İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

ABD Başkanı Trump’ın Grönland’a İlişkin Tehdidi Devam Ediyor

Başkan Trump, Grönland’ı ABD’nin ulusal güvenliği için hayati olarak nitelendirirken, Danimarka Başbakanı Frederiksen ise askerî yollarla ele geçirmenin NATO’nun sonu anlamına geleceğini söyledi.
ABD Başkanı Trump’ın Grönland’a İlişkin Tehdidi Devam Ediyor

ABD Başkanı Donald Trump, Danimarka’nın özerk bölgesi olan Grönland’ın ABD’nin kontrolüne geçmesine ilişkin sözlerini yinelerken, Almanya, Fransa, İtalya, Polonya, İspanya, İngiltere ve Danimarka olmak üzere yedi Avrupalı ülke, 6 Ocak’ta yaptıkları ortak basın açıklaması ile Grönland’ın bulunduğu Arktik bölgesinin güvenliğinin Avrupa için kilit öncelikte olduğu ifade edildi. Öte yandan, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise 8 Ocak 2026'da yaptığı açıklamada Grönland konusunda Avrupa’nın Başkan Trump’ı ciddiye alması gerektiği ifade etti.

Başkan Trump’ın Grönland Tehdidi

ABD Başkanı Trump’ın, Grönland’ı ABD’nin kontrolüne geçirmeye ilişkin tehditleri ve konuya ilişkin tartışmalar son günlerde yoğunlaşsa da Trump, ilk döneminde 2019 yılında Grönland’ı satın alma niyetini açıklamıştı. Bunun ardından Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Trump’ın Grönland’ı satın alma fikrini absürt olarak nitelendirdikten sonra Trump, Danimarka ziyaretini iptal etmişti.

ABD Başkanı Trump, ikinci döneminde de “Ulusal güvenliğimiz açısından Grönland’a ihtiyacımız var” açıklamasında bulundu ve Grönland’ı çok stratejik olarak nitelendirerek bölgenin Rus ve Çin gemileriyle çevrili olduğunu iddia etti. Geçtiğimiz ay Louisiana Valisi Jeff Landry’yi “Grönland Özel Temsilcisi” olarak atamasını takiben Landry sosyal medyadan yaptığı açıklama ile Grönland’ı ABD’nin bir parçası yapmak üzere bu gönüllü pozisyonda hizmet etmekten onur duyduğunu ifade etmişti. Bunun sonucunda Danimarka Dışişleri Bakanı ise ABD’nin Kopenhag Büyükelçisi’nin bakanlığa çağrılacağını duyurdu. Ayrıca, Danimarka Başbakanı, konuya ilişkin olarak “kendi geleceğimize biz karar veririz” şeklinde bir açıklamada bulundu.

Grönland’ın ABD için neden önem arz edebileceği sorusunun yanıtı ise zengin doğal kaynaklarında yatıyor. Grönland, demir cevheri, grafit, tungsten, paladyum, vanadyum, çinko, altın, uranyum, bakır ve petrol dâhil olmak üzere birçok doğal kaynağa sahip. Bununla beraber, nadir toprak elementlerinde 1,5 milyon tonluk rezerv ile dünyada sekizinci sırada ve en büyük nadir toprak elementleri yataklarına da ev sahipliği yapıyor. Öte yandan, Çin’in bilimsel araştırmalar, altyapı yatırımları ve doğal kaynak edinim yoluyla Grönland’daki varlığını artırmaya çalıştığı da biliniyor. Bu bağlamda bölgedeki nadir toprak elementleri zenginliği ile ABD, savunma ve ticari ihtiyaçlarına yanıt vererek tedarik zincirini güvence altına alabilir ve bölgede etkin olduğu takdirde bölgede nüfuzunu artırmaya çalışan küresel rakibi Çin’i geride bırakabilir.

Avrupalı Tepkiler

2025 yılının ikinci yarısında AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı üstlenen Danimarka, öncelik olarak “Güvenli bir Avrupa” diyerek görevi sırasında Grönland meselesi için çalışacağını belirtmişti. AB Konseyi Başkanı Costa da ABD Başkanı Trump’ın tehditlerine yanıt olarak “Danimarka’nın toprak bütünlüğü, Danimarka’nın egemenliği, sınırlarının istikrarı, tahmin edebileceğiniz gibi, bizim için açıkça çok önemli bir konudur” ifadesini kullanmıştı.

ABD’nin 3 Ocak’ta düzenlediği Venezuela operasyonun ardından Grönland’a ulusal güvenlik için ihtiyaç olduğunu ifade eden Başkan Trump’a ise Avrupalı liderlerin yanıtı 6 Ocak’ta geldi. Almanya, Fransa, İtalya, Polonya, İspanya, İngiltere ve Danimarka’nın yaptığı Danimarka Başbakanlık Ofisi tarafından paylaşılan ortak açıklamada “Arktik'teki güvenlik, egemenlik, toprak bütünlüğü ve sınırların dokunulmazlığı dahil BM Şartı ilkelerini savunarak ABD dâhil NATO müttefikleriyle kolektif olarak sağlanmalıdır” ifadesine yer verildi. ABD’nin, Arktik’te güvenliğin sağlanması için “önemli ortak” olduğu kaydedilerek “Grönland, halkına aittir. Danimarka ve Grönland’ı ilgilendiren konularda karar verme yetkisi yalnızca Danimarka ve Grönland’a aittir” şeklinde yanıt verildi.

Değerlendirme

Sonuç olarak hem stratejik hem de doğal kaynak açısından ABD için önemli bir konu Grönland, ABD’nin bölgedeki çıkar arayışları ile Avrupa’nın egemenlik ve uluslararası hukuka dayalı tutumu arasındaki gerilimi ortaya koyan bir mesele olarak karşımıza çıkıyor. ABD Başkanı, ikinci döneminde tarife savaşları ve Venezuela operasyonu göz önünde bulundurulduğunda oldukça tehditkâr tavırlarıyla dikkat çekerken Avrupalı liderlerden yalnızca yedi tanesinin ortak açıklamaya katılması eleştiriliyor ve bu açıklamanın ise oldukça geç yapıldığı düşünülüyor. Öte yandan, ABD’ye yönelik verilen en güçlü yanıt ise “biz satılık değiliz” diyen Grönland halkından geldi. Bu gelişmeler Avrupa’nın güvenliğine yönelik riskler ile NATO’nun geleceğine yönelik soruların artış gösterdiği bir döneme işaret ediyor.

Hatice Fulya Topyıldız, İKV Uzman Yardımcısı

Diğer Yazılar