İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-13 MART 2011

İKV’DEN HAFTAYA BAKIŞ

Geçtiğimiz hafta dünyanın ve Türkiye’nin gündemine damgasını vuran başlıca haber Japonya’da yaşanan 8,9 büyüklüğündeki deprem ve yol açtığı tsunaminin etkisi oldu. Yaşanan deprem ve tsunami felaketi, büyüklüğü, yol açtığı hasar ve can kaybı nedeniyle yüzyılın en büyük fekaletleri arasında yer alıyor. Deprem ayrıca, Japonya’nın Fukuşima Nükleer Santrali’nde 6 derecesinde nükleer sızıntıya yol açtı ve bu neredeyse Çernobil Felaketi düzeyinde bir tehlike arz ediyor. Yaşanan bu nükleer felaket, dünyada “nükleer çağın sonu mu?” sorularının tartışılmasına da yol açtı. Bunun yanında, başta AB olmak üzere tüm dünya Japonya’ya her türlü desteği vermeye hazır olduğunu dile getirdi.

Geçtiğimiz hafta AB’nin ve Türkiye-AB ilişkilerinin seyrine bakacak olursak yoğun bir haftanın geçtiğini söyleyebiliriz. Detayını bu haftaki e-bültenimizde bulacağınız Avro Alanı Devlet ve Hükümet Liderleri Zirvesi, Avro Alanı ülkelerindeki mali krize ve parasal politikanın geleceğine ilişkin önlemleri tekrar masaya yatırdı. Bunun yanında, AB Dönem Başkanlığı’nı yürüten Macaristan’ın basın ve ifade özgürlüğüne ilişkin değişikliğe gittiği medya yasasının içeriği her ne kadar geçtiğimiz haftalarda Avrupa Komisyonu tarafından olumlu görülmüşse de Avrupa Parlamentosu, yasayı bir kez daha eleştirdi. AB’deki bir başka gelişme ise AB Devlet ve Hükümet Liderleri’nin Libya’daki gelişmelere ve nasıl bir tutum izleneceğine ilişkin bir araya gelmeleri oldu. Detayını e-bültenimizde bulacağınız toplantıda liderler, Arap Ligi ve Afrika Birliği temsilcilerinin de katılacağı üçlü bir zirve gerçekleştirilmesi konusunda mutabık kaldılar.

Geçtiğimiz haftaya Türkiye-AB ilişkilerine yönelik Avrupa Parlamentosu’nda (AP) onaylanan Türkiye Raporu damgasını vurdu. Geçtiğimiz haftalarda, aralarında Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın da bulunduğu gazetecilerin tutuklanmasını takiben Avrupa Parlamentosu, Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına yönelik gelişmeleri yakından takip ettiğini ve kaygı verici bulduğunu belirten bir rapor yayımladı. Raporda, Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğünün bugünkü durumu eleştirilirken, Kıbrıs konusunda da Türkiye’yi eleştiren ifadelere yer verildi. AP Raporu’nun etkileri Türkiye’de başta hükümet yetkilileri olmak üzere tüm kesimlerin dikkatini çekti.

Hafta içinde Türkiye’de yaşanan gündem de hayli hareketliydi. İstanbul başta olmak üzere Ankara ve İzmir’de yakın zamanda tutuklanan ve uzun zamandır tutuklu bulunan gazeteciler için meslektaşları tarafından büyük protesto yürüyüşleri düzenlendi. Bunun yanında, tüm Türkiye’den Ankara’ya gelen doktorlar, eczacılar ve sağlık hizmetleri çalışanları sağlık sistemindeki yeni düzenlemeleri büyük bir miting ile protesto ettiler. Protesto yürüyüş ve mitinglerinin yanı sıra geçtiğimiz hafta Türkiye’nin gündemini 5 Mart Cumartesi günü startı verilen genel seçim hazırlıkları meşgul etmeye başladı. Bu kapsamda, aralarında AB Genel Sekreteri Büyükelçi Volkan Bozkır’ın da bulunduğu birçok bürokrat milletvekili adayı olmak için görevinden istifa etmeye başladı. Ayrıca, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarının da oy kullanabilmesi için yaptığı başvuru, Yüksek Seçim Kurulu tarafından reddedildi. Geçtiğimiz hafta “bedelli askerlik” söylemi bir kez daha Türkiye ve TBMM gündemine taşındı. Son olarak, Türkiye’den KKTC’ye gidecek olan su hattının temellerinin atılması da geçtiğimiz hafta Türkiye’de tartışılan başlıca gündem maddelerinin arasında yer aldı.

Tüm okuyucularımıza keyifli okumalar diliyoruz.