İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

Almanya’da Yeni Hükümetin 100. Gün Karnesi

Almanya’da Friedrich Merz liderliğindeki yeni hükümet, ilk 100 günde reform iddiasını somut adımlarla gösterse de iç ve dış politikadaki krizler istikrar için soru işaretleri yaratıyor.
Almanya’da Yeni Hükümetin 100. Gün Karnesi

Almanya Başbakanı Merz liderliğindeki Koalisyon Hükümeti, 13 Ağustos 2025 itibarıyla göreve gelişinin 100’üncü gününü tamamladı. Federal Hükümet “yenilenme” hedefi doğrultusunda ekonomik büyüme, altyapı, iklim, güvenlik ve sosyal adalet alanlarında attığı önemli adımları ve geleceğe yönelik kapsamlı reform hedeflerini, Federal Hükümetin resmî web sitesinde yayımlanan bir değerlendirme ile sundu.

Kapsamlı Reformlar: Ekonomi, Altyapı, Göç ve Güvenlik ve Dış Politika

Hükümet, ekonomide büyümeyi canlandırmak amacıyla yollar, demiryolları, hastaneler, okullar ve dijitalleşme gibi alanlara yönlendirilmek üzere 500 milyar avroluk özel yatırım fonunu devreye aldı. Aynı zamanda, şirketler için vergi indirimleri ve yeni amortisman imkanları sağlayarak sanayi ve KOBİ’lere desteği artırdı. Yüksek teknoloji yatırımları artırılarak Almanya’nın yeniden güçlü bir inovasyon merkezi olma hedefi güçlendirildi. Altyapı ve iklim politikalarında, fonun 100 milyar avroluk bölümü doğrudan iklim korumaya ayrıldı. Karbon yakalama ve depolama teknolojileri, jeotermal enerji ve rüzgâr enerjisinin yaygınlaştırılması öncelikli adımlar arasında yer alıyor. Enerji maliyetlerini azaltmak için hane halklarına yıllık ortalama 150 avro tasarruf sağlayacak düzenlemeler yapılırken, işletmeler için düşük elektrik vergisi kalıcı hale getirildi.

Göç ve güvenlik politikalarında hükümet, “kontrollü göç” anlayışını öne çıkararak sınır kontrollerini artırdı, yasa dışı girişleri azalttı ve iltica süreçlerinde geri göndermeleri hızlandırdı. Sosyal uyumun korunması amacıyla konut krizine müdahale edildi; kiraların dondurulması ve sosyal konut yatırımları genişletildi. Eğitim alanında ise tam gün okullar ve dijitalleşme için milyarlarca avroluk kaynak ayrıldı.

Uluslararası alanda Almanya, Avrupa entegrasyonunda öncü rol üstlenmeye, NATO taahhütlerini güçlendirmeye ve savunma harcamalarını artırmaya yönelik kararlar aldı. Bundeswehr’in modernizasyonu ve Ukrayna’ya uzun vadeli destek de bu çerçevede öne çıkıyor.

Eleştiriler ve Krizler Eşliğinde İstikrar Sorgusu

Merz liderliğindeki hükümetin ilk 100 günü, somut adımlar kadar kriz ve eleştirilerle de şekillendi. Dış politikada Merz’in “diplomatik nezaketten” uzak söylemleri, özellikle İsrail’in İran’a saldırısına ilişkin “kirli iş” çıkışı hem Almanya içinde hem de uluslararası alanda tepki çekti. Gazze politikası nedeniyle koalisyon ortakları arasında görüş ayrılıkları derinleşirken, İsrail’e silah ihracatının durdurulması kararı hem içerde hem dışarda tartışmalara yol açtı.

İç politikada göç alanında alınan kararlar en sert eleştirilerin hedefi oldu. . Almanya-Polonya sınırında yeniden başlatılan kontroller uzun trafik kuyruklarına sebep olurken, geri gönderme uygulamaların AB hukuku ile bağdaşmadığını gözlemlemek mümkün.. Ayrıca hükümetin katı borç kurallarını gevşeterek 500 milyar avroluk yeni kaynak yaratması, seçim öncesinde verilen mali disiplin sözleriyle çeliştiği gerekçesiyle muhafazakâr tabanda rahatsızlık yarattı. Sosyal alanda ise Federal Meclis’te gökkuşağı bayrağına getirilen yasak, hükümetin muhafazakâr eğilimlerinin LGBTİ+ haklarını gölgede bırakabileceği endişelerini gündeme taşıdı. Son olarak Federal Anayasa Mahkemesi üyeliği seçimi sürecinde yaşanan uzlaşmazlık, hükümetin iç uyumuna dair soru işaretlerini artırdı.

Değerlendirme

Yeni hükümetin ilk 100 gününe dair tablo, güçlü icraatlarla birlikte derin tartışmaların da yaşandığını ortaya koyuyor. Ekonomi, altyapı ve iklim politikalarında atılan somut adımlar, Almanya’nın “yenilenme” sürecine yönelik iddiasını güçlendirse de dış politika ve iç siyasette yaşanan krizler hükümetin istikrarında sorunlar olduğu izlenimini veriyor. Merz’in diplomatik üslubu, İsrail politikası konusundaki belirsizlikleri ve göç alanındaki sert uygulamalar hem koalisyon içinde hem de Avrupa düzeyinde eleştirileri artırıyor. Bunun yanında, mali disiplin sözlerinin gevşetilmesi muhafazakâr seçmende güven kaybına yol açarken, gökkuşağı bayrağı tartışması hükümetin bazı yaklaşımlarının toplumda gerilimler yaratabileceğini gösteriyor. Federal Anayasa Mahkemesi üyeliği seçiminde yaşanan uzlaşmazlık da hükümetin iç dengelerini sarsan bir gelişme oldu. Tüm bu unsurlar, hükümetin başlangıçta ortaya koyduğu güçlü reform söyleminin, artan toplumsal kutuplaşma ve siyasi krizlerle sınanacağına işaret ediyor.

Hatice Zeynep Şen, İKV Uzman Yardımcısı

Diğer Yazılar