İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
14-30 MART 2011

BM GÜVENLİK KONSEYİ LİBYA’YA KARŞI BİR OPERASYON BAŞLATTI

17 Mart 2011’de New York’ta toplanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 1973 sayılı karar çerçevesinde Libya’yı, sivilleri koruma amacıyla “uçuşa yasak bölge” ilan etti. Söz konusu karar, 10 üyenin “evet” oyuyla kabul edilirken, Çin, Rusya, Almanya, Hindistan ve Brezilya oylamada “çekimser” kaldılar. İngiltere, Fransa ve Lübnan tarafından hazırlanan karar tasarısı, rejime yönelik yaptırımların daha da sıkılaştırılmasını ve genişletilmesini içeriyor.

1973 sayılı BM kararı, Libya’daki sivillerin korunması ve Kaddafi güçlerinin etkisiz hale getirilmesi için hava ve denizden Libya’ya müdahaleyi içeriyor. Kara harekâtı yapılmasına ilişkin ise henüz bir karar alınmış değil.

1973 sayılı kararda, Libyalı yetkililerin Konsey’in 26 Şubat tarihinde aldığı 1970 sayılı karara uymadığı, Libya’daki durumun her geçen gün ağırlaşarak uluslararası barış ve güvenliğe karşı bir tehdit oluşturduğu vurgulanırken, bu kapsamda BM Şartı’nın 7’nci bölümü çerçevesinde hareket edildiği belirtiliyor.

Kararın “Uçuşa Yasak Bölge” oluşturulmasıyla ilgili bölümünde, Libya hava sahasına insani yardım amaçlı ve yabancı devlet vatandaşlarının ülkeden tahliyesi için yapılan uçuşlar dışında tüm uçuşların yasaklanması isteniyor.

Kararın “sivillerin korunması” ile ilgili bölümünde, BM’ye üye tüm ülkelere Libya’da saldırı tehdidi altında bulunan sivilleri korumak üzere, herhangi bir yabancı işgalci güç oluşturmadan, “gerekli tüm önlemleri” alma yetkisi veriliyor.

BM Güvenlik Konseyi’nin Libya’ya askeri müdahale kararından sonra ilk operasyon 19 Mart 2011 tarihinde Türkiye saati ile 18.45’te başlatıldı. Bir Fransız uçağının Libya askeri aracını vurmasıyla başlayan “Şafak Yürüyüşü” operasyonunun ilk ayağına Fransa’nın yanı sıra, ABD, İngiltere, İtalya ve Kanada da destek verdi. Amerikan ve İngiliz savaş gemileri ile denizaltılarından atılan Tomahawk füzeleriyle başkent Trablus ve Misrata çevresindeki 20 Libya hava savunma sistemi imha edilirken, Fransız Savaş uçakları da muhaliflerin merkezi Bingazi’ye saldırı düzenleyen tankları imha etti. Bu şehirlerin yanı sıra Zuvere ve Sirte kentlerinde de Kaddafi güçlerine karşı hava harekâtı yapıldı.

ABD, Fransa, İngiltere, İtalya ve Kanada’nın başı çektikleri operasyona ayrıca 8 ülke daha çeşitli şekillerde destek veriyor. Operasyona destek veren diğer ülkeler arasında İspanya, Danimarka, Norveç, Hollanda, İsveç, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas ve Ürdün gibi ülkeler de bulunuyor. Harekât, ABD’nin Afrika ülkeleri ile askeri ilişkilerini yönettiği Almanya’nın Stuttgart kentinde bulunan AFRICOM karargâhı tarafından komuta ediliyor.

19 Mart 2011 tarihinde Fransız Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçaklarının Bingazi yakınındaki Muammer Kaddafi’ye bağlı askeri birlikleri bombalamasıyla başlayan Libya operasyonu, Avrupa Birliği Üye Devletleri arasındaki görüş ayrılıklarını tekrar su yüzüne çıkardı. Libya’da çıkan karışıklıkların ilk gününden itibaren Kaddafi’ye muhalif gruplara destek veren Fransa, İngiltere ile birlikte askeri harekât fikrinin de savunucusu olarak öne çıktı. Avrupa Birliği’nin diğer önde gelen üyesi Almanya ise BM Güvenlik Konseyi oylamasında çekimser oy kullanarak askeri çözüme sıcak bakmadığını uluslararası kamuoyuna duyurmuş oldu.

Libya ile olan coğrafi yakınlığı ve tarihi bağları nedeniyle göz önünde olan İtalya ise askeri müdahaleye önce destek vermemiş olmakla birlikte, BM kararından sonra tutumunu değiştirdi. Arap ve Batılı liderler arasında 19 Mart 2011’de gerçekleştirilen acil zirve toplantısı ve askeri müdahaleye onay veren AB – Arap Birliği ortak tebliği sonrasında, İtalya da askeri operasyonu destekleme yönünde görüş bildirdi.  İtalya ile birlikte üye ülkelerden Yunanistan, Danimarka, Belçika, Polonya, Hollanda ve İspanya da Libya’ya karşı askeri çözüme destek vererek kısmi bir görüş birliğine vardılar.

İngiltere’nin Libya’ya yönelik askeri operasyonların başladığı 19 Mart günü Kıbrıs’taki Akrotiri Hava Üssü’nü komuta merkezi olarak belirlemesi, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) nezdinde rahatsızlığa yol açtı. Her ne kadar bu topraklarda bulunan Akrotiri ve Dikelya askeri üsleri İngiltere egemenliğinde bulunsa da, İngiliz makamlarının GKRY’nin onay veya görüşüne başvurmamış olması rahatsızlığa yol açtı. GKRY Meclis Başkanı Marios Garoyian, Kıbrıs’tan Libya’ya karşı gerçekleştirilecek herhangi bir operasyonun adanın güvenliğini riske sokacağını belirtti.  Askeri operasyona sıcak bakmayan bir başka AB üyesi Malta da Libya’ya olan coğrafi yakınlığı nedeniyle Kaddafi’ye bağlı güçlerin saldırısına maruz kalabileceği yönünde endişesini ifade etti.

Diğer taraftan, NATO’ya üye ülkelerin temsilcileri de 20 Mart 2011 tarihinde Libya’daki gelişmeleri değerlendirmek üzere bir araya geldiler. NATO bünyesinde, özellikle Almanya ve Türkiye’nin, Atlantik İttifakı’nın Libya’da gerçekleştirilen operasyonda görev alması konusunda isteksiz olduğu değerlendirmeleri yapılıyor. Zira, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan daha önce yapmış olduğu açıklamalarda NATO’nun Libya’ya müdahalesine çok sıcak bakmadığını belirtmişti. Bir ziyaret çerçevesinde Mekke’de bulunan Başbakan tarafından yapılan açıklamada da NATO’nun, Libya’nın Libyalılara ait olduğunu tespit ve tescil için Libya’ya girmesi gerektiği vurgulandı.