AB Sivil Koruma Mekanizması Kapsamında Türkiye’ye Deprem Yardımı
COVID-19 salgınının neden olduğu can kaybı ve ekonomik zorluklarla geçen üç yılın ardından 2023 yılının daha olumlu gelişmeler getireceği umudu, Türkiye’nin güneyinde 6 Şubat günü dokuz saat arayla ve sırasıyla 7,7 ve 7,6 büyüklüğünde gerçekleşen iki depremle yıkılmış oldu. Sabaha karşı 04.17’de Kahramanmaraş Pazarcık ilçesi merkezli 7,7 büyüklüğünde ve 7 km derinlikte gerçekleşen ilk depremin ardından aynı gün saat 13.24’te bu sefer de Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde 7,6 büyüklüğünde yaşanan ikinci bir deprem, Türkiye’nin güneyinde yer alan Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerini ve Suriye’nin kuzeyini derinden etkiledi. İki farklı depremin bu kadar kısa aralıklarla farklı iki fay hattı üzerinde gerçekleşmesinin dünyada çok ender rastlanan bir olay olması, depremin büyüklüğü, etki alanının on ili kapsaması ve çok sayıda binanın yıkılması sonucunda enkaz altında kalan çok fazla insan olması nedeniyle 6 Şubat’ta önce Türkiye, daha sonra 8 Şubat’ta da Suriye AB Sivil Koruma Mekanizması’ndan yardım talebinde bulundu. İlk günden itibaren gerek Türkiye'de gerekse Suriye’de depremden etkilenen bölgelerde AB, Konsey ve Komisyon düzeyinde destek taahhüdünde bulundu ve aktif bir şekilde her aşamada desteğini hissettirdi. Sivil Koruma Mekanizması aracılığıyla Türkiye’ye gerek mali yardım gerekse arama kurtarma faaliyetleri, barınma ihtiyaçlarının karşılanması açısından çok büyük bir destek verdi.
AB Sivil Koruma Mekanizması
AB Sivil Koruma Mekanizması, felaketlerin önüne geçmek, felaketlere karşı hazırlıklı olmak ve gerekli müdahalenin yapılması konusunda AB üyesi ülkeler ile sekiz katılımcı ülke arasında iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla Ekim 2001’de Avrupa Komisyonu tarafından kuruldu. Arnavutluk, Bosna-Hersek, İzlanda, Karadağ, Kuzey Makedonya, Norveç, Sırbistan ve 6 Mayıs 2015 tarihinden itibaren Türkiye, AB Sivil Koruma Mekanizması’na AB üyesi ülkeler dışında katılan ülkeler arasında yer alıyor.
AB Sivil Koruma Mekanizması, herhangi bir ülkenin kendi kaynakları ile müdahale edemeyeceği kadar büyük bir acil durum karşısında yardım talebinde bulunmasına olanak tanıyor. Mekanizma ile acil durumda yardım talep eden ülkelere yardımın ulaştırılmasına ve operasyon maliyetine %75 oranında katkı sağlanırken, felaketler karşısında uzmanlık yardımı ve kaynakların ortak bir yaklaşımla ve iş birliği içinde havuzunu oluşturularak koordinasyonun sağlanmasında önemli bir rol üstleniyor. Mekanizma, 2001’den bugüne toplam 600, yalnız 2021 yılında ise 114 defa aktive edilmiş bulunuyor.
AB Sivil Koruma Mekanizması, Acil Müdahale Koordinasyon Merkezi (Emergency Response Coordination Centre-ERCC) aracılığıyla yardım ve uzmanlık desteği için yardım talep eden ülkenin ulusal sivil koruma yetkilileriyle iletişim ve iş birliğinde bulunarak çok kısa bir zaman içinde acil yardım gönderebiliyor. Ayrıca Mekanizma, Kopernik Acil Durum Yönetimi Hizmeti’ni (Copernicus Emergency Management Service) kullanarak uydu aracılığıyla harita oluşturarak ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde AB insanî yardımlarını da kullanarak yardım talebine cevap veriyor. Acil durumda gerektiği takdirde kullanılmak üzere, yangın söndürme uçak ve helikopterleri, acil tıbbi yardım uçakları ve tıbbi teçhizattan oluşan Avrupa rezerv kapasitelerinin bir araya toplandığı rescEU rezervi ile Avrupa Sivil Koruma Havuzu (European Civil Protection Pool-ECPP) Mekanizmaya destek olmak üzere kullanılıyor.
AB’nin Türkiye’ye Sivil Koruma Mekanizması Kapsamındaki Yardımı
6 Şubat’ta gerçekleşen depremin hemen ardından İsveç’in AB Dönem Başkanlığı, aynı gün AB’nin Türkiye ve Suriye’ye desteğini koordine etmek amacıyla, Avrupa Komisyonu ile yakın iş birliği içinde entegre siyasi kriz müdahalesini (Integrated Political Crisis Response-IPCR) aktive etme kararı aldı ve ilk koordinasyon toplantısını gerçekleştirdi. 2018 yılında Konsey kararı ile yasalaşan IPCR kapsamında yapılan düzenlemeler, AB düzeyinde müdahale gerektiren büyük ölçekli krizlerde AB’nin müdahale becerisini güçlendirerek hızlı cevap verebilmesini sağlamak amacıyla AB Dönem Başkanlığı’nın AB kurumları, Üye Devletleri ve diğer ana aktörlerinin eylemlerini koordine etmesini içeren bir mekanizmayı oluşturuyor.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Komisyon Başkan Yardımcısı Josep Borrell ile Komisyonun Kriz Yönetiminden Sorumlu Üyesi Janez Lenarcic de yaptıkları basın açıklamasında, Türkiye’den gelen yardım talebi üzerine acil bir şekilde AB’nin arama kurtarma ekiplerini Türkiye için harekete geçirdiğini açıkladı. Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Hırvatistan, Çekya, Estonya, Fransa, Yunanistan, Macaristan, İtalya, Malta, Hollanda, Polonya, Romanya, Slovakya, İspanya, Portekiz ve Almanya’dan oluşan 17 AB üyesi ülkenin Arnavutluk ve Karadağ ile birlikte 25 arama kurtarma ekibi ve iki acil tıp ekibi yollamayı teklif ettiklerini ve bin 155 kurtarma personeli ile 72 arama köpeklerinin Türkiye’ye gelmek üzere yolda olduğunu ve ilk ekiplerin ulaştığını ifade etti. Ayrıca AB’nin Kopernik uydu sistemini de acil harita hizmetleri sağlamak için aktive ettiğini duyurdu. Suriye'ye de insanî yardım programları aracılığıyla yardım göndermeye hazır olduklarını dile getirdi.
8 Şubat tarihinde ise Avrupa Komisyonu tarafından yapılan basın açıklamasında, bugüne kadar Sivil Koruma Mekanizması aracılığıyla yapılmış olan en büyük arama kurtarma operasyonu kapsamında, Türkiye ve Suriye’ye toplam 6,5 milyon avro değerinde ek acil destek ve acil insanî yardım sağlayacağını açıkladı. Açıklamada, AB’nin Türkiye’ye yaptığı desteğin ülkedeki müdahale çabalarını artırmak amacıyla ilk aşamada verilen 3 milyon avro tutarındaki acil yardım; 20 AB üyesi ülke ile Arnavutluk, Karadağ ve Sırbistan tarafından AB Sivil Koruma Mekanizması aracılığıyla gönderilen bin 500 kişi ve 100 kurtarma köpeğinden oluşan 31 arama kurtarma ekibi, beş tıbbi yardım ekibi; Türkiye’nin mekanizma aracılığıyla talep ettiği barınma teçhizatına cevap olarak Almanya, Litvanya ve Slovenya tarafından gönderilen battaniye, çadır ve ısıtıcılardan oluşuyor.
Bu yardımların yanı sıra Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı yürüten İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, yaşanan deprem felaketi sonrasında uluslararası camiadan Türkiye ve Suriye için yardım toplayabilmek amacıyla, Türk yetkililerle birlikte, bir Bağışçılar Konferansı (Donors' Conference) düzenleme yönündeki niyetlerini ifade ettiler. Bu konferansın mart ayında Brüksel’de yapılması planlanıyor.
AB’nin Kriz Yönetiminden Sorumlu Üyesi Janez Lenarcic, 9 Şubat tarihinde Gaziantep’te AB’nin Sivil Koruma Ekibi ve Gaziantep’teki İnsanî Yardım Ofisi ile birlikte afet bölgesini ve yürütülen kurtarma çalışmalarını izlemek, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkan Yardımcısı ve kuzeybatı Suriye’de bulunan sınır ötesi insanî yardım ortaklarıyla görüşmek üzere Türkiye’yi ziyareti etti. AB Sivil Koruma Mekanizması aracılığıyla yapılan yardıma ek olarak AB, bu aşamada Türkiye'ye destek kapsamında, İsveç ve Romanya'da bulunan acil durum stoklarından 500 geçici barınma ünitesi, 2 bin çadır ve 10 bin 500 yatak teslim edilmek üzere mali değeri yaklaşık 5 milyon avro tutarında olan rescEU stratejik rezervleri seferber etmiş bulunuyor. AB’den Türkiye'de depremden en çok etkilenen bölgelere bin 650'den fazla kurtarma görevlisi ve 106 arama köpeği gönderilmiş bulunuyor. Mekanizma aracılığıyla gönderilen arama-kurtarma ekiplerince kurtarılan insan sayısı ise şu ana kadar 36.
AB’nin yaptığı yardımlar, arama kurtarma ekipleri, kurtarma köpekleri ve tıbbi yardım ekipleri ile kısıtlı değil. Aralarında okullar, hastaneler, yollar, havalimanları gibi binlerce bina ile su elektrik kanalizasyon gibi altyapının da ciddi hasar gördüğü depremlerde mühendislerden oluşan ekipler ile ayni yardımların da gerek uluslararası yardımların koordinasyonunu yapmak üzere deprem bölgesinde bulunan AB Sivil Koruma Ekibi de dâhil olmak üzere Sivil Koruma Mekanizması aracılığıyla olduğu gibi ve ikili ilişkiler temelinde de gerçekleştirildi. Komisyon ayrıca yeniden yapılanma ve rehabilitasyon için ihtiyaç ile maliyetin tespit edilmesi amacıyla BM Kalkınma Programı liderliğinde yapılacak olan felaket sonrası ihtiyaç değerlendirmesine katkıda bulunacağını da açıkladı.
AB Liderler Zirvesi’nden Çıkan Türkiye ve Suriye Kararı
9 Şubat AB Liderler Zirvesi’ne Türkiye ve Suriye’de depremlerden etkilenenlere ve iki ülke vatandaşlarına başsağlığı dileklerini ileten ve saygı duruşu ile başlayan AB Konseyi, bin 600 kişilik bir kurtarma ekibinin Birliğin dayanışmasının bir göstergesi olarak Türkiye’ye gönderildiğini, gerektiği takdirde etkilenen tüm bölgelere daha fazla yardımda bulunmaya hazır olduklarını ifade etti. İsveç Dönem Başkanlığı’nın Komisyonla birlikte uluslararası camiadan Türkiye ve Suriye’deki insanlara destek olmak amacıyla mali yardım toplamak üzere mart ayı içinde Brüksel’de bir Bağışçılar Konferansı’na ev sahipliği yapma girişimini memnuniyetle karşıladıklarını açıklayan liderler, Suriye’deki depremzedelere nerede olduklarına bakılmaksızın insanî yardım ulaştırılması için herkese çağrıda bulundu. Konferansın, Komşuluk ve Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Olivér Várhelyi ile İsveç’in Uluslararası Kalkınma Kooperasyonu ve Dış Ticaret Bakanı Johan Forssell eş başkanlığında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Zirve sonrası açıklanan kararlarda insanî yardımları desteklemek amacıyla AB’nin ek kaynakları harekete geçirdikleri ifade edilirken BM’ye de yardımların hızla ulaştırılması için çağrıda bulunuluyor. Konferansın tüm AB üyesi ülkeler ile komşu ülkeler, BM üyeleri, uluslararası finans kuruluşları ve diğer ilgili paydaşlara açık olacağı ve kaynak toplamak ve koordinasyonu gerçekleştirmek amacını taşıyacağı belirtiliyor.
Sonuç Yerine…
14 Şubat rakamları itibarıyla 31 bin 974 kişinin hayatını kaybettiği ve 80 binin üzerinde kişinin de yaralandığı felaket sonrası 2700’ün üzerinde artçı deprem ile sarsıntıların devam ettiği bölgede Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yaptığı açıklamaya göre on ilde hasarlı 171 bin 882 binada yapılan incelemelerde 24 bin 921 binada yıkık ve ağır hasarlı bölümler olduğu tespit edilmiş, 122 bin 279 yapıda ise az hasarlı bölümler bulunduğu ya da hasarsız olduğu görülmüş durumda. 158 bin 165 kişinin bölgeden diğer illere tahliye olduğu açıklanan bilgiler arasında. Bu denli büyük bir yıkımla karşı karşıya olan Türkiye için AB’nin desteği son derece değerli. 9 Şubat’ta başlayan AB Liderler Zirvesi’nde Türkiye ve Suriye’yi etkileyen iki depremde hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşu yapılması, Bağışçılar Konferansı düzenleme girişimi ve BM tarafından yapılacak olan değerlendirmeye katkı yapacağı yönündeki açıklamaların hepsi AB'nin bünyesindeki tüm mekanizmaları kullanarak gerek kurumlar gerekse liderler düzeyinde Türkiye'ye her türlü yardımda bulunduğunun en büyük göstergesi. AB hem resmi yollardan verdiği destekle hem de sahada depremzedelere bildikleri Türkçe cümlelerle gayret veren ve enkaz altından canlı olarak kurtardıkları kişiler için gözyaşı döken kurtarıcılardan kurtarma çalışmalarında önemli rol oynayan köpeklere kadar sadece bölge halkının değil, tüm ülkenin gönlünü kazanmış durumda.
Şehnaz Dölen, İKV Kıdemli Uzmanı