterilerinin bastırılmasına yönelik izlenen şiddet politikaları sebebiyle alındığı belirtildi.
Oğuz GÜNGÖRMEZ, İKV Uzmanı