İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

TÜRKİYE- AB GÜNDEMİ: Dışişleri Bakanı Fidan’dan Türkiye- Avrupa İlişkileri Değerlendirmesi: Liyakata Dayalı Üyelik Vurgusu

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan France 24’a verdiği mülakatta Türkiye- AB ve özellikle Türkiye- Fransa ilişkilerinde Sarkozy öncesi çizgiye dönülmesi gerektiğini vurguladı.
TÜRKİYE- AB GÜNDEMİ: Dışişleri Bakanı Fidan’dan  Türkiye- Avrupa İlişkileri Değerlendirmesi: Liyakata Dayalı Üyelik Vurgusu

Dışişleri Bakanı Fidan’dan  Türkiye- AB İlişkileri Değerlendirmesi: Liyakata Dayalı Üyelik Vurgusu

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 20 Aralık 2024’te Fransız kanalı France 24’a verdiği mülakatta Türkiye-Avrupa ilişkilerini ele aldı. Liyakate dayalı bir üyelik yolunun açılması gerektiğini vurgulayan Bakan Fidan, Türkiye’nin bölgede daha etkili bir güç olması için Avrupa ile birleşmesi gerektiğini ifade etti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: “Liyakate Dayalı Üyelik Yolu Açılmalı”

Dışişleri Bakanı Fidan, gerçekleştirdiği mülakatta Türkiye ve Avrupa ilişkilerinin geleceğine yönelik sorulara yanıt verdi. Bakan Fidan’a son haftalarda Avrupa’daki liderlerin -Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron- Ankara temasları göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye’nin AB üyeliğinin geleceğinin nasıl olabileceği üzerine soru soruldu. Buna karşılık Dışişleri Bakanı Fidan ilişkilere yönelik olarak, genel olarak Türkiye ve Avrupa, özellikle Türkiye ve Fransa arasındaki ilişkilerde Sarkozy öncesi çizgiye dönülmesi gerektiğini söyledi. Avrupa’nın iki büyük ülkesi Almanya ve Fransa’nın siyasi liderlerinin Sarkozy dönemine kadar, Türkiye’nin AB üyeliğini stratejik bir adım olarak gördüklerini vurguladı. Ancak daha sonra, Türkiye’nin üyeliğinin iç siyasetin bir parçası olarak ele alındığını ifade eden Bakan Fidan, Türkiye’nin kimlik siyaseti bakış açısıyla görüldüğünü ekledi.

Bakan Fidan konuşmasının devamında, Avrupa’da iki eğilim olduğundan bahsetti. Fidan’a göre birinci yaklaşım, Avrupa’nın jeopolitik düşünce ile Türkiye’yi de içine alarak kendi bölgesinde kendi ağırlık merkezini oluşturup, uluslararası kaosa ve jeopolitik risklere karşı daha dayanıklı hâle gelmesi gerekiyor. İkinci yaklaşım ise Avrupa’nın kendi güvenliği için diğer aktörlere çok bağımlı kalması.

 2007 ve 2008’i altın zamanlar olarak nitelendiren Dışişleri Bakanı, “Türkiye’ye bu net yol haritası verildiğinde, AB reformları yoldaydı ve başka hiçbir uluslararası aktör Türkiye’yi tehdit etmiyordu” dedi. Bunun sebebinin AB’nin Türkiye’ye iyi davrandığını ve liyakate dayalı bir sürecin işlediğini bilmeleri olduğunu ifade eden Fidan, daha sonra Türkiye’nin üyeliğinin Avrupa siyaseti içinde kimlik siyaseti tartışmalarının bir parçası hâline geldiğini vurguladı. Bunun değişmek zorunda olduğunu ve Sarkozy öncesi çizgiye dönülmesi gerektiğini belirtti. Liyakate dayalı üyelik açılması gerektiğini ifade ederek Türkiye’nin bölgede daha etkili güç oluşturması için Avrupa ile birleşmesi gerektiğinin altını çizdi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a mülakatın devamında beş yıldır askıya alınan Yüksek Düzeyli Siyasal Diyalog toplantılarının yakın zamanda yeniden başlayıp başlamayacağı üzerine soru yöneltildi. Bakan ise buna yanıt olarak Komisyon Başkanı von der Leyen’in Türkiye ziyaretine değinerek, ziyaret sırasında von der Leyen’in böyle bir ihtimale sahip olmak istediğine yönelik izlenim edindiklerini ifade etti. Buna ek olarak Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da kesinlikle bu yönde ilerlemek istediğini de vurguladı.

Değerlendirme

Suriye’de yaşanan gelişmelerin ardından geçtiğimiz ay, Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen’in gerçekleştirdiği Ankara ziyareti, kamuoyunda geniş çapta tartışılan bir konu olmuştu. Von der Leyen ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ziyaret sırasında yaptıkları açıklamada Yüksek Düzeyli Ekonomi Diyalog toplantılarının da başlayacağını ve AYB’nin Türkiye’deki faaliyetlerine yeniden döneceğini belirtmişlerdi. Komisyon Başkanı, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi üzerine umut verici ifadeler kullanmış ve aday ülke Türkiye ile iş birliğini devam ettirme konusunda istekli olduklarını vurgulamıştı.

Sonuç olarak, Fidan’ın açıklamaları ile 17 Aralık 2024’te açıklanan Genel İşler Konseyi’nin sonuçları da göz önünde bulundurulduğunda, tarafların değişen jeopolitik dengeler ile güvenlik ve ekonomik sorunları gözeten, çıkarlara dayalı bir yaklaşımı olduğu görülüyor. Çok yakın bir zamanda üyelik yönünde büyük bir adım atılması mümkün gözükmese de iki tarafın ortak çıkarlara yönelik iş birliklerini derinleştirmek için diyaloğu artırması kuvvetli bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.

Hatice Fulya Topyıldız, İKV Uzman Yardımcısı

Diğer Yazılar