İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-9 OCAK 2011

İKV’DEN HAFTAYA BAKIŞ

2011 yılının ilk altı ayında Avrupa Birliği (AB) Bakanlar Konseyi’nin Dönem Başkanlığı’nı Macaristan üstlenecek. Bu göreve getirilen ilk Merkez ve Doğu Avrupa Ülkesi olması Macaristan’a önemli sorumluluklar yüklüyor. 2010 yılı sonunda Belçika Dönem Başkanlığı’nda açılamayan Rekabet faslının da Macaristan Dönem Başkanlığı sırasında açılacağı ümit ediliyor.  

Diğer taraftan, yeni yılın ilk gününde Mısır’ın İskenderiye şehrinde bir Hıristiyan kilisesine yönelik saldırının ardından Hollanda’da bir camiye gerçekleştirilen saldırı, buruk bir başlangıç yapmamıza neden oldu. Buna karşın, bu çirkin saldırıları kınamak üzere bir araya gelen farklı dinden kişilerin birlikteliği, bu tür saldırıların din, inanç özgürlüğü ve hoşgörüye olan bağlılığımıza gölge düşürmemesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. 

25. Dünya Üniversiteler Kış Oyunları Tesisleri’nin açılış töreni nedeniyle Erzurum’da bir araya gelen Başbakan Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu, hava sıcaklığının -10 dereceyi bulduğu açılışta karşılıklı sıcak mesajlar vererek, dost komşu ülke imajı sergilediler. Ancak, daha sonra katıldıkları 3. Büyükelçiler Konferansı, tarafların sert mesajlarına sahne oldu. Papandreu’nun, “8 Türk savaş uçağı çarşamba günü Yunan adasının üzerinde uçtu. Türkiye neyi ispatlamak istiyor? Bu Ege’deki statüyü değiştirmeyecek” şeklindeki ifadeleri ile kıta sahanlığı konusunda Türkiye’yi gerginliği tırmandıran taraf olarak işaret etmesi ve ardından Kıbrıs konusuna ilişkin “Türkiye’nin Kıbrıs’ta işgali devam ettiği sürece AB üyeliği olamaz” ve “Hristofyas’ın karşısında gerçek bir muhataba ihtiyaç var”  sözlerinin ardından uçmaya hazırlanan barış güvercinlerinin dahi donup kaldığını söylemek yanlış olmaz! Papandreu’nun bu sözleri üzerine Erdoğan’ın “Türkiye AB üyeliği için 50 yıl sabreden bir ülke. Türkiye’yi istemiyorsanız açıkça söyleyin. Dadaşlığımızı bir yere kadar devam ettireceğiz” ifadeleri açılışa damgasını vurdu. KKTC’ye yönelik izolasyonlara son verilmesini isteyen Erdoğan, muhatap konusunda ise Hristofyas’a seslenerek “45 küsur görüşme yaparken, hangi sıfatla konuşuyorsan o sıfatla konuşacaksın” dedi.

Türkiye’nin vizyoner dış politikasının ve küresel düzlemde yükselen rolünün tartışıldığı Büyükelçiler Konferansı’nda, Kıbrıs sorunu gibi kronik sorunlar, elbette Türk dış politikasının “büyük düşünmesine” engel değil. Ancak, şu da bir gerçek ki, iç meselelerini çözememiş bir ülkenin dünya meselelerinde “âkil ülke” haline gelmesi oldukça zor.

Adalet gibi son derece temel ve hayati bir meselede, “Hizbullah skandalı” ekseninde yüksek yargı ile hükümet arasında yaşanan gerilim, AB sürecinde en fazla reform yapılan konuların başında gelen hukuk alanındaki birçok soruna dikkati çekti. Özellikle, yargı üzerindeki iş yükünü azaltma yönünde önemli bir adım olarak nitelendirilen, AB İlerleme Raporları’nda altı sıkça çizilen bir husus olan ve AB fonlarıyla kurulan “istinaf mahkemeleri”nin henüz hayata geçirilmemiş olması, Türkiye tarafında yaşanan reform durgunluğunun somut örneği. Başta uzun tutukluluk süreleri ve kamu vicdanını yaralayacak tahliyeler olmak üzere adaletin yerini bulması için toplumsal çekişmelerin bir kenara bırakılarak, Kopenhag kriterlerine daha sıkı sarılmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

Geçtiğimiz hafta gündeminin ilk sıralarını alan bu gelişmelerin yanı sıra, Flaman ve Valonlar arasında uzlaşma sağlanamaması nedeniyle tarihi bir fırsatı kaçıran ve yola hükümetsiz devam eden Belçika’dan, AB Dönem Başkanlığı’nı tartışmalı medya yasasının gölgesinde devralan Macaristan Dönem Başkanlığı’na ve diğer gündem maddelerine ilişkin ayrıntılı bilgiyi bültenimizde bulabilirsiniz.