İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

Küresel Rekabetin Gölgesinde: Yedinci AB-Afrika Birliği Zirvesi

AB ve Afrika Birliği liderleri, 150 milyar avroluk yatırım paketini ve çok taraflı iş birliğini merkeze alan bir yol haritası belirledi.
Küresel Rekabetin Gölgesinde: Yedinci AB-Afrika Birliği Zirvesi

AB ve Afrika Birliği liderlerini bir araya getiren yedinci AB-Afrika Birliği Zirvesi, 24-25 Kasım 2025 tarihlerinde Angola’nın başkenti Luanda’da gerçekleştirildi. “Etkili Çok Taraflılık Yoluyla Barış ve Refahın Teşvik Edilmesi” temasıyla düzenlenen zirve, iki kıta arasındaki ortaklığın 25’inci yıl dönümüne denk gelmesi açısından da kritik bir önem taşıyordu. Zirveye, ev sahibi Angola Devlet Başkanı João Lourenço ve AB Konseyi Başkanı António Costa eş başkanlık ederken; AB tarafını Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Afrika Birliği tarafını ise Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Mahmoud Ali Youssouf temsil etti. Liderler, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde stratejik ortaklığı derinleştirmek ve 2022 Brüksel Zirvesi’nde kabul edilen “2030 Ortak Vizyonu”nu somutlaştırmak amacıyla bir araya geldi.

Ortak Bildiri ve Çok Taraflılık Vurgusu

Zirve sonunda yayımlanan ortak bildiride, uluslararası hukuka ve BM Şartı’na dayalı uluslararası düzene olan bağlılık teyit edildi. Taraflar, Ukrayna, Gazze, Sudan ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi çatışma bölgelerinde adil ve kalıcı barışın sağlanması gerektiği konusunda mutabık kaldı. Özellikle Sudan’daki durumdan duyulan derin endişe dile getirilerek, çatışmaların derhâl durdurulması çağrısında bulunuldu.

Ekonomik İş Birliği: Küresel Geçit ve Ticaret

Bildiride, “Küresel Geçit Afrika-Avrupa Yatırım Paketi”nin uygulamaya geçirilmesi stratejik bir öncelik olarak görüldü. En az 150 milyar avroluk bir finansmana sahip paket kapsamında Afrika ülkelerinin sanayileşme kapasitelerinin artırılması, ihracatın ürün ve pazar bazında çeşitlendirilmesi ve bölgesel entegrasyona daha güçlü biçimde dâhil olması hedefleniyor. Ayrıca, Trans-Avrupa Ulaştırma Ağı’ndan (TEN-T) ilham alınarak, Afrika’da benzer koridorların geliştirilmesi için AB’nin Afrika Birliği ülkelerine hukuki ve kurumsal destek sağlayacağı belirtildi.

Afrika’nın en büyük ticaret ortağı olan AB, Afrika ihracatçıları nezdinde endişe yaratan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve AB Ormansızlaşma Tüzüğü gibi ticaret politikaları konusunda şeffaf ve kapsayıcı diyalog kanallarının açık tutulacağını taahhüt etti. Afrika ülkelerinin, ham madde ihracatına dayalı mevcut ticaret modelinden, yerel değer yaratımını önceleyen bir sanayileşme modeline geçiş yapması gerektiği vurgulandı. Ayrıca bildiri kapsamında, “Afrika-AB Yeşil Enerji Girişimi” aracılığıyla 2030 yılına kadar Afrika’da en az 100 milyon kişiye temiz elektrik erişimi sağlanması gibi iddialı bir hedef açıklandı.

Göç ve Güvenlik

Bildiride, göç ve hareketlilik konusunun ortak sorumluluk ve uluslararası hukuka saygı temelinde ele alınacağı belirtildi. Düzensiz göçle mücadele ve insan kaçakçılığının önlenmesinin yanı sıra, öğrenciler ve araştırmacılar için yasal göç imkânlarının artırılacağı taahhüt edildi. Güvenlik konusunda ise, BM Güvenlik Konseyinin 2719 sayılı kararı uyarınca, Afrika liderliğindeki Barış Destek Operasyonlarının BM katkı payları üzerinden finanse edilmesine yönelik bir çağrı yapıldı.

Sonuç ve Değerlendirme

2022’deki son zirveden bu yana, Rusya-Ukrayna Savaşı ve küresel jeopolitik kırılganlıklar, iki kıta arasındaki önceliklerin ayrışmasına neden oluyor. Dahası, Çin’in kıtadaki artan etkisi, AB’nin Afrika’daki nüfuz alanını giderek daraltıyor. Buna karşın özellikle yeşil dönüşüm için hayati önem taşıyan kritik ham maddelere erişimin, AB için varoluşsal bir mesele hâline geldiği biliniyor. Ancak Afrika ülkeleri, geçmişin sömürgeci ticaret kalıplarını reddederek, kaynakların yerinde işlenmesini ve katma değerin kıtada kalmasını talep ediyor. Bu doğrultuda AB’nin, Kahire’de düzenlenen ilk zirveden bu yana geçen 25 yılda, Afrika ile ilişkisini geleneksel donör-alıcı modelinden daha stratejik bir ortaklığa taşımaya çalıştığı görülüyor. Küresel Geçit projesi kapsamında AB’nin kıtaya yaptığı yatırımlar ve verdiği taahhütler, Birliğin Çin’e karşı attığı en somut adımlar olarak karşımıza çıkıyor. Ancak bu ortaklığın sürdürülebilirliğinin, AB’nin Afrika’nın sanayileşme taleplerine ne ölçüde yanıt verebileceğine ve vize ile göç konularında ne kadar esnek davranabileceğine bağlı olacağı değerlendiriliyor.

Ahmet Emre Usta, İKV Uzmanı

Diğer Yazılar