İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
10-16 OCAK 2011

ALMANYA ŞANSÖLYESİ MERKEL’İN GÜNEY KIBRIS ZİYARETİNDE KULLANDIĞI İFADELER BÜYÜK TEPKİ TOPLADI

Almanya Şansölyesi Angela Merkel 11 Ocak tarihinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) ziyaret etti. GKRY Lideri Dimitris Hristofyas ile temaslarda bulunan Merkel’in Güney Kıbrıs’ta yaptığı açıklamalar Türkiye’de büyük yankı uyandırdı. Almanya Şansölyesi, Güney Kıbrıs’ın çözüm için elinden geleni yaptığını ama Türk tarafının buna karşılık vermediğini belirtti. Merkel, GKRY lideri Hristofyas’ın cesaret ve yaratıcılık sergilediğini, inisiyatif ortaya koyduğunu ifade etti. Alman Şansölye açıklamasında, Güney Kıbrıs onurlu bir uzlaşmaya hazırken, Türk tarafının Rumların adımlarına karşılık vermediğini tespit ettiklerini ifade etti. Türkiye’nin AB üyelik sürecinin devamını ve Kıbrıs sorununun çözümünü arzuladığını vurgularken konu çözümsüz kaldıkça, bunun sürekli sorun oluşturacağını da sözlerine ekledi. Rum lider Hristofyas da Türkiye’yi rehin tutmak istemediklerini belirtti ancak Türkiye’nin AB üyesi olan bir ülkeyi tanımamaya ve kendisinin de imzaladığı Ankara Protokolü’nden kaynaklanan yükümlülükleri ısrarla reddetmeye devam edemeyeceğini vurguladı.

Açıklamanın yapıldığı gün yurt dışında resmi temaslarda bulunan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Merkel’in sözlerine Katar’dan yanıt verdi. Başbakan Erdoğan Ada’da referanduma giden süreci ve referandumu hatırlattı. Referandumda “hayır” diyen Rumların AB’ye alındığını, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ise cezalandırıldığını vurgulayan Başbakan, Almanya Şansölyesi Merkel’in muhtemelen konuştuğunu unuttuğunu ifade etti. Erdoğan, “Güney Kıbrıs’ı AB’ye almak yanlış olmuştur” ifadesinin de Merkel’e ait olduğunu hatırlattı. Başbakan Erdoğan “Sayın Merkel, herhalde Kıbrıs sorununu kendi başbakanlığı döneminden itibaren devam eden bir süreç zannediyor. Kıbrıs sorununun geçmişini bilmiyor.” ifadelerini kullanmaktan da imtina etmedi. Erdoğan’ın açıklamaları üzerine Alman Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert, haftalık basın toplantısında, Merkel’in Annan Planı’nın Kıbrıslı Rumlar tarafından reddedildiğini bilmediği iddiasının yanlış olduğunu, bu konuda Dimitris Hristofyas ile de konuştuğunu ve tarih dersi almaya ihtiyacı olmadığını belirtti. Hükümet Sözcüsü Seibert, Almanya Şansölyesi’nin Kıbrıs’taki durum ile yakından ilgilendiğini vurgularken uzun vadede Avrupa’da bölünmüş bir ülke bulunmasının kabul edilemez olduğunu, Kıbrıslıların bu durumdan hoşnut olmadıklarını ifade etti ve Almanya’nın da bu bölünmüşlüğün aşılabilmesi için her türlü çabayı harcayacağını sözlerine ekledi. Başbakan Erdoğan da partisinin il başkanları toplantısında yaptığı konuşmada Almanya’dan özür beklediklerini kaydetti. 

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu temaslar gerçekleştirdiği Suudi Arabistan’da yaptığı açıklamada hep Almanya’nın bu konuda olumlu katkı yapacağını düşündüklerini ancak Merkel’in son açıklamalarının bu konudaki kanaatlerinde ciddi bir sukut-u hayale yol açtığını belirtti. Davutoğlu, bu konudaki görüşlerini “Eğer Sayın Merkel ve Almanya Kıbrıs konusunda barış yönünde bir çaba sarf edecekse, ki biz bunu her zaman destekleriz, öncelikle taraflar arasında objektif bir tutum sergilemelidirler.” şeklinde ifade etti. Davutoğlu son iki yıl içinde bütün olumlu girişimlerin Türk tarafından geldiğini hatırlattı.

Merkel’in bu ziyaretinin iki açıdan önem taşıdığı ifade ediliyor. Öncelikle, ilk defa bir Alman şansölyesi GKRY’ye bir ziyaret gerçekleştirmiş oldu; ikinci olarak da, GKRY’nin 2012 yılının ikinci yarısında AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı devralacak olması ve bu döneme kadar sorun çözülmezse bu sorunun dönem başkanlığına da yansıması ihtimali göz önünde bulunduruluyor. Geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen Üçüncü Büyükelçiler Konferansı’na katılan Yunanistan Başbakanı Papandreu’nun Erzurum’daki açıklamalarından sonra Merkel’in de Kıbrıs sorunuyla ilgili açıklamalarda bulunması Kıbrıs’ın yeniden dış politikanın merkezine yerleşmesine sebep oldu.

Kıbrıs’ta liderler arasındaki çözüme yönelik görüşmeler de devam ediyor. 12 Ocak tarihinde bir görüşme gerçekleştiren liderler 26 Ocak’ta Cenevre’de gerçekleştirilecek görüşmeden önce 21 Ocak’ta tekrar bir araya gelecekler. Hatırlanacağı üzere Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-moon Ekim ayı sonunda tarafları New York’a davet etmiş ve 18 Kasım’da taraflarla bir görüşme gerçekleştirmişti. O görüşmede 2011 yılının Ocak ayı sonunda tekrar görüşülmesi kararı alınmıştı. New York’ta gerçekleştirilen ve Cenevre’de gerçekleştirilecek görüşmelerin, Kıbrıs’taki müzakerelerde BM’nin rolü ve bu rolün geleceği açısından çok önemli olduğu değerlendirmeleri yapılıyor.