İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-9 OCAK 2011

ÜÇ YENİ AVRUPA DENETLEME MAKAMI OLUŞTURULDU

Avrupa’daki mali kriz sırasında risk önleme ve ulusal denetleyici makamlar arasındaki eşgüdümün sağlanması konusunda yaşanan eksikliklerin giderilmesi yönünde,  Avrupa Birliği yeni bir mali denetleme sistemi oluşturdu. Bu kapsamda, hatırlanacağı gibi, 16 Aralık 2010 tarihinde, Avrupa Sistemik Risk Kurulu (European Systemic Risk Board – ESRB) Almanya’nın Frankfurt şehrinde faaliyete geçmişti. Bağımsız bir yapıya sahip bu kurumun görevi ise mali sistemi yakından takip ederek, gelecekte mali kriz tehdidi oluşturabilecek risklerin tespit edilmesi.

Bununla bağlantılı olarak, 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren, ESRB ile yakın işbirliğinde çalışacak üç yeni denetleme kurumu daha hayata geçirildi. Söz konusu düzenleyici kurumların her biri sırasıyla bankaları, sermaye piyasalarını, sigorta ve emeklilik fonlarını denetlemekle yükümlüler.  Bu üç kurum sırasıyla şunlar:

-Avrupa Bankacılık Kurumu (European Banking Authority) - Londra

-Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Kurumu (European Securities and Market Authority) - Paris

-Avrupa Sigorta ve Mesleki Emeklilik Kurumu (European Insurance and Occupational Pensions Authority) – Frankfurt

Bu yeni mali düzenleme çerçevesinde oluşturulan denetleme kurumları, Avrupa şirketlerinin Avrupa Birliği kurallarına uymalarını sağlamakla görevli olacak. Bu bağlamda, gerekli görülen hallerde, ulusal piyasalara müdahale etme hakkına da sahip olacaklar. Avrupa Komisyonu’nun İç Pazar ve Hizmetlerden Sorumlu Üyesi Michel Barnier, konu ile ilgili açıklamasında, bu kurumların ulusal makamların yerini almak üzere değil, aksine, aralarındaki eşgüdümü sağlamak üzere kurulduklarını vurguladı. Barnier, ayrıca, farklı Üye Devletlerin ulusal makamları arasında bir uyumsuzluk çıkması halinde ise Avrupa denetim kurumlarının bunu çözmekle yükümlü olduğunu belirtti. Buna ek olarak, bu yeni çerçeve düzenleme ile mali krizden çıkarılan derslerin somut bir şekilde hayata geçirildiğini ve bu adımın tüm mali reformların temelini oluşturduğunu belirtti.