Savaşın üçüncü yılında ABD’nin Ukrayna’ya olan desteğinde büyük bir değişim yaşandı. Joe Biden’in gidişi ve Donald Trump’ın ABD Başkanlığı görevine gelmesiyle beraber ABD Ukrayna yönetimine yönelik eleştirilerini sertleştirdi. Biden’in tam tersi yönünde ilerleyen Trump, Rusya ile barış planı konuşmalarına başlayıp Ukrayna ve Avrupa’yı bu sürecin dışında tutmaya başladı. Bu durum hem Avrupalı liderler hem de Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskyy için rahatsızlık yarattı. Trump ek olarak Ukrayna’nın başta “sömürgecilik” olarak nitelendirdiği Mineral Anlaşmasını da ortaya attı. Savaşın üçüncü yılı biterken gözler Batılı liderlerin Kiev ziyaretine ve Mineral Anlaşması’na çevrildi.
Savaşın Üçüncü Yılı
Kulağa kısa bir süre gibi gelen bu üç yılda binlerce insan yerlerinden edildi ve hayatlarını kaybetti. Şimdiye kadar iki taraf da büyük kayıplar verdi ancak hâlen savaşın seyrini bir diğeri aleyhine değiştirecek herhangi bir gelişme olmadı. Rusya 2022 yılında ilhak ettiği Ukrayna’nın dört bölgesinin kontrolünü hâlâ tamamen ele geçirebilmiş değil. Dahası Ukrayna askerî personel sıkıntılarıyla yüzleşmesine rağmen Rusya Ukrayna’nın hatlarını tamamen çökertebileceği bir hareketi gerçekleştiremedi. Bazı kaynaklara göre Rusya’da günlük ortalama 1000-1500 arası ölü ya da yaralı bulunuyor. Rusya’nın az da olsa bir kazanımı varsa buna büyük kayıplar vererek ulaşmış durumda. Kayıplara ek olarak, Rusya’nın savaş ekonomisi %10 enflasyon, uçuk faiz oranları ve sönük ekonomik büyüme ile zorlanıyor. NATO ise bu süreçte Finlandiya ve İsveç genişlemesi ile Putin’in amaçladığının tam tersini bile gerçekleştirdi.
AB, savaşın hâlâ devam etmesine tepki olarak Rusya’ya yönelik ekonomik ve bireysel kısıtlayıcı önlemler içeren 16’ncı yaptırım paketini duyurdu. Bu paket, Rus ekonomisinin hayati sektörlerine dokunarak, rejimin Ukrayna’ya karşı yasa dışı, saldırgan ve haksız savaşı yürütme yeteneğini daha da zayıflatmayı amaçlıyor.
Batılı Liderlerin Kiev Ziyareti
Savaşın yıl dönümünde -ABD’deki değişime karşı- Batılı liderler, dayanışma ve destek mesajları vermek için Kiev’e ziyaret gerçekleştirdi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Konseyi Başkanı Antonió Costa başta olmak üzere Kanada, Danimarka, Estonya, İzlanda, Letonya, Litvanya, Finlandiya, Norveç, İspanya ve İsveç’ten liderler Kiev’e gidenler arasındaydı. Türkiye, Arnavutluk, Birleşik Krallık, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Almanya, Japonya, Moldova, Hollanda, Polonya, İsviçre ve diğerler ülkelerin temsilcileri de online olarak buluşmaya katılım gösterdi. AB Konseyi Başkanı António Costa, “Hepimiz Trump’ın Rusya’yı müzakerelere zorlamak için gösterdiği çabayı takdir ediyoruz ve umarım ikili görüşmeler gerçek barış müzakerelerinin kapısını açar” dedi.
ABD-Ukrayna Mineral Anlaşması
Trump’ın yoğun baskılarının ardından Ukrayna’dan yetkililer ve Trump yönetimi mineraller ve diğer kaynaklar üzerine bir anlaşmaya vardıklarını belirtti ancak bir final anlaşması henüz netleşmedi. The New York Times’a göre taslakta, Ukrayna’nın doğal kaynaklarından elde edilen gelirlerin aktarılacağı kontrollü bir ABD fonunun kurulması yer alıyor. Güvenlik garantilerine taslakta yer verildi ancak ABD’nin Ukrayna’nın güvenliğini koruma konusunda herhangi belirli bir taahhütte bulunup bulunmadığı belirsiz. Mevcutta Trump’ın ABD’nin şimdiye kadar Ukrayna’ya verdiklerinin iki katını alma isteğinin taslakta bulunmaması biraz da olsa olumlu bir senaryo oluşturuyor. Güvenlik konusunda ise ABD net bir şekilde Ukrayna’nın arkasında durmazsa Ukrayna’nın bağımsızlığına dair haklı endişeleri gerçeğe dönüşebilir.
Deniz Bal, İKV Uzman Yardımcısı