İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

AB GÜNDEMİ: Komisyondan Bir Avrupa Sorunu Olan Göçe Avrupalı Yaklaşım: Avrupa Entegre Sınır Yönetimi

AB’nin, Avrupa’yı her anlamda etkileyen göç sorunu karşısında kendi değer ve ilkelerini göz önünde bulunduran ortak bir göç yönetim kültürü oluşturma çabasında olduğu görülüyor.
AB GÜNDEMİ: Komisyondan Bir Avrupa Sorunu Olan Göçe Avrupalı Yaklaşım: Avrupa Entegre Sınır Yönetimi

Komisyondan Bir Avrupa Sorunu Olan Göçe Avrupalı Yaklaşım: Avrupa Entegre Sınır Yönetimi

İçinde bulunduğumuz dönemde AB’nin en önde gelen meseleleri arasında hareketlilik ve göçün yönetimi ve sınır kontrolü  yer alıyor. Bu kapsamda AB, “Özgürlük, Güvenlik ve Adalet Alanı” adı altında bir serbest dolaşım alanı yaratırken, bir yandan da dış sınırlarını güçlendirme ve düzensiz göçü önleme yoluna gidiyor. Özellikle Asya ve Afrika’dan AB’ye yönelen düzensiz göçmenlerin bu hareketliliğini durdurmak ve AB içine ulaşmalarını önlemek için  AB’ye yönelik göç güzergahlarında transit konumda bulunan ülkeler ve kaynak ülkeler ile işbirliği ön plana çıkıyor. Bunun yanında AB, AB içinde yasadışı bir şekilde ikamet eden göçmenlerin geri dönüşlerinin sağlanması ve yasalara uygun şekilde AB’de bulunan göçmenlerin entegrasyonu için de adımlar atıyor. Bir yandan düzensiz göç önlenmeye çalışılırken, AB iş gücü piyasasının aradığı nitelik ve becerilere sahip olan kalifiye eleman statüsündeki kişilerin AB’ye yasal kanallardan göçü ise teşvik ediliyor. Bu kapsamda atılan son adımlar ile ortak bir göç politikası ve göç yönetim kültürü oluşturmak öncelikli bir hedef olarak benimsendi.

Avrupa Komisyonu, 14 Mart 2023 tarihinde, Avrupa Entegre Sınır Yönetimi (European Integrated Border Management-EIBM) için beş yıllık stratejik çerçeve sunan Tebliğ ile geri dönüş kararlarının karşılıklı tanınması ve geri dönüşlerin kolaylaştırılması konularını içeren Tavsiye Kararını kabul etti. Komisyon bu şekilde AB kurumları genelinde paylaşılan ortak bir vizyonu temsil eden kapsamlı bir proje ile Avrupa Entegre Sınır Yönetimi üzerine ilk çok yıllı stratejik politika döngüsünü başlatmış oldu. 

Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı Tüzüğü uyarınca bir yükümlülük olan Avrupa Entegre Sınır Yönetimi Tebliği aynı zamanda 24 Mayıs 2022 tarihinde Komisyonun kabul ettiği politika belgesini temel alıyor. Tebliğin hazırlanma süreci sürdürülürken, Frontex tarafından hazırlanan Stratejik Risk Analizi sonuçlarının önceliklerinin de etkisiyle, 9 Şubat 2023 tarihinde gerçekleştirilen AB Konseyi, göç karşısında oluşturulacak kapsamlı bir yaklaşımla AB’nin dış kara ve deniz sınırlarının etkili bir şekilde kontrol edilmesinin çok önemli olduğunu vurgulamıştı. 14 Mart 2023 tarihli Tebliğ ve beraberindeki Tavsiye Kararı ve 9 Şubat’ta üzerinde anlaşmaya varılan kararlar doğrultusunda belirlenen önlem ve eylemler, 23-24 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen AB Liderler Zirvesi’nde görüşülmek üzere sunuldu. Önemli eylemleri içeren iki ekten oluşan Tebliğ, aynı zamanda içerik itibarıyla geri dönüş süreçlerinin daha etkili olmasını amaçlayan 2017 tarihli Tavsiye Kararını güncellemiş oluyor.

9 Şubat 2023 AB Konseyi Kararları

9 Şubat 2023 tarihinde AB Konseyinde bir araya gelen liderler, göçle ilgili Avrupa’da yaşanan durumu, “Avrupa’nın Avrupalı müdahale gerektiren sorunu” olarak ele almış, göç sorununu dışarıda daha fazla eylem gerektiren ama aynı zamanda içeride AB değerleri ve mevzuatı, uluslararası hukuk ile temel haklardan oluşan hukuki çerçeveyi kapsayacak geniş bir yaklaşım geliştirme konusunda anlaşmaya varmışlardı.

AB sınırlarındaki göç baskısını ve Üye Devletlerin kabul kapasitesini zorlayan faktörleri azaltmak, yaşam kaybını önlemek, kaçakçılıkla mücadele etmek ve geri dönüşleri artırmak, komşu ülkelerle vize politikalarını uyumlu hâle getirmek, AB’nin dış sınırlarını korumak amacıyla gerçekleştirmeyi hedeflediği önlemler arasında yer almıştı. Geri dönüşlerin kolaylaştırılması ve hızlandırılması ile kabul, geri kabul ve yeniden entegrasyon süreçlerinin de ortak, kapsamlı ve etkili bir AB politikası çerçevesinde olmasının önemine vurgu yapılmış, Üye Devletlerin iş birliği içinde hareket etmelerinin ve birbirlerinin geri dönüş kararlarının karşılıklı tanınmasının süreci hızlandırmak açısından kritik rolü üzerinde durulmuştu. Dış sınırların karada ve denizde etkili bir şekilde kontrolünün sağlanması, kaçakçılıkla mücadele ve bu doğrultuda önlemlerin alınması ile gerek durum tespiti gerekse yeni göç akımlarının öngörülmesi amacıyla göç ile ilgili  verilerin toplanması gibi konularda çalışmalar yapılması planlanmıştı.

Avrupa’nın Sınır Yönetimine Ortak Yaklaşım

Avrupa Komisyonunun 14 Mart 2023 tarihli Avrupa Entegre Sınır Yönetimi için beş yıllık stratejik çerçeve sunan Tebliğ ile geri dönüş kararlarının karşılıklı tanınması ve geri dönüşlerin kolaylaştırılması için Tavsiye Kararı, 9 Şubat 2023 AB Konseyi kararları doğrultusunda hazırlandı. 24 Mayıs tarihli politika belgesinde de belirtilen 15 temel bileşen etrafında toplanan stratejinin ana önceliklerinden öne çıkanlar, sınırların kontrolü; arama ve kurtarma operasyonları; geri dönüşler için ortak bir AB sistemi; sınırları korumak amacıyla üçüncü ülkelerle iş birliği ve bu eylemlerin tümünde temel haklara saygı ile uyumun sağlanması olarak sıralanabilir.

İlk öncelik kapsamında göç yönetişimini oluşturmak ve krizler karşısında hazırlıklı olmak amacıyla büyük ölçekli Bilişim Teknolojisinin sınırların kontrolü için kullanılması ve kurumlar arası iş birliği ile desteklenmesi üzerinde duruluyor. Sınır geçişlerinin kolaylaşması için kamera ve dronlar gibi en modern altyapı ve etkili gözetim araçlarının kullanımı ile dış sınırların yönetimini sağlayan Schengen Enformasyon Sistemi, Giriş-Çıkış Sistemi, Vize Enformasyon Sistemi ve Avrupa Seyahat Enformasyon ve İzin Sistemi gibi AB’de kullanılan enformasyon sistemlerinin birbirleriyle çalışabilirliklerinin sağlanması bu çerçevede önerilenler arasında yer alıyor. AB’nin dış sınırlarında yaşanan sorunların daha iyi anlaşılması, tespit edilmesi ve müdahale edilmesi açısından ulusal yetkili kurumlar ile AB düzeyindeki kurumlar arasında iş birliğinin artırılması önemli olarak görülüyor.

Arama ve kurtarma operasyonları, Avrupa entegre sınır yönetiminin önemli bir parçasını teşkil ediyor. Bayrak ve sahil devletleri arasında iş birliği ile zamanında ve tam olarak bilgi paylaşımı için en iyi uygulamaların geliştirilmesi bu açıdan öncelik taşıyor.

Göç konusunun bir diğer boyutu geri dönüşler. Bu açıdan geri dönüşler için ortak bir AB sistemi oluşturulması öneriliyor. Ulusal yetkili kurumlar ile Avrupa ajansları arasında oluşturulacak koordinasyon geri dönüşlerin sayısının artması için son derece önemli. Tebliğ, Üye Devletlerin geri dönüş sürecinin her aşamasında Frontex’ten destek alabileceğini söylüyor. Yüksek düzeyli Geri Dönüş Ağı tarafından desteklenen geri dönüş koordinatörü, geri dönüşlerin daha etkili olabilmesi için operasyon stratejisinin uygulanmasını koordine etmekle görevli olacak.

Özellikle sınır kontrolü, risk analizi, geri dönüş ve kabul ile kaçakçılıkla mücadele alanlarında üçüncü ülkelerle iş birliğinin önemi artıyor. Bu operasyonel kapasitelerinin oluşturulmasına katkıda bulunmak amacıyla üçüncü ülkelerle iş birliğinin artırılması gereğine değiniliyor. Bu bağlamda AB’ye gelen ana göç yolları üzerinde bulunan üçüncü ülkelerin yanı sıra Doğu ve Güney Komşuluk bölgelerine özel olarak yoğunlaşılması ve çıkış noktası olan ülkelerle ve transit ülkelerle karşılıklı ve kapsamlı göç ortaklıklarının geliştirilmesi ön görülüyor.

AB’nin göçü yönetmek için oluşturduğu stratejinin her anlamda AB değerleri doğrultusunda ve temel haklara tam saygılı bir yaklaşım içinde olması Tebliğin önemle üzerinde durduğu bir nokta. AB’nin ve ulusal aktörlerin tüm eylemleri ile gözetim ve izleme mekanizmalarının AB Temel Haklar Sözleşmesi dâhil AB hukukuyla ve uluslararası hukukla tam uyumlu olarak yürütülmesi gerekiyor.

Geri Dönüşlerde Kararların Karşılıklı Tanınmasının ve  Güçlü İş Birliğinin Önemi

Komisyonun, geri dönüş kararlarının karşılıklı tanınmasının uygulanmasına yönelik rehber niteliği taşıyan Tavsiye Kararı ile bu alanda mevzuatta varolan bir boşluğu doldurduğu görülüyor. AB’nin etkili ve iyi işleyen bir geri dönüş sistemine sahip olması iyi işleyen bir göç ve iltica sistemi ve Yeni Göç ve İltica Paktı kapsamında belirtilen kapsamlı yaklaşım için kritik önem taşıyor. Güvenli olmayan ve düzensiz göç üzerinde caydırıcı bir etki yaparak suç ve kaçakçılık ağlarının işletme modellerini bozmak ve güvenli yasal yollar oluşturmak suretiyle göçmenlerin sömürülmesinin önüne geçilebileceği ifade ediliyor.

Buna ek olarak Tavsiye Kararı’nın, 2017 tarihinde geri dönüşler konusunda Komisyonun verdiği yönlendirici bilgileri de güncellediği ve Karar’ın Üye Devletleri geri dönüşleri kolaylaştırmaları ve hızlandırmaları için desteklediği görülüyor. Bu bağlamda üç temel unsurdan söz etmek gerekiyor: Karşılıklı tanınan geri dönüş kararları, daha etkili ve iyi sonuç veren geri dönüşler ve gönüllü geri dönüş için teşvikler.

7 Mart tarihinde güncellenen Schengen Enformasyon Sistemi’nin yürürlüğe girmesiyle Üye Devletler, başka bir Üye Devlet tarafından üçüncü ülke vatandaşları hakkında verilmiş geri dönüş kararlarını anında görebildikleri için AB içinde geri dönüş kararlarının karşılıklı tanınması ve Avrupa’nın herhangi bir yerinden geri dönüşlerin hızlı bir şekilde yapılması mümkün olacağı öngörülüyor. Bu sürecin tamamlanmasında Frontex Üye Devletlere destek sağlamakla görevli.

Geri dönüşlerin daha etkili bir şekilde gerçekleşmesine ilişkin olarak, Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Tüzüğü ile uyumlu olarak Frontex tarafından geliştirilen Bilişim Teknolojisi geri dönüş vakaları yönetim sistemi modelini kullanarak Üye Devletlerin geri dönüş ve ilticaları yöneten yetkili kurumlarla daha yakın ilişki kurmaları tavsiye ediliyor. Böylece hakkında geri dönüş kararı verilmiş olan üçüncü ülke vatandaşları ile ilgili bilgiye zamanında erişimin sağlanacağı ifade ediliyor. Tavsiye Kararı kapsamında ayrıca firar riskinin önlenmesi ve en son başvurulacak çare olan tutuklamaya alternatif önlemler konusunda Üye Devletlere yönlendirici bilgiler sunuluyor.

İltica süreci de dâhil olmak üzere geri dönüşlerle ilgili bilgilerin sürecin erken aşamalarında sağlanmasının önemine değiniliyor. Üye Devletlerin gönüllü geri dönüşleri teşvik etmek amacıyla geri dönüş ve yeniden entegrasyon için rehberlik sağlamalarının elzem olduğu belirtiliyor. Bu programlara kaydolmuş olan üçüncü ülke vatandaşları için giriş yasağı koyulmaması gönüllü geri dönüşleri cazip hâle getirmek için kullanılabilir.

Sonraki Aşama...

Avrupa Entegre Sınır Yönetimi kapsamında sunulan stratejik hedeflerin operasyonel ve teknik stratejilere yansıtılması için Frontex’in altı ay, Üye Devletlerin ise ulusal stratejilerini 12 ay içinde güncellemeleri gerekiyor. Stratejinin dört yıl sonra 2027 yılında başlayacak yeni çok yıllı politika döngüsünün oluşturmak üzere değerlendirilmesi öngörülüyor. Komisyonun ayrıca bu yıl Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Tüzüğünün bir değerlendirmesini de yapması gerekiyor. Üye Devletlerin, Tavsiye Kararına göre, geri dönüş kararlarının karşılıklı tanıma yoluyla gerçekleşen vaka sayılarını yıllık tuttukları raporlar ile Komisyona bildirmeleri gerekiyor.

İleriye dönük olarak, İltica, Göç ve Entegrasyon Fonu ve Sınır Yönetimi ve Vize Enstrümanı altında, özellikle geri dönüş kararlarının karşılıklı tanınması ve dış sınırların etkili bir şekilde korunabilmesi için sınır ve sahil güvenliği için daha iyi donanım sağlamak amacıyla bir fon ayrılacağı belirtiliyor. Geri dönüşler için destek ile operasyonel ve teknik yardım amacıyla ayrıca AB Ajanslarından destek alınabilecek.

Komisyonun göç alanında attığı son adımlarla ilgili olarak Avrupa Yaşam Biçimini Geliştirmeden Sorumlu Komisyon Başkan Yardımcısı Margaritis Schinas, sunulan stratejik çerçeve ile AB’de “adım adım ortak bir AB göç yönetim kültürünün” oluşturulmakta olduğunu ifade ediyor. Krizlerle gelişen Avrupa anlayışının burada da işlediğini söylemek mümkün. 2015 yılındaki göçmen krizi ile sarsılan ve günümüzde Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasıyla farklı bir boyuta ulaşan ve ileride iklim değişikliğinin tetiklemesi beklenen yeni göç dalgalarına maruz kalması ihtimal dâhilinde olan Avrupa’nın hazırlıklı olmak için attığı adımlarla göçle ilgili AB’nin bu sefer de göç alanında yeni bir ortak kültür oluşturma çabası içinde olduğu görülüyor.

Şehnaz Dölen, İKV Kıdemli Uzmanı

Diğer Yazılar