İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

Orta Doğu’da İlk Resmî Kıtlık İlanı: Gazze’de Yarım Milyon İnsan Açlıkla Savaşıyor

Gazze’de Orta Doğu’nun ilk resmî kıtlık ilanı insani felaketin boyutlarını ortaya koyarken, sahadaki gerçeklik uluslararası toplum için kritik bir sınav haline geldi.
Orta Doğu’da İlk Resmî Kıtlık İlanı: Gazze’de Yarım Milyon İnsan Açlıkla Savaşıyor

Birleşmiş Milletler destekli Entegre Gıda Güvenliği Sınıflandırması (Integrated Food Security Phase Classification-IPC), 22 Ağustos 2025 tarihinde Gazze’de resmen kıtlık ilan etti. Orta Doğu’da ilk kez kıtlık ilan edilen bölge olan Gazze Şehri ve çevresinde en az 500 bin kişinin felaket boyutunda açlık yaşadığı açıklandı. Bu sayının kısa sürede 641 bine çıkabileceği ve Gazze nüfusunun yaklaşık dörtte birini kapsayabileceği belirtildi. 2004’ten bu yana Somali, Güney Sudan, Darfur ve Haiti’de kıtlık ilan eden IPC, Gazze’yi hem beşinci hem de Afrika dışında Orta Doğu bölgesindeki ilk örnek olarak kayda geçti.

Kıtlığın başlıca nedenleri arasında İsrail’in uyguladığı abluka, insani yardımların engellenmesi, altyapının yıkılması ve erişim kısıtlamaları gösterildi. BM Genel Sekreteri António Guterres durumu “tamamen insan yapımı bir felaket” diye tanımladı ve derhâl ateşkes, esirlerin serbest bırakılması ve engelsiz insani erişim çağrısında bulundu. İsrail ise bu değerlendirmeleri reddederek olayları Hamas’ın propagandası olarak niteledi.

IPC kriterlerine göre resmî kıtlık ilanı için üç koşulun aynı anda gerçekleşmesi gerekiyor: hanelerin en az %20’sinin aşırı gıda yetersizliği yaşaması, akut yetersiz beslenme oranının %30’u aşması ve her 10.000 kişiden günde en az 2’sinin açlık, yetersiz beslenme veya hastalık nedeniyle ölmesi. 15 Ağustos itibarıyla Gazze’de bu koşulların tümünün aşıldığı ve “Kıtlık-5. Aşama” durumunun varlığı doğrulandı. 22 ay süren çatışmaların ardından yarım milyondan fazla insan açlık, yoksulluk ve ölümle karakterize koşullarla karşı karşıya. Ağustos ortası ile Eylül 2025 sonu arasında koşulların daha da kötüleşmesi ve kıtlığın Deir al-Balah ve Han Yunus’a yayılması bekleniyor. Kuzey Gazze’de koşulların daha kötü olduğu tahmin edilse de veri yetersizliği nedeniyle sınıflandırma yapılamıyor. Refah Valiliği ise nüfusun büyük ölçüde boşaltıldığına dair göstergeler nedeniyle analize dahil edilemiyor.

Canlı Yayında Hastaneye Saldırı

Kıtlık ilanının hemen ardından İsrail, 25 Ağustos 2025 tarihinde güneydeki Nasır Hastanesi’ne hava saldırısı düzenledi. İlk saldırı hastanenin üst katlarını hedef aldı, ardından kurtarma çalışmaları ve basın mensuplarının varlığı sırasında ikinci saldırı canlı yayında gerçekleşti. En az 22 kişi hayatını kaybederken, bunlar arasında 5 gazeteci ve 5 sağlık çalışanının olduğu açıklandı. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ofisi saldırıyı “trajik bir kaza” olarak nitelendirip soruşturma başlatıldığını duyurdu, ancak ikinci saldırının nedenine ve hedeflere dair net bir açıklama gelmedi. ABD Başkanı Trump, “rehineleri kurtaran benim, bunu görmek istemiyorum, bu kâbusu sona erdirmeliyiz” açıklamasında bulunurken, AB saldırıyı “kesinlikle kabul edilemez” olarak tanımlayarak uluslararası hukuka saygı ve kapsamlı soruşturma çağrısında bulundu.

Değerlendirme

Gazze Sağlık Bakanlığı, 7 Ekim 2023’ten bu yana çatışmalarda en az 62.600 vatandaşın yaşamını yitirdiğini, açlıktan ölenlerin sayısının ise 27 Ağustos 2025 itibariyle 119’u çocuk olmak üzere 313 kişiye ulaştığını bildirdi. 22 Ağustos 2025 tarihinde resmen ilan edilen kıtlık, yalnızca bölgesel bir insani kriz değil, aynı zamanda uluslararası toplumun sınandığı kritik bir dönüm noktası hâline geldi. BM, AB, FAO, UNICEF, WFP ve DSÖ’nün ardı ardına yaptığı acil ateşkes ve insani yardıma engelsiz erişim çağrıları, sorunun küresel düzeyde aciliyetinin kabul edildiğini gösterse de bölgede yaşanan gerçeklik, açlıktan ölen çocukların sayısının günden güne arttığı yönünde.

Uluslararası toplumun gözleri Eylül ayındaki BM Genel Kurulu’na çevrildi. Fransa, Birleşik Krallık, Malta, Avustralya ve Kanada gibi ülkelerden Filistin’in devlet olarak tanınmasına yönelik açıklamalar gelse de somut adımlar atılıp atılmayacağı bu toplantıda ortaya koyulacak. Gelinen noktada Gazze’de yaşananlar, uluslararası toplumun tepkilerinin krize herhangi bir çözüm üretmekte yetersiz kaldığını ve uluslararası hukuka, yardıma ve barışa olan inancın giderek yitirildiğini gösteriyor.

Hatice Zeynep Şen, İKV Uzman Yardımcısı

Diğer Yazılar