Avrupa Komisyonu, 4 Kasım 2025 tarihinde AB’ye aday ve potansiyel aday toplamda 10 ülkenin AB’ye katılım süreçlerinde kaydettikleri mesafeyi, atılan ve atılması gereken reform adımlarını inceleyen “2025 AB Genişleme Politikası’na İlişkin Tebliğ” (2025 Communication on EU enlargement policy) belgesini kabul etti. Aynı zamanda Komisyon, her bir ülke için ayrı ayrı hazırlanan ülke raporlarını da aynı gün kamuoyuyla paylaştı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ve Avrupa Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos tarafından açıklanan Genişleme Paketi’nde Karadağ ve Arnavutluk’un başarıları öne çıktı.
Türkiye
2025 Genişleme Paketi’nde Türkiye, son yıllarda yayımlanan diğer pek çok AB belgesinde olduğu gibi “AB’ye aday ve kilit bir ortak” olarak tanımlanıyor. Nisan 2024 tarihli AB Zirvesi Kararlarına uygun olarak AB’nin Türkiye ile ilişkileri ortak öncelikler temelinde aşamalı, orantılı ve geri döndürülebilir şekilde ilerlettiği belirtiliyor. Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik müzakerelere geri dönülmesinin iş birliğinin önemli bir parçası olduğu belirtilirken ülkenin demokratik değerlere bağlılığı hususunda endişeler duyulduğu pakette dile getiriliyor. Demokrasi, yargı bağımsızlığı ve temel haklar konularındaki sorunlara şimdiye kadar değinilmediğini ifade eden belgede üyelik müzakerelerinin 2018’den bu yana durmuş olduğu belirtiliyor.
Batı Balkanlar
Karadağ’ın geçtiğimiz sene dört faslı geçici olarak kapatması ve 2025 sonuna kadar birkaç faslı daha kapatmayı hedeflemesi ilgili belgede, “üyelik yolunda önemli bir mesafe alınması ve ülkenin AB üyeliği motivasyonunu açıkça ortaya koyması” olarak değerlendiriliyor. Ülkenin reform sürecini devam ettirmesi ve AB üyeliğine yönelik toplumsal uzlaşıyı sürdürmesiyle ancak 2026 yılı sonunda müzakerelerin tamamlanması hedefine ulaşabileceği vurgulanıyor.
Arnavutluk’un dört fasıl kümesini müzakerelere açarak çok önemli bir yol katettiği genişleme paketinde ifade edilirken yargı reformu, örgütlü suçlarla ve yolsuzlukla mücadele gibi önemli alanlarda ilerlemeler sağlandığı ifade edildi. Genişleme Paketi’nde temeller (fundamentals) kümesindeki ara kriterlerin karşılanması için çabaların devam etmesi gerektiği; böylelikle diğer fasılların geçici kapatılabilmesinin önünün açılacağı belirtildi. 2027 yılında müzakereleri tamamlama hedefinin ise reform ivmesinin korunmasına bağlı olduğunun altı çizildi.
Sırbistan’a ilişkin olarak pakette, bir senedir devam etmekte olan protestolar, artan Ortak Dış ve Güvenlik Politikası uyumuna ve atılan bazı adımlara rağmen yavaşlayan reform ivmesine vurgu yapılıyor. Yargı ve temel haklar alanındaki reformlardaki duraksamanın aşılması gerektiği, akademik özgürlük ve ifade hürriyetindeki geriye gidişin tersine çevrilmesine duyulan ihtiyaç dile getiriliyor.
Kuzey Makedonya’nın hukukun üstünlüğü, kamu yönetimi reformu, demokratik kurumların işleyişine dair yol haritaları ve azınlıkların korunmasına yönelik eylem planı üzerinde çalışmayı sürdürdüğü belirtildi. İlk fasıl kümesinin müzakerelere açılması için hızlı ve etkin adımların atılması gerektiği ifade edilirken ülkenin, Temmuz 2022 tarihli AB Konseyi kararlarında belirtilen ilgili anayasa değişiklikleri üzerinde çalışması gerektiğinin altı çizildi.
Genişleme Paketi’nin Bosna-Hersek ile ilgili bölümünde, ülkedeki siyasal iklimin AB üyelik sürecini baltaladığı ve reform ivmesini yavaşlattığı ifade ediliyor. Ülkedeki Sırp Cumhuriyeti entitesinin kurumsal yapısında yapılan düzenlemelerin ardından ülkenin AB yolunda ilerleme sağlama fırsatı olduğu belirtilirken müzakerelerin başlatılması için yargı reformunun önceliklendirilmesi tavsiye ediliyor.
Kosova’nın yüksek seviyede halk desteğiyle AB üyeliğine bağlılığını sürdürdüğü, hükümetin kurulmasında yaşanan gecikmenin reformları yavaşlattığı, siyasal uzlaşının ve reformları öncelemenin AB hedefi için büyük öneme sahip olduğu Genişleme Paketi’nde ifade ediliyor. Sırbistan’la normalleşmenin ve diyaloğun, ülkenin AB sürecinin bir parçası olduğu dile getirilirken Komisyonun, Kosova’nın üyelik başvurusuna ilişkin görüşünü hazırlamaya hazır olduğu vurgulandı.
Ukrayna, Moldova ve Gürcistan
Ukrayna’nın devam eden savaşa rağmen AB sürecine bağlı kaldığı, tarama sürecinin tamamlandığı ve önemli reformlar gerçekleştirdiği pakette ifade edildi. Birinci fasıl kümesinin de dâhil olduğu üç fasıl grubunu müzakerelere başlamak için gerekli koşulların Ukrayna tarafından yerine getirildiği belirtildi. Bununla birlikte, 2028 yılında müzakereleri tamamlama hedefine ulaşmak için reform ivmesinin özellikle hukukun üstünlüğü konusunda canlı tutulması gerektiği dile getirildi.
Moldova’nın da tarama sürecinin tamamlandığı belirtildi ve ülkenin üyelik yolunda kaydettiği mesafeye dikkat çekildi. Üç fasıl kümesinde müzakerelerin açılabileceği, Moldova hükümetinin 2028 yılında tüm fasılların geçici olarak kapatılması hedefinin ise Komisyon tarafından destekleneceği ifade edildi. Reform ivmesinin korunmasının sürecin devamı için büyük önem taşıdığı vurgulandı.
Genişleme Paketi, Gürcistan’ın üyelik sürecinin 2024 yılında fiilen durduğu, o tarihten bugüne şartların demokrasi, hukukun üstünlüğü ve temel haklarda yaşanan geriye gidişle daha da ağırlaştığı çıkarımını yapıyor. Avrupa Komisyonunun mevcut durumda Gürcistan’ı yalnızca ismen aday statüsünde gördüğü belirtiliyor. Gürcistan hükümetine bu duruma tersine çevirme ve AB rotasına dönme çağrısı yapılıyor.
Tunç İbrahim Ceylan, İKV Uzmanı