İklim Zirvesi’nde yaklaşık 100 ülke, yeni veya güncellenmiş Ulusal Katkı Beyanlarını (Nationally Determined Contributions-NDC) sundu. Bu planlar tüm sektörleri kapsayan sera gazı azaltımı, yenilenebilir enerji yatırımları ve fosil yakıtların aşamalı olarak bırakılması gibi hedefleri içeriyor. Söz konusu hedefler, Brezilya’nın Belém kentinde yapılacak COP30’da resmen sunulacak NDC’lerin temelini oluşturacak.
ABD Başkanı Trump’ın İklim Değişikliği İnkârı
Başkan Donald Trump, İklim Zirvesi sırasında olmasa da Genel Kurul’daki 55 dakikalık konuşmasında, BM’nin iklim senaryolarını hatalı bulduğunu belirtti. Bu senaryoların ülkeler için pahalıya mal olduğunu, başarısızlığa yol açtığını ve iklim değişikliğinin “dünyadaki en büyük aldatmaca” olduğunu ifade etti. Başkan Trump’ın sözleri salonda şaşkınlık yaratırken, bilim insanları ve iklim politikalarını savunan temsilciler tarafından eleştirildi. ABD, Başkan Trump döneminde Paris İklim Anlaşması’ndan çekilmiş ve BM Kalkınma Hedeflerini resmen tanımadığını açıklamıştı.
Çin’den İklim Atağı
Çin, 2035’e kadar emisyonlarını zirve seviyesinden %7-10 oranında azaltacağını duyurdu. Bu, ülkenin ilk kez mutlak bir emisyon azaltımı taahhüdünde bulunması anlamına geliyor. Ayrıca rüzgâr ve güneş kapasitesinin 2020 seviyesinin altı katına çıkarılacağı, fosil olmayan enerji kaynaklarının toplam enerji içindeki payının ise %30’un üzerine yükseltileceği açıklandı. Cumhurbaşkanı Şi Cinping, ABD’yi isim vermeden eleştirerek “Bazı ülkeler bu dönüşüme direniyor; ancak dünya doğru yolda kalmalı” dedi.
AB İklim Hedeflerini Güçlendiriyor
Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, AB’nin 1990’dan bu yana emisyonlarda %40 düşüş sağladığını ve küresel iklim eylemini hızlandırmak için ortaklıklarını derinleştireceğini açıkladı. Ayrıca 300 milyar avroluk küresel temiz enerji fonu taahhüdünde bulunduklarını ve Avrupalı ülkelerin iklim finansmanında dünyadaki lider rolünü sürdüreceğini vurguladı.
Türkiye’nin Yeni Ulusal Katkı Beyanı
Zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, temmuz ayında kabul edilen İklim Kanunu’nun emisyon ticaret sistemi, yeşil finans stratejisi ve ulusal yeşil taksonomi açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda ilerlediklerini ifade eden Erdoğan, enerji, sanayi, binalar, ulaştırma, atık, tarım ve ormancılık alanlarında iklim politikaları geliştirildiğini aktardı. Bu yıl itibarıyla toplam kurulu güç içinde yenilenebilir enerjinin payının %60’ın üzerine çıktığını duyurdu. Erdoğan, Türkiye’nin güncellenmiş Ulusal Katkı Beyanı kapsamında 2035’te 466 milyon ton emisyon azaltımı sağlamayı ve emisyonları 643 milyon tona düşürmeyi hedeflediklerini açıkladı. Türkiye’nin 2023 tarihli NDC belgesinde 2030 hedefi, referans senaryoya göre %41 azaltım ile 695 MtCO²e olarak belirtilmişti. Bu hedef mutlak azaltım yerine artıştan azaltımı öngörüyordu; yeni hedef de benzer bir yaklaşım taşımakta.
Değerlendirme
ABD’nin son yıllardaki iklim politikası küresel iklim eylemleri açısından tartışmalı bir çerçeve sunarken, birçok ülke kendi koşulları ölçüsünde emisyon azaltım hedeflerini ilerletmeye çalışıyor. Gelişmekte olan ülkeler için sanayileşmenin getirdiği emisyon artışları hâlâ önemli bir sınama oluşturuyor. Türkiye’nin tarihsel emisyon payı görece düşük olmakla birlikte, güncellenmiş hedeflerin iklim krizinin yükseldiği mevcut ortamda daha iddialı ve net bir vizyonla desteklenmesi gerektiği yönünde görüşler de dile getiriliyor.
Melike Sönmez, İKV Uzman Yardımcısı