İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
14-27 ŞUBAT 2011

İKV’DEN HAFTAYA BAKIŞ

Bu hafta da Ortadoğu halkları, tüm bölgenin kaderini değiştirecek eylemleriyle dünya kamuoyunun dikkatini üzerine çekmeye devam ediyor. Bu süreçte Tunus ile başlayan halk ayaklanmaları dizisi, Mısır, Yemen, Bahreyn ve Libya gibi birçok bölge ülkesini de etkisi altına aldı. Mısır ve Tunus’ta sular biraz durulurken, gözler Libya’ya çevrildi. Libya’da Muammer Kaddafi rejimine karşı başlatılan halk ayaklanmaları, Kaddafi’nin direnmesi ve göstericilere karşı uyguladığı orantısız güç nedeniyle kanlı bir iç savaşa dönüşmüş durumda. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, art arda Kaddafi’ye yönelik yaptırım kararları alırken, dünya liderleri de Kaddafi’ye “geri çekil” çağrısında bulunuyor. Türkiye ise hassas dengeleri gözeterek, sayısı 25 bini bulan Türk vatandaşlarının tahliyesine öncelik verdi ve “sessiz diplomasi”sini de bu yönde şekillendirdi.

Diğer taraftan, Türk vatandaşlarının vizesiz seyahat yönündeki beklentilerinin karşılandığını söylemek zor. Önce Almanya’da Hannover Mahkemesi ve ardından Hollanda Haarlem Mahkemesi’nden gelen sevindirici kararların ardından, 24 Şubat tarihli Adalet ve İçişleri Konseyi’nden olumlu bir karar çıkmadı. Konsey’de geri kabul anlaşması metni onaylanmasına karşın, Türk tarafının güçlü baskılarına rağmen Avrupa Komisyonu, vize muafiyeti konusunda yetkilendirilmedi. Avrupa’da hâkim olan siyasi ve ekonomik iklim sebebiyle Üye Devletlerin bu konuda son derece çekimser davrandığını söyleyebiliriz. Anlaşmanın imzalanmasının ardından Türkiye ile başlatılması düşünülen “vize diyaloğu” sürecinin neler getireceği ise belirsizliğini koruyor.

Öne çıkan diğer bir gündem maddesi, 19 yıl aradan sonra Nicolas Sarkozy’nin G20 Dönem Başkanı sıfatıyla gerçekleştirdiği 6 saatlik Ankara seyahati oldu. Kendi içerisindeki tutarlılığını koruyan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün "Üyeliğimize suni engeller çıkartmayın" diye uyardığı Sarkozy yine kırmızı çizgilerini korudu ve “Üyelikten başka yollar da bulunabilir. Çıkmaz yola girmektense konuşmalıyız” dedi. Her ne kadar Başbakan Tayyip Erdoğan, Sarkozy’e, Kanuni Sultan Süleyman'ın, Fransız Kralı 1. Fransuva'ya yazdığı tarihi mektubu hediye etse de, son derece soğuk ve gergin geçen görüşmelerin, Türkiye-Fransız ilişkilerine ya da Türkiye-AB ilişkilerine herhangi bir katkı sağlamaktan uzak olduğu konuşuluyor.

Tüm okuyucularımıza iyi haftalar diliyoruz.