İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

Almanya’nın Yeni Şansölyesi Friedrich Merz: “Avrupa Bizden Bir Şeyler Bekliyor”

Büyük Koalisyon hükümeti, Friedrich Merz’in “gecikmeli” Şansölyelik seçiminin ardından resmen göreve başladı.
Almanya’nın Yeni Şansölyesi Friedrich Merz: “Avrupa Bizden Bir Şeyler Bekliyor”

Almanya’da 23 Şubat 2025’te yapılan erken genel seçimlerin ardından, Hristiyan Demokrat Birlik Partileri (CDU/CSU) ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasında kurulan koalisyon hükümeti, Friedrich Merz’in 6 Mayıs 2025’te Federal Meclis’te (Bundestag) Şansölye seçilmesiyle resmen göreve başladı.

Almanya Tarihinde Bir İlk

Seçimlerde CDU/CSU oyların %28,6’sını alarak birinci parti olurken, SPD %16,4 ile tarihinin en düşük oy oranını elde etmişti. İki parti bekledikleri performansı göstermemiş olsa da hükümeti kurmak için gereken çoğunluğu sağladılar. Koalisyon görüşmeleri sonucunda, 9 Nisan 2025’te “Almanya İçin Sorumluluk” başlıklı koalisyon anlaşması imzalandı ve 5 Mayıs’ta partiler tarafından onaylandı. 6 Mayıs’ta Bundestag’ta yapılan Şansölye seçiminde Almanya tarihinde bir ilk yaşandı. Merz, ilk tur için gerekli olan 316 oyluk basit çoğunluğu sağlayamadı. Bu beklenmedik gelişme Almanya’da “politik deprem” olarak yorumlandı. AfD Eş Genel Başkanı Alice Weidel seçimin ardından, “Almanya için iyi bir gün, Merz kenara çekilmeli ve genel seçim yolu açılmalı” yorumunu yaptı. Weidel, bu sonucun, CDU/CSU ve SPD’nin kurduğu koalisyonun “temelinin zayıf” olduğunu gösterdiğini söyledi. Toplam 630 sandalyeli Federal Meclis'te mevcut koalisyonun 328 milletvekili bulunuyor. Buna rağmen Merz’in ilk turda gerekli desteği alamaması ciddi bir kriz işareti olarak değerlendirildi. Partilerin verdiği dilekçelerle ikinci tur oylama aynı gün meclis gündemine alındı. Bu turda 325 oy alan Merz, “gecikmeli” de olsa Almanya Federal Cumhuriyeti’nin 10. Şansölyesi seçildi.

Kabineden Dikkat Çekenler

Yeni kabine, 7’si CDU, 7’si SPD ve 3’ü CSU olmak üzere toplamda 17 bakandan oluşuyor. Dışişleri Bakanlığı görevini 60 yılın ardından ilk kez CDU’lu bir ismin yani Johann Wadephul’un devralması kabinedeki dikkat çekici ilk detay olarak öne çıkıyor. Bu durum, iç ve dış politikanın daha uyumlu yürütülmesi ve güvenlik perspektifinin güçlendirilmesi yönünde bir işaret olarak değerlendiriliyor. Uzun yıllar özel sektörde çalışmış olan CDU’lu Katherina Reiche’den ise yeni Ekonomi ve Enerji Bakanı olarak beklentiler oldukça yüksek. Dijital dönüşüm ve kamu yönetimi reformlarına da öncelik verecek olan yeni hükümet, bir Dijitalleşme ve Devlet Modernizasyonu Bakanlığı kuracağını da açıklamıştı. Bu görevi ise yine CDU’lu Karsten Wildberger üstlenecek. Eski hükümetteki diğer liderlerin aksine anketlerde oldukça destek gören mevcut Savunma Bakanı SPD’li Boris Pistorius ise yeni hükümette aynı göreve devam edecek. Bir diğer önemli gelişme ise Serap Güler’in Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı olarak atanması oldu. CDU’lu Güler, Türkiye kökenli ilk kadın siyasetçi olarak federal kabinede önemli bir göreve geldi. 2017–2021 yılları arasında Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Hükümeti’nde Uyum Müsteşarı olarak görev yapan Güler’in, özellikle AB ilişkileri, diaspora politikaları ve entegrasyon alanlarında aktif bir rol üstlenmesi bekleniyor.

İlk Ziyaretler

Merz’in ilk yurt dışı ziyareti, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Paris’te gerçekleştirdiği görüşmeydi. Bu görüşmede, savunma politikalarında daha güçlü bir iş birliği ve Almanya-Fransa-Polonya üçlü iş birliği olan Weimar Üçgeni’nin yeniden canlandırılması konuları ele alındı. Aynı gün, Polonya’ya giden Merz, Başbakan Donald Tusk ile bir araya gelerek doğu komşularıyla ilişkilerini güçlendirme ve bölgesel iş birliğini artırma mesajları verdi. 9 Mayıs’ta Merz, Brüksel’de Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen ile bir araya geldi ve iki lider ortak basın toplantısında savunma ve güvenlik, ekonomik entegrasyon, Sermaye Piyasaları Birliği’nin güçlendirilmesi, dijital ve yeşil dönüşüm gibi önemli birçok konuyu ele aldıklarını belirtti.  Merz, Brüksel’de NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile de görüştü. Görüşmenin arından Rutte, Avrupa’nın savunma harcamalarını artırması gerektiğini belirterek, Merz’in liderliğinin bu konuda kilit rol oynayacağını söyledi.

Değerlendirme

Merz hem Avrupa’nın hem de Almanya’nın yaşadığı çoklu krizlerin ortasında oldukça önemli bir görevi devraldı. Bu kez yalnızca Almanya değil, Avrupa da güçlü ve tutarlı bir liderlik bekliyor. Şansölye seçiminde yaşanan gecikme bir kriz olarak değerlendirilse de Merz, süreci iyi yöneterek dış politika temaslarıyla güçlü mesajlar vermeye başladı. Bundestag’daki ilk konuşmasında, “Avrupa bizden bir şeyler bekliyor. Yeni Alman hükümeti bu sorumluluğu kabul ediyor. Ortaklarımıza ve dostlarımıza güvenilirlik ve öngörülebilirlik sunacağız,” ifadelerini kullandı. Selefi Olaf Scholz’un, dönemine damga vuran “Zeitenwende”sinin (tarihi dönüm noktası) bir “ifade biçimi” olarak Merz için ne kadar anlam taşıdığı tartışılır. Zira, yeni koalisyon anlaşmasında “Zeitenwende” yalnızca bir kez ve iç güvenlikle ilgili olarak geçiyor. Ancak Merz, Bundestag’daki ilk konuşmasında çizdiği vizyonla, Almanya’yı savunma, güvenlik, dijitalleşme ve ekonomik direnç temelinde yeniden yapılandırmayı hedefleyen, Avrupa’nın beklentilerine yönelik sorumluluğu kabul eden, pragmatik ama iddialı bir dönüşüm sürecinin habercisi olarak değerlendiriliyor.

Hatice Zeynep Şen, İKV Uzman Yardımcısı

Diğer Yazılar