Dışişleri Bakanı Fidan’ın Beş Yıl Aradan Sonra AB Gayriresmî Dışişleri Bakanları Toplantısına Katılımı
Türkiye, beş yıl sonra ilk kez yeniden AB Dışişleri Bakanları Gayriresmî Toplantısına davet edildi. 2019 yılından sonra toplantıya katılım gösteren Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil etti. Rusya-Ukrayna ve İsrail-Filistin konularının görüşüldüğü toplantıda Bakan Fidan, Türkiye’nin her iki uluslararası kriz konusundaki görüş ve tutumlarını aktardı. Ayrıca Bakan Fidan, Türkiye-AB ilişkileri özelinde başta vize serbestisi ve Gümrük Birliği olmak üzere Türkiye’nin beklentilerini dile getirdi. İlişkilerdeki tıkanıklığa yol açan önemli bir konu olan Kıbrıs meselesi de toplantının gündemi arasında yerini aldı. Bakan Fidan, Türkiye’nin AB’ye üyeliğinin stratejik bir hedef olduğunu vurgularken, Kıbrıs konusunun ilişkilerin seyrinde olumsuz bir etki yaratmaması gerektiğini ifade etti. AB’nin Türkiye’yle ilişkilerdeki odağının ise daha çok stratejik ortaklık ve uluslararası krizlerde iş birliği gerçekleştirmenin gerekliliği üzerine olduğu görüldü.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29 Ağustos’ta Brüksel’de gerçekleşen AB Dışişleri Bakanları Gayriresmî Toplantısına katılım gösterdi. Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba’nın da yer aldığı AB Dışişleri Bakanları Gayriresmî Toplantısının ilk oturumunda Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi ele alındı. Toplantının ikinci oturumunda ise İsrail-Filistin çatışması ve Gazze’de ateşkes sağlanması için devam eden müzakereler tartışıldı. Gazze’de yaşananlar hususunda AB bir ateşkes sağlanmasının şart olduğunu ifade ederek iki devletli çözümü desteklese de Türkiye’nin Hamas’a yaklaşımı, AB’nin resmî tutumuyla çelişki doğuruyor. Öte yandan, bu zıtlığa rağmen, Türkiye ve AB arasında İsrail-Filistin konusundaki gerilimi azaltmaya yönelik iş birlikleri imkânsız görünmüyor.
Bu önemli konuların görüşüldüğü yaklaşık iki saat süren toplantıda Bakan Fidan, mevkidaşlarıyla ikili görüşmeler de gerçekleştirdi. Bakan Fidan, toplantı öncesi Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis ile görüştü. Bakan Fidan ayrıca, İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, Lüksemburg Dışişleri Bakanı Xavier Bettel ve Belçika Dışişleri Bakanı Hadja Lahbib ile de bir araya geldi.
Türkiye-AB Gündemi
Öncelikle Türkiye’nin beş yılın ardından ilk kez AB Gayriresmî Dışişleri Bakanları Toplantısına davet edilmesi taraflar arası ilişkilerde önemli bir gelişme olarak görülüyor. Türkiye’nin aynı formattaki katıldığı son toplantı 2019 yılında idi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, toplantının ardından yaptığı açıklamada, Türkiye-AB ilişkilerinde mevcutta iki önemli konu olduğunu ve bu konuların tartışıldığını dile getirdi. Bu konulardan ilki, Türkiye-AB ilişkilerinin kurumsal açıdan ne şekilde ileriye taşınabileceği iken, ikincisi ise hem küresel hem de bölgesel konularda taraflar arasındaki iş birliğinin nasıl sağlanacağı ve geliştirileceği üzerine oldu.
Türkiye’nin Öncelikleri Neler Oldu?
Dışişleri Bakanı Fidan, Türkiye için önemli konulardan birinin vize serbestisi olduğunun altını çizdi. Bakan Fidan, vize serbestisine yönelik 66 kriterin Türkiye tarafından tamamlandığını ve geriye kalan altı kriterin tamamlanması için de ilgili kurumlarla istişare içerisinde çalışmaların yürütüldüğünü vurguladı. Bakan Fidan’ın açıklamaları, özellikle çok girişli ve uzun süreli vizelerin yaygınlaştırılması için AB kurumları ve üye ülkelerle temasların devam edeceğine işaret ediyor.
Ayrıca Bakan Fidan, Türkiye’nin, AB’ye üyelik sürecine stratejik bir hedef olarak baktığını vurguladı. Öte yandan, Kıbrıs sorununun Türkiye-AB ilişkilerine dâhil edilmeksizin ayrı tutulması gerektiği de Bakan Fidan tarafından dile getirildi. AB’nin Kıbrıs konusu özelinde taraflar arasında müzakerelerin yeniden başlaması gerektiğine ilişkin görüşüne karşılık Bakan Fidan, taraflar arasında bu konuda uzun süredir devam eden müzakerelerden sonuç alınamadığını ifade etti. Ayrıca Bakan Fidan, Annan Planı’na vurgu yaparak GKRY’nin planı reddettiğini ve ardından AB tarafından verilen sözlerin tutulmadığını da hatırlattı. Bakan Fidan, Kıbrıs konusuna ilişkin çözüm için gerekenin, egemen eşitlik ve uluslararası eşit statü olacağını belirtti.
Buna ek olarak, AB’ye üyeliğin Türkiye için stratejik bir hedef olmasının yanı sıra tarafların pozitif gündem üzerinden yol almasının doğru olacağı da Bakan Fidan’ın açıklamalarında yer aldı. Gelecekte, özellikle teknik konularda da hız kazanılması gerektiğine parmak basan Bakan Fidan, ilk adım olarak 2019 yılında askıya alınmış olan yerleşik diyalog mekanizmalarının tekrar işletilmesi ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusunda Türkiye’nin beklentilerinin karşılanması gerektiğini vurguladı.
“Türkiye Aday Ülkedir ve Öyle Olmaya Devam Edecektir.”
Türkiye’nin talepleri karşısında AB de karşılıklı istişarenin önemine vurguda bulundu. Türkiye-AB ilişkilerinde dış politika, güvenlik ve savunma konuları başta olmak üzere tüm alanlarda yapıcı ve sürdürülebilir bir şekilde iş birliklerinin devam etmesi gerektiği AB tarafından dile getirildi. Buna ek olarak AB toplantıda, son dönemde yaşanan uluslararası krizlerde Türkiye’nin önemli bir rol oynaması sebebiyle, tarafların birlikte hareket etmesi gerektiğinin vurguladı. Türkiye ve AB’nin bu krizlerde daha derin istişarelerde bulunmasının ve ortak politikalar oluşturmasının önemine değindi. Özetle AB, dış politikada aynı perspektiften bakan, ortak kararlarla ilerleyen ve kendisine destek veren bir Türkiye görmek istediğini belirtti. Öte yandan, Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesi için ilki Zürih’te gerçekleştirilen barış zirvesi gibi bir zirveye Türkiye’nin ev sahipliği yapmak isteyip istemeyeceği de toplantıda konuşulan konular arasında yer aldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bu zirvelere Rusya’nın davet edilmemesi durumunda herhangi bir sonuç alınamayacağını vurgulayarak, Türkiye-AB arasında Rusya-Ukrayna savaşı konusundaki bakış açısı farklılığını da ortaya koymuş oldu.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, bir aday ülke olan Türkiye için taraflar arasındaki zorlu konuların konuşulması açısından, bu toplantıya katılımın ne denli önemli olduğuna değindi. Toplantıda Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmede yakın coğrafyadaki durumun üzerinde durulduğunu ifade eden Borell, ikili ilişkilerdeki zorlukların başında gelen Kıbrıs ve Ortadoğu konusunda paylaşımda bulunduklarını belirtti. Borrell gerçekleşen bu toplantının, özellikle Kıbrıs konusundaki sorunları çözmek için bir adım olması umudunu taşıdığını da belirtti. Toplantıda sorulan bir soru üzerine Türkiye’nin üyelik sürecine dair bir takvimin konuşulmadığını söyleyen Borrell, “Türkiye aday ülkedir ve öyle olmaya devam edecektir.” dedi. Buna karşın AB üye ülkeleri tarafından, Türkiye’nin üyelik hedefinin yeniden canlanabilmesi için siyasi kriterlerin yerine getirilmesinin ve AİHM kararlarının uygulanmasının gerekliliğinin altını çizen açıklamalar yapıldı. Buna ek olarak, Türkiye’nin adaylık statüsüne alternatif oluşturacak “stratejik ortaklık” da gündeme getirildi. Bu stratejik ortaklık çerçevesinde; dış politika, göç ve enerji gibi konularda iş birliği yapılmasının gerekli olduğuna vurgu yapıldı.
Değerlendirme
Beş yıl aranın ardından Türkiye’nin katıldığı AB Dışişleri Bakanları Gayriresmî Toplantısı, Türkiye tarafından AB’nin bir diyalog arayışı olarak görüldü. Türkiye’nin önceliği ise toplantıda görüşülen konular özelinde taraflar arasında bir diyalog kanalının açılması için zemin yaratılması oldu. Öte yandan, Türkiye’nin toplantıda vurguladığı konular, her iki tarafın ticarete yönelik kalkınmasını artırmayı sağlayacak olan Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve ayrıca vize serbestisi gibi konular olurken, AB daha çok uluslararası krizlerle beraber baş edebilmenin önemine vurgu yaptı. Üyelik süreci açısından pozitif bir çerçeve çizen bu gelişme, Borell’in ifadelerinde de yer aldı.
Toplantıya beş yılın ardından katılmak Türkiye için her ne kadar önemli olsa da, Bakan Fidan’ın gündeme getirdiği Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi konularında tarafların kısa dönemde ilerleme sağlayabileceği hâlen büyük bir soru işareti. Öte yandan Türkiye’nin, AB’ye üyelik sürecinden yaşadığı tıkanıklıkları ve bu tıkanıklıkların çözüme kavuşturulması sonucunda daha kolay ilerleme sağlanacağını dile getirmesi önem arz ediyor. AB tarafına bakıldığında ise, AB’nin özellikle Rusya-Ukrayna ve İsrail-Filistin çatışmalarında Türkiye’yle ortak hareket edebilecek durumda olmayı arzu ettiği görülüyor.
Türkiye, AB üyeliği serüvenini stratejik bir hedef olarak gördüğünü vurguluyor ancak, özellikle AB’nin genişleme politikasını Ukrayna, Moldova ve Gürcistan’a yönelttiği bu atmosferde, Türkiye’nin AB ile ilişkilerde üyelik beklentisinin yeniden bir dinamizm kazanması pek mümkün görünmüyor. Üyelik hedefi, özellikle yakın gelecek için rafa kaldırılmış bir konu olmaya devam etse de dış politika, güvenlik ve enerji konularında iş birliğinin gerçekleştirilmesi için planların ortaya koyulması, Türkiye-AB ilişkilerinin yeniden inşa edilebilmesi açısından önem arz ediyor. Öte yandan, Kıbrıs sorunu başta olmak üzere ilişkilerde yaşanan tıkanıklıklar ve bunun taraflar arasındaki diğer konulara sirayet etmesi Türkiye’nin Birlik’e üyeliği için zor engeller oluşturmaya devam ediyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 29 Ağustos’ta gerçekleşen bu önemli toplantıya katılımı değerli bir adım olsa da masaya yatırılan konulara ilişkin kararlı ve somut adımlar atmak ilişkilerin geleceği açısından büyük önem taşıyor.
Nagehan Nur Uysal, İKV Uzmanı