Büyük Yapay Zekâ Anlaşması: AB, ABD, Birleşik Krallık ve İsrail, "Avrupa Konseyi Yapay Zekâ Çerçeve Anlaşması"na Taraf Oldu
Andorra, AB, ABD, Birleşik Krallık, Gürcistan, İzlanda, İsrail, Moldova, Norveç, San Marino, 5 Eylül’de Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta bir araya gelerek, yapay zekânın geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olan Avrupa Konseyi Yapay Zekâ Çerçeve Anlaşması’nı imzaladı. Avrupa Konseyi (The Council of Europe) tarafından hazırlanan anlaşma, yapay zekâ uygulamalarını insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü değerleriyle uyumlu hâle getirmeyi hedeflerken, güvenilir ve şeffaf yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesini teşvik ediyor.
Yapay zekânın geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olan Avrupa Konseyi Yapay Zekâ Çerçeve Anlaşması, 5 Eylül tarihinde Avrupa Birliği adına Avrupa Komisyonu tarafından Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta imzalanarak önemli bir adım atıldı. İmzacı ülkeler arasında Andorra, ABD, Birleşik Krallık, Gürcistan, İzlanda, İsrail, Moldova, Norveç ve San Marino’nun da yer aldığı bu anlaşma yapay zekâ uygulamalarını insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne ilişkin temel değerlerle uyumlu hâle getirme taahhüdünde bulunulurken, aynı zamanda yapay zekâ teknolojilerinde yeniliğin teşvik edilmesi ve kamu güveninin inşa edilmesi amaçlıyor.
Anlaşma, AB Yapay Zekâ Yasası’ndaki benzer ilkeleri paylaşarak yüksek riskli yapay zekâ sistemleri için yükümlülükler getirirken, güvenilir ve insan merkezli yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesini de teşvik ediyor. Ayrıca, yine Yapay Zekâ Yasası’na benzer bir şekilde, yapay zekâ tarafından üretilen içeriklerde şeffaflığı zorunlu kılıyor. Anlaşma aynı zamanda ABD ve AB’nin yapay zekâ konusunda ilk defa ortak bir anlayışa varabilmesi açısından da büyük önem taşıyor.
Anlaşma Neyi Amaçlamakta?
Anlaşmayı, hızla ilerleyen yapay zekâ teknolojisinin ortaya çıkartabileceği yasal boşlukları doldurmak amacıyla oluşturan Konsey, böylece Yapay Zekâ Yasası’nın da bazı farklılıklarla tüm dünyaya yayılmasını sağlamayı hedefliyor. Yapay zekâ teknolojisinin potansiyel kusurlarını ve sorunlarını en aza indirmeyi amaçlayan anlaşmanın temelinde, 2023 yılının kasım ayında Birleşik Krallık’taki Bletchey Park’ta düzenlenen güvenlik zirvesinde alınan kararlar yer alıyor. Yapay Zekâ Yasası’na da büyük bir yön vermiş olan bu zirvede, anlaşmayı da şekillendiren isimler arasında büyük teknoloji şirketleri de bulunuyordu. Anlaşma, yapay zekâ sistemlerinde kişisel verilerin korunması, dezenformasyonun engellenmesi ve sosyal puanlama gibi kritik konularda küresel bir çerçeve oluşturma girişimi olarak değerlendiriliyor.
Hem kamu yetkilileri hem de özel sektör tarafından kullanılacak yapay zekâ sistemlerini kapsayan bu sözleşme, ilgili sistemleri kullanan tüm şirket ve kurumların, yapay zekânın insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü üzerindeki olası etkilerini değerlendirmelerini ve bu değerlendirmeleri kamuoyuyla paylaşmalarını zorunlu kılıyor. Anlaşma, yine Yapay Zekâ Yasası’na benzer şekilde kullanıcıların yapay zekâ geliştiricileri tarafından alınan kararlara itiraz etme hakkını tanıyor ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda yapay zekâ kullanıldığı takdirde kullanıcının bilgilendirilmesini zorunlu hâle getiriyor.
Anlaşma Nasıl Uygulanacak?
Anlaşmanın uygulama mekanizmasının ana hatları:
Anlaşmanın imzalanması, yapay zekâ düzenlemelerine yönelik koordineli, küresel bir yaklaşıma doğru atılmış önemli bir adım. Ülkeler, üst düzey ilkeler üzerinde uzlaşarak, yapay zekânın temel hakları koruyacak şekilde ve inovasyonu teşvik ederken, güvenliği de artırarak geliştirilmesini ve kullanılmasını sağlamayı hedefliyor. Yapay Zekâ Yasası’nın bu şekilde belli başlı değişikliklerle Birlik dışındaki ülkelere de yayılması, hem yapay zekâ sistemleri geliştiricileri açısından benzer kurallara göre farklı bölgelere adapte etme açısından daha kolay olacak hem de dünya üzerindeki tüm kullanıcıların bu alanda eşit haklara sahip olmasını sağlayacak.
Yapay zekâ sistemlerinin kullanımının insan haklarıyla tam uyumlu olmasını sağlamayı amaçlayan bu küresel girişim, en az üç Avrupa Konseyi üyesi devletin de dâhil olduğu beş imzacının onaylamasının ardından üç ay sonra yürürlüğe girecek. O tarihten itibaren dünyanın dört bir yanındaki ülkeler anlaşmaya katılabilecek ve hükümlerine uymayı taahhüt edebilecek.
Sonuç ve Değerlendirme
Avrupa Konseyi Yapay Zekâ Çerçeve Anlaşması, yalnızca yapay zekâ teknolojilerinin düzenlenmesi açısından değil, aynı zamanda insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün korunması bakımından da büyük bir adım olarak değerlendirilmeli. Anlaşma, yapay zekâ uygulamalarının etik sınırlar içinde kalmasını ve yeniliği teşvik ederken toplumun güvenini kazanmayı hedefliyor. Özellikle yüksek riskli yapay zekâ sistemlerine yönelik yükümlülüklerin getirilmesi ve şeffaflık ilkesinin vurgulanması, kamu yararına hizmet eden yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşması için bir temel oluşturuyor. Ancak bu küresel düzenleyici çerçeveye rağmen, ulusal düzeyde uygulamanın nasıl sağlanacağı konusunda bazı zorluklar devam ediyor. Ulusal düzenleyicilerin bu süreci etkin bir şekilde denetleyip denetleyemeyeceği hâlâ bir soru işareti. Bu noktada, uluslararası iş birliği ve deneyim paylaşımı, küresel yapay zekâ standartlarının tutarlı bir şekilde uygulanmasında kritik bir rol oynayacak.
Bir diğer önemli mesele, anlaşmanın özellikle ABD ve AB arasında bir iş birliği zemini yaratmış olması. Bu, küresel yapay zekâ düzenlemelerinin geleceği için olumlu bir gelişme olduğu gibi, özellikle ABD merkezli büyük teknoloji şirketlerinin de bu sürece katılım göstermesi, sektörün küresel çapta daha uyumlu hâle gelmesine katkıda bulunacak. Öte yandan, anlaşmanın teknoloji devlerinin çıkarları ile kamu yararını nasıl dengeleyeceği de dikkatle izlenmesi gereken bir alan olacak. Yapay zekâ teknolojisinin hızla evrilmesi göz önüne alındığında, anlaşmanın modüler ve uyarlanabilir yapısı, değişen teknolojilere karşı esneklik sağlaması açısından önemli bir avantaj sunuyor. Ancak bu esneklik, aynı zamanda düzenleyicilerin teknolojiye ayak uydurmasını ve yapay zekânın olası zararlarını önleyici önlemleri gecikmeden uygulamaya koymasını zorunlu kılıyor. Sonuç olarak, Avrupa Konseyi’nin bu adımı, yapay zekânın hem toplumsal fayda sağlaması hem de insan hakları ve temel özgürlükleri tehdit etmemesi açısından kritik bir dönüm noktası olarak görülmekte.
Bared Çil, İKV Uzman Yardımcısı