İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

ABD ve Japonya’dan Tarihî Ticaret Anlaşması

Bu ticaret anlaşması, yalnızca ikili ilişkilerde değil, küresel ticaret dengelerinde de yeni bir sayfa açılmasına yol açacak nitelikte.
ABD ve Japonya’dan Tarihî Ticaret Anlaşması

ABD Başkanı Donald Trump, Japonya ile “belki de tarihin en büyük ticaret anlaşması” olarak tanımladığı yeni bir ekonomik mutabakatın duyurusunu yaptı. Anlaşma kapsamında Japonya’dan ABD’ye yapılan tüm ithalatta %15 oranında sabit bir gümrük tarifesi uygulanacak. Bu oran, özellikle otomobil ve yedek parça ihracatında daha önce Japonya için geçerli olan %27,5’lik vergiye kıyasla ciddi bir indirim anlamı taşıyor. Japonya açısından en dikkat çekici gelişme ise, otomotiv ve yedek parça ihracatında hacim sınırlaması olmaksızın bu tarifeye tabi olunması ve bu alanda ABD pazarında önemli bir rekabet avantajı elde edilmesi oldu. Bunların ötesinde Başkan Trump, Japonya’nın ABD’ye 550 milyar dolarlık yatırım yapacağını ve bu yatırımların %90’lık kâr oranının ABD tarafına kalacağını ifade etti. Söz konusu yatırımın, ilaç, yarı iletken, savunma sanayi ve enerji altyapısı gibi stratejik alanlarda kullanılacağı belirtildi.

Tarımda Pazara Giriş, Enerjide Yeni Ortaklıklar

Anlaşmanın bir diğer önemli ayağı ise ABD tarım ürünlerine Japonya pazarında daha geniş bir erişim sağlanması oldu. Bu doğrultuda Japonya’nın ABD’den yaptığı pirinç ithalatında %75 oranında artış beklenirken, toplam tarım ürünleri ithalatının 8 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Bununla birlikte, Japonya’nın 100 adet Boeing uçağı ve yıllık 17 milyar dolarlık savunma ekipmanı alımı gibi taahhütleri, ABD’nin dış ticaret açığını azaltma ve stratejik sektörlerde yeniden yapılanma hedefleriyle uyumlu bir çizgi izliyor. Taraflar ayrıca Alaska menşeli sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) projeleri için bir ortaklık tesis edeceklerini duyurdu.

Küresel Etkiler ve Rakip Ekonomiler Üzerindeki Baskı

Uzmanlar, %15 seviyesinin gelecekteki ABD merkezli ticaret anlaşmaları için yeni bir “referans tarifesi” hâline gelebileceğini belirtiyor. Bu gelişme, Güney Kore ve Tayvan gibi ABD ile müzakere hâlindeki ülkeler açısından baskıyı artırırken; Kamboçya, Laos ve Sri Lanka gibi küçük Asya ekonomilerinin rekabet gücünü zayıflatabilecek bir dinamik yaratıyor.

AB de benzer bir baskıyla karşı karşıya. ABD’nin 1 Ağustos’tan itibaren AB’ye %30 oranında gümrük tarifesi getirme tehdidi karşısında, Japonya örneği AB için hem bir model hem de bir uyarı niteliği taşıyor. Nitekim Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Japonya’nın elde ettiği kazanımları olumlu karşılarken, AB-Japonya iş birliğinin ekonomik güvenlik alanında daha da derinleştirileceğini açıkladı.

Sonuç ve Değerlendirme

Trump yönetiminin Japonya ile vardığı anlaşma, yalnızca bir ticaret mutabakatı olmanın ötesinde, ABD’nin küresel ekonomik ve ticari mimariyi yeniden şekillendirme stratejisinin bir parçası olarak okunmalı. ABD, bu anlaşma aracılığıyla Japonya’yı Çin ile olan ekonomik bağımlılığından kısmen uzaklaştırmayı amaçlarken; Japonya da düşük tarife avantajı ve stratejik sektörlerde ABD ile yatırım ortaklığı sayesinde önemli bir konum elde etti.

Ancak bu süreçte, ABD’li otomobil üreticilerinin anlaşmadan duyduğu rahatsızlık ve diğer büyük ekonomilerin henüz benzer bir avantaja ulaşamaması, hâlihazırda bozuk olan ticaret dengelerinde kırılganlık yaratma potansiyelini barındırıyor. Önümüzdeki günlerde Avrupa ve Asya ülkeleriyle imzalanacak yeni anlaşmalar, ABD-Japonya mutabakatının etkilerini daha net gösterecek.

Ahmet Emre Usta, İKV Uzmanı

Diğer Yazılar