İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

AB GÜNDEMİ: AB`den Ulaştırma Projelerine 7 Milyar Avro Fon

Komisyon, Trans-Avrupa Ulaştırma Ağı boyunca demiryolları, iç su yolları ve deniz yolları ağını iyileştirmek ve modernize etmek amacıyla, 134 ulaşım projesine 7 milyar avronun üzerinde fon sağlanacağını duyurdu.
AB GÜNDEMİ: AB`den Ulaştırma Projelerine 7 Milyar Avro Fon

AB'den Ulaştırma Projelerine 7 Milyar Avro Fon


Komisyon, 17 Temmuz 2024 tarihinde, 134 ulaşım projesine 7 milyar avronun üzerinde fon sağlanacağını açıkladı. %80’inin demiryolu projelerine gideceği ifade edilen fonun; Rail Baltica Projesi, Torino-Lyon Yüksek Hızlı Demiryolu Projesi ve Fehmarnbelt Tüneli Projesi gibi yeni demiryollarının inşasına aktarılması bekleniyor. Ayrıca 134 ulaşım projesine 7 milyar avronun üzerinde fon sağlanacağının açıklanmasından bir gün sonra, 18 Temmuz 2024 tarihinde, trans-Avrupa ulaştırma ağının iyileştirilmesine yönelik AB kılavuz ilkelerine ilişkin revize edilmiş bir Tüzük yürürlüğe girdi. Revize edilen Tüzük, daha sürdürülebilir ulaşım modlarının teşvik edilmesi, dijitalleşmenin arttırılması ve çok-modluluğun geliştirilmesine yönelik önemli teşvikleri içerisinde barındırıyor. 


Komisyon, 17 Temmuz 2024 tarihinde, AB üye ülkeleri arasındaki bağlantısallığı artırmak amacıyla Birlik genelinde altyapı yatırımlarını desteklemek için oluşturulmuş bir AB fonu olan Connecting Europe Facility (CEF) kapsamında, 134 ulaşım projesine 7 milyar avronun üzerinde fon sağlanacağını açıkladı. AB'nin Yeşil Mutabakat ve Sürdürülebilir ve Akıllı Hareketlilik Stratejisi hedeflerine katkı sağlaması beklenen finansmanın yaklaşık %83’ü, Trans-Avrupa Ulaştırma Ağı (TEN-T) boyunca demiryolları, iç su yolları ve deniz yolları ağını iyileştirecek ve modernize edecek olan projeleri desteklemek için kullanılacak.

Finansman Kapsamında Atılacak Adımlar

CEF kapsamında sağlanacak olan 7 milyar avroluk fonun %80'ninin, AB içerisinde hâlen yapım aşamasında olan çeşitli demiryolu projeleri için kullanılması bekleniyor:

Rail Baltica Projesi: Toplam uzunluğu 870 km olan ve Litvanya, Letonya ve Estonya’yı kapsayan proje, Baltık Devletleri’ni Avrupa demiryolu ağına entegre etmeyi amaçlayan bir yüksek hızlı demiryolu projesi olarak karşımıza çıkıyor.

• Torino-Lyon Yüksek Hızlı Demiryolu Projesi: Toplam uzunluğu 270 km olan ve Torino ve Lyon şehirleri arasında bir demiryolu hattının inşa edilmesi planlanan proje kapsamında, İtalyan ve Fransız yüksek hızlı demiryolu ağlarının birbirine bağlanması amaçlanıyor.

Fehmarnbelt Tüneli Projesi: Toplam 18 km’lik bir uzunluk ile Almanya ve Danimarka'yı birbirine bağlayacak olan proje tamamlandıktan sonra inşa edilen tünelin, dünyanın en uzun su altı demiryolu ve karayolu tüneli olması bekleniyor.

Denizyolu taşımacılığı konusunda İrlanda, İspanya, Finlandiya, Hollanda, Almanya, Malta, Litvanya, GKRY, Hırvatistan, Yunanistan ve Polonya'daki yaklaşık 20 liman, gemilere kıyıdan elektrik sağlanması ve gemilerin yenilenebilir enerji taşıyabilmesi amacıyla altyapı iyileştirmeleri için desteklenecek.

İç suyolu altyapısına yönelik çalışmalar kapsamında, Schelde Nehri’nde Fransa ve Belçika ve Tuna Nehri'nde Romanya ve Bulgaristan arasındaki sınır ötesi bağlantılar iyileştirilecek. Ayrıca Avusturya, Almanya ve Hollanda'daki iç limanlar da sürdürülebilir taşımacılık için Avrupa'nın nehir ve kanal ağını desteklemeye devam edebilmeleri için fondan yararlanacak.

Karayolu taşımacılığında, çeşitli bilgi ve iletişim teknolojilerini tüm yolcu ve yük taşımacılığı modlarına uygulayarak taşımacılığı daha güvenli, daha verimli ve daha sürdürülebilir hâle getirmek amacıyla tasarlanmış olan Akıllı Ulaşım Sistemleri yaygınlaştırılacak. Buna ek olarak yeni güvenli park alanları inşa edilecek.

Trans-Avrupa Ulaştırma Ağı’na Yönelik Yeni Düzenleme

134 ulaşım projesine 7 milyar avronun üzerinde fon sağlanacağının açıklanmasından bir gün sonra, 18 Temmuz 2024 tarihinde, trans-Avrupa ulaştırma ağının iyileştirilmesine yönelik AB kılavuz ilkelerine ilişkin revize edilmiş bir Tüzük yürürlüğe girdi. Komisyon, Aralık 2021’de ilgili revizyon hakkında bir teklif sunmuştu.

AB, trans-Avrupa ulaştırma ağı politikası ile ulaştırma, enerji ve telekomünikasyon sektörlerinde altyapıların entegrasyonu ve karşılıklı işletilebilirliğini artırmayı amaçlıyor. Revize edilen Tüzük, daha sürdürülebilir ulaşım modlarının teşvik edilmesi, dijitalleşmenin arttırılması ve çok-modluluğun geliştirilmesine yönelik önemli teşvikleri içerisinde barındırıyor.

Tüzüğe göre TEN-T; 2030'a kadar çekirdek ağ, 2040'a kadar genişletilmiş çekirdek ağ ve 2050'ye kadar kapsamlı ağ olmak üzere üç aşamada geliştirilecek. Bu bağlamda eksik demiryolu bağlantıları gibi büyük ölçekli ve çoğunlukla sınır ötesi projelerin, bir ara tarih olarak belirlenen 2040’a kadar tamamlanması gerekecek. Tüzük kapsamında demiryolu, karayolu ve suyollarını entegre etmek amacıyla çekirdek ağ koridorları ile demiryolu yük koridorları birleştirilecek.

Revize edilen Tüzük çeşitli bağlayıcı hedeflere sahip:

• 2040 yılına kadar, TEN-T çekirdek ve genişletilmiş çekirdek ağındaki yolcu demiryolu hatları, trenlerin 160 km/saat veya daha hızlı seyahat etmesine olanak sağlayacak.

• Avrupa Demiryolu Trafik Yönetim Sistemi (ERTMS), demiryollarını daha güvenli ve daha verimli hâle getirmek için tek sinyalizasyon sistemi olarak tüm TEN-T ağında yaygınlaştırılacak.

• 2040 yılına kadar, TEN-T'nin çekirdek ve genişletilmiş çekirdek karayolu ağında ortalama her 150 km'de bir güvenli park alanı inşa edilecek.

• Yılda 12 milyondan fazla yolcuya hizmet veren büyük havalimanlarının uzun mesafeli demiryolu ile birbirine bağlanması gerekecek.

• Aktarma terminallerinin sayısı, trafik akışları ve sektörün ihtiyaçları doğrultusunda artırılacak.

• TEN-T ağı üzerindeki 430 büyük şehrin tamamının sıfır ve düşük emisyonlu hareketliliği teşvik etmek üzere “Sürdürülebilir Kentsel Hareketlilik Planları” geliştirmesi gerekecek.

• Denizcilik sektörü diğer ulaştırma modlarıyla entegre edilecek. Bu doğrultuda kısa deniz nakliye rotaları iyileştirilecek, yeni rotalar oluşturulacak ve deniz limanları ile bunların ara bağlantıları daha da geliştirilecek.

• TEN-T ağının dört Avrupa ulaştırma koridorunun Ukrayna ve Moldova'ya kadar uzatılması ve Rusya ve Belarus ile sınır ötesi bağlantıların kısıtlanması gerekecek.

Trans-Avrupa Ulaştırma Ağı ve Türkiye

Türkiye ile AB arasındaki katılım müzakerelerinde 21’inci Fasıl olarak karşımıza çıkan Trans-Avrupa Ağları, 19 Aralık 2007 tarihinde Brüksel’de yapılan Hükümetler arası Konferans’ta müzakerelere açıldı. Fasla ilişkin gerekli Teknik Kapanış Kriterini yerine getirmek için atılan adımlar neticesinde, Komisyon ile Kapıkule-Halkalı-Ankara-Sivas-Kars Demiryolu Hattı Projesi üzerinde mutabık kalındı. Avrupa Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğü, ilgili Fasılda Türkiye’nin teknik kapanış kriterini karşıladığına dair mektubu, 18 Mart 2011 tarihinde Türkiye’ye gönderdi. Bununla beraber daha önceki raporlarda olduğu gibi, 2023 Türkiye Raporu’nda da, Türkiye’nin Trans-Avrupa ağları konusunda çok ileri düzeyde hazırlıklı olduğunun altı çizildi. Ancak üyelik müzakerelerinin başlamasından günümüze kadar geçen süreçte 35 fasıldan sadece "Bilim ve Araştırma" faslı müzakerelere açıldı ve geçici olarak kapatılabildi.

Sonuç ve Değerlendirme

Bağlantısallık, son yıllarda AB’nin oldukça önem verdiği konulardan biri olarak ön plana çıkıyor. Bu bağlamda birer gün arayla 134 ulaşım projesine 7 milyar avronun üzerinde fon sağlanacağının duyurulması ve Trans-Avrupa Ulaştırma Ağı Tüzüğünü revize eden düzenlemenin yürürlüğe girmesi, AB’nin kıta içerisindeki bağlantısallığını artırmaya yönelik çabalarının son aşaması olarak değerlendiriliyor. Şüphesiz AB içi bağlantıların planlandığı gibi tamamlanmasının ve modernize edilmesinin, Birlik’in ticari ve bu doğrultuda jeostratejik gücüne de katkı sağlaması bekleniyor.

AB ile Gümrük Birliği’ne sahip olan ve üyelik süreci devam eden Türkiye, bulunduğu jeopolitik konum itibarıyla AB’nin Orta Doğu ve Asya’ya bağlantısının tam merkezinde yer alıyor. Dahası Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa’nın Asya ile ticaretinde mevcut durumda en güvenli rota olan Orta Koridor’un önemini daha da artırıyor. Ancak katılım müzakereleri Yunanistan, GKRY ve Fransa gibi üye ülkelerin siyasi blokajında olduğundan dolayı böylesine teknik ve iki tarafa fayda sağlayacak bir konuda bile ilerleme kaydedilemiyor.

Ahmet Emre Usta, İKV Uzmanı

Diğer Yazılar