İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

TÜRKİYE-AB GÜNDEMİ: Ticaret Alanında İlk Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Diyalog Toplantısı

Brüksel’de, 8 Temmuz 2024 tarihinde gerçekleştirilen Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu toplantısında; gümrük birliğinin güncellenmesi, Türk iş insanlarının AB ile ticarette karşılaştığı sorunlar, karayolu kotaları ve vize sorunu gibi konular ele alındı.
TÜRKİYE-AB GÜNDEMİ: Ticaret Alanında İlk Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Diyalog Toplantısı

Ticaret Alanında İlk Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Diyalog Toplantısı


Ticaret alanında ilk Yüksek Düzeyli Diyalog Toplantısı 8 Temmuz 2024 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirildi. Toplantıya, Türkiye’yi temsilen Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AB’yi temsilen ise Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Ticaretten sorumlu Komisyon Üyesi Valdis Dombrovskis katıldı. Toplantıda, yükseliş gösteren ikili ticaret hacminden övgüyle bahsedilirken güncellenen bir Gümrük Birliği’nin taraflara getireceği faydalardan ve düzeltilen ticari pürüzlerin ilişkileri ivmelendireceğinden söz edildi. Sahip olunan köklü ilişkilerin geliştirilmesi temennisi iki tarafça da dile getirilirken, toplantının durma noktasına gelen Türkiye-AB ilişkilerine hayat suyu olması bekleniyor.


Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 30 Mayıs 2024 tarihinde faaliyete geçen Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Brüksel Temsilciliği'nde, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Ticaretten sorumlu Komisyon Üyesi Valdis Dombrovskis'le yaptığı toplantının ardından açıklamalarda bulunmuş ve Dombrovskis’in Türkiye ile üst düzey diyalog geliştirmek adına toplantı teklifinde bulunmasını memnuniyetle karşıladığını ifade ederek, bilhassa Gümrük Birliği’nin tarafların yararına olacak şekilde güncellenmesi konusunun 8 Temmuz 2024 tarihinde gerçekleştirilecek toplantının en önemli hedefleri arasında olacağını dile getirmişti.

Bu doğrultuda 8 Temmuz 2024 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu Toplantısı sonrası yaptığı açıklamalarda Ticaret Bakanı Ömer Bolat, toplantının verimli bir havada geçtiğini ve 2023’ün ikinci yarısından beri yaratılmaya çalışılan olumlu gündemin meyvelerinin şu an toplandığını dile getirdi.

Teknik çalışmaların geride bırakılan aylarda üst düzey ticaret çalışma grupları tarafından ele alındığını ve toplantıya giden sürecin böylece hazırladığını belirten Bolat, ticaret alanında ilk defa yapılan bu yüksek düzeyli toplantının Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir kilometre taşı olacağını ve bu toplantının ilişkilerde yeni bir dönem açmasını umduklarını ifade etti.

Bakan Bolat, Türkiye’nin sahip olduğu nitelikli iş gücü ve küresel tedarik zincirlerine olan başarılı entegrasyonuyla Türkiye-AB ticaret hacminin rekor bir rakam olan 205 milyar dolara eriştiğini belirterek bu süreçte Gümrük Birliği’nin yıllar içinde Türk sanayi altyapısına ve Türk ürünlerinin rekabet edebilirliğine olan katkısına değindi. Öte yandan, toplantıda Türk tarafının en önemli beklentisi olarak öne çıkan Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusu hakkında Bakan Bolat, Gümrük Birliği’nin mevcut hâliyle köklü ve kapsamlı Türkiye-AB ilişkilerinin potansiyelini tam olarak yansıtmakta yetersiz kaldığını belirtti. Bolat, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin ekonomik büyümeye olan pozitif etkisi ve Türkiye ile AB arasındaki ekonomik bağları güçlendirmede teşvik edici rolü gibi nedenlerle her iki taraf için de yararlı ve gerekli olduğunu ifade etti.

Türk iş insanlarının AB ülkeleri ile ticaret noktasında yaşadıkları temel problemlerden biri olarak görülen vize sorununa dair Bakan Bolat, bu sorunun Türk iş insanlarının faaliyetlerini aksatmasının yanı sıra Avrupa’nın çok uluslu iş modellerinde de belirsizlikler görülmesine sebep olduğuna değindi. Yaşanan uluslararası gerilimlerin, ülkelerin gümrük vergilerini arttırmak üzerinden birbirleriyle tutuştukları ticaret savaşlarının ve bölgesel askerî çatışmaların ülkeleri tedbirli ticari tavırlar takınmaya ittiğini işaret eden Bolat, yıllardır süregelen küreselleşme akımının da tehdit altında olduğundan bahsetti. Ticaret Bakanı Bolat, böylesi bir süreçte Türkiye’nin AB ile olan ticaretinde, Gümrük Birliği’nin taraflar tarafından modernize edilerek samimi bağlılık ve iş birliği odaklı çalışmanın devam etmesinin önemine değindi.

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Ticaretten sorumlu Komisyon Üyesi Valdis Dombrovskis ise, Türkiye’nin AB’nin beşinci büyük ticaret ortağı konumuna geldiğini belirterek Türkiye-AB ticari ilişkilerinin dengeli bir konumda olduğunu ve değer zincirlerinin birbirine bağlı olduğunu ifade etti. Dombrovskis, bu yüksek düzeyli toplantının ticari engelleri kaldırmak ve gelecekteki iş birliği alanlarını belirlemek konusunda önemli bir platform olduğunu da belirtti. Türkiye'nin 2021 başından bu yana 26 ticaret engelinden 11'ini kaldırması ve özel ikili ticaret çalışma grubundaki çalışmalar doğrultusunda, ilerleyen süreçte tarafların ilave öncelikli engelleri kaldırmanın yollarını görüşmesi bekleniyor.

İKV, toplantı öncesinde iş dünyası temsilcilerinin yer aldığı yuvarlak masa toplantısına katılım gösterdi. Toplantıya İKV’yi temsilen Brüksel Temsilcisi Haluk Nuray katıldı. İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, ticaret konulu diyalogların kurulmasında iş dünyasının rolünün önemine dikkat çekerken, Türkiye-AB arasında ticaretin geliştirilmesinin iş dünyası temsilcileri tarafından da desteklendiğini ifade etti. Türk iş insanlarının AB ile olan ticaretlerinde karşılaştıkları zorluklara da değinen Zeytinoğlu, ‘’Gümrük Birliği’nin iyi işlemesini zorlaştıran konuların da çözümünü bekliyoruz. Özellikle Üye Devletlerin TIR geçişlerine uyguladığı kotalar, AB’nin imzaladığı STA’lara uyum gibi konuların da ele alınacağı bir müzakere sürecinin başlamasını ümit ediyoruz.’’ şeklinde konuştu. AB’nin, tedarik zincirlerini çeşitlendirmeyi amaçladığını ve Çin ile yaptığı devasa ticarete alternatifler aradığını belirten İKV Başkanı Zeytinoğlu, Türkiye’nin bu noktada güvenilir bir partner olduğunun altını çizdi.

Türkiye’nin AB’ye üyelik sürecinin askıya dondurulduğu ve son yıllarda üyelik amacına dair gözle görülür olumlu adımların atılmadığı böylesi bir iklimde, 8 Temmuz 2024 tarihinde kurulan yüksek düzeyli ticaret diyaloğu, taraflar arasında olumlu bir gündemin oluşturulması ve ikili ilişkilerin yüksek düzeyli toplantılar üzerinden halen devam ediyor olması bakımından önem arz ediyor.

Gümrük Birliğinin Güncellenmesi, Vize Sorunu ve Diğer Sorunlar

1963 tarihli Ankara Anlaşması’nın son bölümünü teşkil etmesi adına 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi kararıyla 1995 yılında Türkiye ile AB arasında tesis edilen Gümrük Birliği, Türkiye’nin AB entegrasyonunun temel taşlarından biri olarak görülüyor. Uygulanmaya başlandığı dönemden bu yana yalnızca sanayi ürünlerini kapsayan ve artık günümüzün küresel ticaret dinamiklerine cevap vermekte güçlük çeken Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusu Türkiye-AB ilişkilerinde gündemin daima ilk sıralarında yer alıyor.

Bu anlamda ilk çalışma Dünya Bankası tarafından hazırlanan ve 28 Mart 2014 tarihinde kamuoyuyla paylaşılan rapor olarak gösterilebilir. Tarafların bir serbest ticaret alanı anlaşmasına kıyas tesis ettikleri Gümrük Birliği ile çok daha kârlı bir ortaklık kurduklarını ifade eden ‘’AB-Türkiye Gümrük Birliği’nin Değerlendirilmesi’’ başlıklı rapor, küresel ekonomideki değişimlerin Gümrük Birliği üzerinde de güncellemelerin yapılmasını zorunlu kıldığını ve modernize edilmiş bir Gümrük Birliği’nin her iki tarafa da sosyal ve ekonomik kazançları olacağını kaydetti.

Bir sonraki yıl ise bir dizi üst düzey görüşme sonrası, 12 Mayıs 2015 tarihinde, dönemin Avrupa Komisyonunun Ticaretten Sorumlu Üyesi Cecilia Malmström ve dönemin Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin yaptığı ortak açıklama ile Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği’nin güncellenmesi yolunda mutabakata varıldığı açıklandı.

Varılan bu mutabakat neticesinde Gümrük Birliği’nin modernizasyonu müzakerelerine hazırlık aşamasında Avrupa Komisyonu tarafından bir etki analizi hazırlandı ve bu analiz 21 Aralık 2016’da yayımlandı. Söz konusu etki analizi, değerlendirdiği senaryolar arasında mevcut durumun devam etmesinin iki taraf için de ekonomik kayıplar oluşturacağına kanaat getirdi.

Türkiye’nin AB’nin diğer devletlerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının dışında bırakılıyor olması modernize edilmemiş ticari ilişkilerin temel sorunlarından biri olarak görülüyor. Bu anlaşmaların kimi Türkiye’nin yararına olabilirken, müzakere masalarında bulunmuyor oluşu kimi anlaşmalardan Türkiye’nin mağdur olmasına sebep olabiliyor. Aynı sorun Gümrük Birliği’nin AB içindeki işleyişinde görülebiliyor; AB üyesi bir ülke olmadığı için Gümrük Birliği ile ilgili karar alma mekanizmalarında bulunmuyor oluşu Türkiye’yi yalnızca alınan kararları uygulayıcı bir konuma yerleştiriyor.

Bunun yanında, Türk karayolu taşımacılığı sektörüne uygulanan kotalar ve getirilen ek ücretler de Gümrük Birliğinin sağlıklı ve çağa uygun bir biçimde uygulanmasını zorlaştırıyor. Türkiye, AB’nin serbest dolaşım alanının bir parçası olmadığından dolayı sanayi ürünlerinin dolaşımını sağlayan ve hizmet sağlayıcı konumunda olan taşımacılık sektörü fertleri dahi vize uygulamasına tabi bulunuyor ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi Türk pasaportu hamillerine vize kolaylığı veya vize serbestisi sürecini de bir gereklilik hâline getiriyor. Söz konusu durum, yalnızca taşımacılık alanında çalışan Türk vatandaşları için değil, aynı zamanda yurtdışıyla ticari ilişkiler geliştirmek isteyen Türk iş insanları için de büyük bir külfet olarak görülüyor. Ticari temaslarda bulunmak ve fuar veya etkinliklere katılmak gibi amaçlar güden Türk iş insanları, son yıllarda oldukça meşakkatli bir süreç haline getirilen vize engeline takılıyor ve sağlıklı ticari ilişkiler içeren bir ortaklık atmosferi yaratmakta zorlanıyorlar.

Güncellenme konusunu bir zorunluluk hâline getiren en temel teknik sorun ise, Gümrük Birliği’nin yalnızca sanayi ürünleri ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsıyor olması olarak görülüyor. Güncellemenin özellikle kamu alımlarını, hizmetleri ve birincil tarım ürünlerini kapsayacak şekilde genişletilmesi Türkiye’nin konuya dair en önemli hedefi olarak gösteriliyor.

AB, Türkiye’nin ihracatında ilk sırada yer alırken Türkiye, AB’nin en büyük beşinci ticaret ortağı konumunda bulunuyor. 2023 yılında Türkiye’nin AB’ye ihracatı 104,3 milyar doları, AB’den ithalatı ise 106 milyar doları aştı ve bu alanda rekor tazelendi. Gümrük Birliği tesis edilmeden önceki dönemde, 1995 yılında, 30 milyar dolara tekabül eden ticaret hacmi göz önüne alındığında ticaret alanında gelişen ilişkiler gözle görülür bir hâl alıyor.

Tüm bunların yanı sıra, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, durma noktasına gelen ilişkileri ivmelendirmesi ve soğuyan ilişkilere yeni bir hava getirmesi yönüyle de ayrı bir önem arz ediyor.

M. Kerem Kılıçarslan, İKV Uzman Yardımcısı

Diğer Yazılar