İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
16-30 HAZİRAN 2024

AB GÜNDEMİ: AB Doğa Restorasyon Yasası: Ekosistemleri Korumaya Yönelik Tasarıya Konseyden Onay

AB Doğa Restorasyon Yasası: Ekosistemleri Korumaya Yönelik Tasarıya Konseyden Onay


AB, doğa restorasyonu konusunda tarihi bir adım atarak alanında dünyada ilk olan Doğa Restorasyon Yasası’nı onayladı. 17 Haziran 2024 tarihinde AB Konseyi tarafından kabul edilen bu yasa, Avrupa’nın ekosistemlerini koruma amacı taşıdığı gibi, yasal olarak bağlayıcı restorasyon hedefleri belirleyen ilk düzenleme olma özelliğini de taşıyor. Doğa Restorasyon Yasası, AB’nin Biyolojik Çeşitlilik Stratejisi kapsamında, ekosistemleri restore ederek, biyolojik çeşitliliği artırmayı ve iklim değişikliğiyle mücadele etmeyi amaçlıyor.


Doğa Restorasyon Yasası’nın temel hedefi, 2030 yılına kadar AB’nin kara ve deniz alanlarının en az %20’sini ve 2050 yılına kadar bozulmuş ekosistemlerin tamamını restore etmek. Yasa, AB’nin gıda güvenliğini artırmasına, ekosistem hizmetlerini teşvik etmesine ve uluslararası iklim taahhütlerine ulaşmasına yardımcı olacak. Yasayla birlikte Üye Devletler, karasal, kıyı, tatlı su ve deniz ekosistemlerini iyileştirmeyi amaçlayan kapsamlı restorasyon önlemleri alacak.

Doğa Restorasyon Yasası, geniş kapsamıyla dikkat çekiyor ve çeşitli ekosistemler için özelleştirilmiş hedefler belirliyor:

  • •Ekosistem Restorasyonu: 2030 yılına kadar karasal, kıyı, tatlı su ve deniz ekosistemlerinin %30’unun iyi duruma getirilmesi hedefleniyor. Bu hedef 2040 yılında %60’a, 2050 yılında ise %90’a çıkarılacak.
  • Polinatörlerin Korunması: Yasa, polinatör popülasyonlarının 2030 yılına kadar artırılmasını amaçlayan özel önlemler içeriyor. Bu bağlamda, kelebekler ve diğer polinatörler böceklerin korunmasına yönelik adımlar atılacak. Polinatör korunması, tarımsal verimliliğin artırılmasına ve ekosistem hizmetlerinin iyileştirilmesine katkı sağlayacak.
  • Kentsel Yeşil Alanlar: Şehirlerde yeşil alanların artırılması ve doğal akışa izin veren nehirlerin iyileştirilmesi için yapay engellerin kaldırılması da yasanın öncelikleri arasında yer alıyor. Yasada, 2030 yılına kadar kentsel yeşil alanların ve ağaç örtüsünün net kaybının önlenmesi ve bu alanların artırılması hedefleniyor. Böylelikle, şehirlerdeki hava kalitesinin iyileştirilmesine ve sıcaklıkların düşürülmesine yardımcı olacak.
  • Tarımsal Ekosistemlerin Restorasyonu: Bu restorasyon sayesinde biyolojik çeşitlilik ve tarımsal verimlilik artıracak. Bu bağlamda, yasada belirlenen hedefler arasında tarımsal alanlardaki kelebek popülasyonlarının ve organik karbon stoğunun artırılması yer alıyor.
  • Turbalık Restorasyonu: 2030 yılına kadar tarımsal turbalık alanlarının %30’unun restore edilmesi ve en az dörtte birinin yeniden sulak hale getirilmesi planlanıyor. Turbalıkların restore edilmesi, tarımsal sera gazı emisyonlarının azaltılmasına da katkıda bulunacak.
  • Orman Ekosistemleri: Orman ekosistemlerinde organik karbon stoğunun, ölü odun miktarının ve biyolojik çeşitliliğin artırılması hedefleniyor. Orman ekosistemlerinde yapılacak restorasyon çalışmaları, aynı zamanda doğal afetlere karşı direnci artıracak ve ekosistem hizmetlerini iyileştirecek.
  • Nehir Bağlantısallığı: 2030 yılına kadar restorasyona tabi tutulacak nehirlerdeki insan yapımı engellerin kaldırılarak 25 bin km serbest akan nehir alanı oluşturulması hedefleniyor. Nehirlerin ve sulak alanların restorasyonu, biyolojik çeşitliliğin artırılmasına katkı sağlayacak.

Doğa Restorasyon Yasası’nın sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik faydaları olduğu öngörülüyor. Yapılan araştırmalar, doğa restorasyonuna yapılan her 1 avroluk yatırımın 4 ila 38 avro arasında ekonomik fayda sağladığını gösteriyor. Restorasyon çalışmaları, doğal afetlerin etkilerini azaltarak ve iklim değişikliğine uyumu artırarak, Avrupa’nın ekonomik direncini güçlendirecek.

Yasanın Yapım Sürecindeki Tartışmalar

Doğa Restorasyon Yasası’nın yapım süreci oldukça tartışmalı geçti. Avrupa Halk Partisi (EPP) gibi muhafazakâr gruplar, özellikle tarım sektörüne olan etkileri nedeniyle yasaya muhalefet etti. Muhalifler, yasanın çiftçilerin geçim kaynaklarını tehdit edeceğini, gıda üretimini azaltacağını ve tedarik zincirlerini bozacağını iddia etti. Buna karşılık, yasa destekçileri bu düzenlemenin Avrupa’nın uzun vadeli ekonomik ve çevresel sürdürülebilirliği için gerekli olduğunu savundu. Yasa tasarısı son olarak yeşiller partisinin desteği ile 329 lehte ve 275 aleyhte oyla kabul edildi. Özellikle, iklim bilimciler ve çevre örgütleri, yasanın Avrupa’nın biyolojik çeşitliliğini koruma ve iklim değişikliğiyle mücadele etme çabalarına önemli bir katkı sağlayacağını belirtti.

Yasanın AB Konseyinde onaylanması sürecinde ise en ilginç bir siyasi çekişme Avusturya siyasetinde yaşandı. Avusturya’nın Yeşiller üyesi İklim Bakanı Leonore Gewessler’in yasaya desteği, kritik doğa yasasının geçmesi için gereken çoğunluğu elde etmesine yardımcı olmuştu ancak Avusturya’nın iktidardaki muhafazakâr Halk Partisi’nin (ÖVP) tepkisine neden oldu. Şansölye Karl Nehammer, İklim Bakanının kararına ABAD nezdinde itiraz etme sözü vererek, Brüksel’de yaptığı basın açıklamasında, Gewessler’in "Anayasayı ihlal ettiğini" öne sürdü. Nehammer, Gewessler’in koalisyon hükümetinin iradesine aykırı hareket ettiğini ve bu tür eylemlerin "uygun şekilde cezalandırılması" gerektiğini belirtti. Avusturya’da bu durum, iktidar koalisyonunda ciddi bir kriz yarattı. Muhafazakâr Halk Partisi, doğa koruma yasası konusunda verdiği desteği sert bir dille eleştirirken, koalisyon ortakları arasında gerginlik arttı. Şansölye Nehammer, bu eylemin "ciddi bir ihlal" olduğunu ve yasaya karşı yasal mücadele başlatacaklarını söyledi. Avusturya hükümeti, Şansölye’nin açıklamalarının ardından, yasaya ilişkin oy kullanma sürecini geri almanın yasal yollarını araştırmaya başladı.

Yasanın Onaylanması ve Uygulama Adımları

17 Haziran 2024 tarihinde AB Konseyi tarafından resmen kabul edilen Doğa Restorasyon Yasası, Avrupa’nın ekosistemlerini koruma ve restore etme yolunda önemli bir adımı temsil ediyor. Yasayı destekleyenler, bu düzenlemenin Avrupa’nın ekonomik ve çevresel direncini artıracağını, sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunacağını ve gelecek nesiller için daha sağlıklı bir çevre sağlayacağını belirtiyor. Bu yeni yasanın uygulanması, AB üyesi ülkelerin doğa restorasyonu konusunda ortak bir çaba göstermesini gerektiriyor ve bu bağlamda yasaya olan desteğin güçlü bir şekilde devam etmesi büyük önem taşıyor.

Ulusal Doğa Restorasyon Planları

Üye Devletler, yasada belirtilen hedeflere ulaşmak için “Ulusal Doğa Planları” hazırlayacak. Bu planlar, ulusal bağlamı dikkate alarak hedeflerin nasıl gerçekleştirileceğini, sosyo-ekonomik etkileri ve faydaları değerlendirecek ve uygulama için finansal ihtiyaçları belirleyecek. Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (International Union for Conservation of Nature, IUCN) gibi kuruluşlar, bu planların hazırlanmasında ve uygulanmasında hükümetlere ve diğer aktörlere yardımcı olacak araçlar ve standartlar sunacaklar. Üye Devletler, planlarını 2026 yılına kadar Komisyona sunmak ve ilerlemelerini düzenli olarak raporlamak zorunda..

Sonuç ve Değerlendirme

AB’nin Doğa Restorasyon Yasası, iklim değişikliği ile mücadele ve biyolojik çeşitliliğin korunması için kritik bir adım olarak görülüyor. Yasayı destekleyenler, bu düzenlemenin Avrupa’nın ekonomik ve çevresel direncini artıracağını, sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunacağını ve gelecek nesiller için daha sağlıklı bir çevre sağlayacağını belirtiyor. Yasanın uygulanması, Üye Devletlerin doğa restorasyonu konusunda ortak bir çaba göstermesini gerektiriyor ve bu bağlamda yasaya olan desteğin güçlü bir şekilde devam etmesi büyük önem taşıyor.

Avrupa’nın biyolojik çeşitliliğini koruma ve iklim değişikliğiyle mücadele çabalarına büyük katkı sağlayacak olan yasa, AB’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasına yardımcı olacak. Yasayla birlikte, doğanın korunması ve iyileştirilmesi konusundaki kararlılığını bir kez daha gösteren AB, bu alanda dünya genelinde örnek teşkil etmeye devam edecek.

Fırat Akan, İKV Uzman Yardımcısı