İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
13-19 HAZİRAN 2013

AP ULUSLARARASI TİCARET KOMİTESİ’NDE TÜRKİYE’NİN PERSPEKTİFİNDEN AB-ABD TRANSATLANTİK TİCARET VE YATIRIM ORTAKLIĞI ELE ALINDI

AP Uluslararası Ticaret Komitesi’nin (INTA) 18 Haziran 2013 tarihli oturumunda, AB- Türkiye-AB Gümrük Birliği ekseninde Türkiye’nin perspektifinden ABD Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTYO) ele alındı. Ekonomi Bakanlığı AB Genel Müdürü Murat Yapıcı, INTA Komitesi üyelerine AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmalarının (STA’lar) Türkiye’ye etkileri, AB ile ABD arasında müzakerelerine önümüzdeki ay başlanacak TTYO’nun Türkiye açısından önemi ve Türkiye’nin AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA’larda mağdur durumda kalmasının önüne geçilebilmesi için muhtemel çözüm yolları ile ilgili bilgi verdi.

Konuşmasına Türkiye-AB ilişkilerinin tarihi ile bilgi vererek başlayan Yapıcı, Türkiye’nin Gümrük Birliği’nin yürürlüğe girmesi ile birlikte AB müktesebatının büyük bir bölümünü de üstelenmek ve ticaret politikasını AB’ye endekslemek zorunda kaldığını buna karşılık Gümrük Birliği’nin asimetrik yapısı nedeniyle karar alma ve politika yapma süreçlerine dâhil edilmediğini ifade etti.

AB’nin 2006 yılında özellikle çok taraflı ticaret sisteminde Doha turu müzakerelerinin çıkmaza girmesi nedeniyle Küresel Ticaret Stratejisi çerçevesinde STA’lara yöneldiğini ifade eden Yapıcı, Strateji Belgesi’nde Gümrük Birliği’ne tek bir referans bile bulunmadığını ve AB-Türkiye Gümrük Birliği’nin AB tarafından büyük ölçüde yok sayıldığını kaydetti. Türkiye’nin STA’lar konusunda AB’nin adımlarını takip etmek zorunda kaldığını ifade eden Yapıcı, AB ile STA imzalayan üçüncü ülkeleri müzakere masasına oturmayı ikna etmenin her zaman mümkün olmadığını ve bazı durumlarda söz konusu üçüncü ülkelerin durumu istismar etmeye çalıştıklarını belirtti.

Türkiye’nin STA’ları konusunda bilgi veren Yapıcı, Türkiye’nin çoğu komşu ülkelerle olmak üzere hâlihazırda yürürlükte olan 18 STA’sı olduğunu ve birkaç ülke ile müzakerelerin halen devam etmekte olduğunu belirtti. STA müzakerelerinin AB ile paralel olarak yürütülmesi konusunda sorunlar yaşandığını vurgulayan Yapıcı Cezayir, Güney Afrika ve Meksika STA’larında olduğu gibi, bazı durumlarda üçüncü bir ülkenin AB ile STA’sının yürürlüğe girmesi ile Türkiye ile imzaladığı STA’nın yürürlüğe girmesi arasındaki zaman farkının on yıla kadar çıkabildiğini kaydetti. Yapıcı, haksız rekabet ve ticaret sapmasına yol açan bu durumun, Türkiye’yi dezavantajlı bir konumda bıraktığına dikkat çekti. Avrupa Komisyonu’nun STA’lara, müzakere ettiği üçüncü ülkeleri Türkiye ile benzer bir anlaşmayı müzakere etmeye davet eden bir “Türkiye hükmü” eklenmesi yönündeki tutumunun, söz konusu maddenin bir bağlayıcılığı bulunmadığı için, beklenen etkiyi yaratmadığını belirtti.

Türkiye’nin mağdur durumda kalmasının önlenmesi için üç alternatif çözüm yolu sundu:

  • Türkiye ve AB’nin Gümrük Birliği olarak tek bir müzakereci konumunda STA müzakere etmeleri;
  • Türkiye’nin AB ülkeleri gibi kendi adına STA müzakere etmesi için Komisyon’u yetkilendirmesi;
  • Türkiye’nin STA’ları AB ile paralel olarak müzakere etmeye devam etmesi, ancak üçüncü ülkeleri buna teşvik etmek için bazı önlemler alınması.

İlk seçeneğin Türkiye’nin AB ile eşit bir müzakere ortağı olarak üçüncü ülke ile aynı masaya oturmasına imkân sağlayacağını belirten Yapıcı, bunun Türkiye için ideal çözüm yolu olduğunu; ancak AB ülkeleri tarafından kabul görmeyeceğini ifade etti. İkinci seçeneğin en pratik çözüm yolu olduğunu belirten Yapıcı, bu doğrultuda Türkiye’nin Komisyon’u STA müzakere etmek için yetkilendirmesi ve nihai STA’nın onaylanmasının ülkenin iç yasal süreçlerine göre gerçekleşmesine bağlı olduğunu kaydetti. Üçüncü çözüm yolunun üçüncü ülkelerle müzakere edilen STA’lara “güçlendirilmiş” bir Türkiye hükmü eklenmesini gerektirdiğini ifade eden Yapıcı, böylece Türkiye’nin AB ile STA müzakere eden ülkelerle eşzamanlı müzakerelere başlayacağını, ancak AB’nin STA’yı imzalamasından Türkiye’nin söz konusu ülke ile STA’sını imzalamasına kadar geçecek sürede Türk mallarının AB ile imzalanan STA koşullarına tabi olmasını sağlayacağını belirtti.

AB-ABD TTYO’nun Türkiye’yi diğer STA’lara kıyasla daha fazla etkileyeceğini kaydeden Yapıcı, konunun ABD nezdinde de en üst düzeyde dile getirildiğini, ancak böyle bir STA imzalamanın şu anda ABD’li yetkililerin gündeminde olmadığını; bu nedenle AB’nin desteğini talep ettiklerini belirtti. Bu nedenle, en gerçekçi çözümün AB-ABD TTYO müzakerelerinin ilk safhasında müzakere metnine güçlendirilmiş Türkiye hükmü eklemek olduğunu belirtti. Türkiye’nin AB’nin imzaladığı STA’lardan doğan mağduriyetinin Avrupa Komisyonu nezdinde on yıldır dile getirildiğini, ancak Komisyon’un tüm çabalarına rağmen bunun giderilmesi yönünde somut bir gelişme olmadığını kaydeden Yapıcı, AP üyelerini bir ilke karar kaleme alarak siyasi iradelerini göstermeye davet etti.

Yapıcı’dan sonra söz alan Avrupa Komisyonu’nun AB-ABD TTYO Başmüzakerecisi Ignacio Garcia Bercero, Gümrük Birliği’nin Türkiye için yarattığı kazanımlardan bahsetti. Buna karşılık, bazı ülkelerin sistematik olarak Türkiye ile STA akdetmekten kaçınmalarının büyük bir sorun oluşturduğunu vurguladı. Bercero, Komisyon’un ABD ve Japonya ile STA müzakerelerinde Türkiye’nin paralel olarak müzakerelere başlamasını desteklediğini ifade etti. AB-ABD TTYO’nun oyunun kurallarını değiştirir nitelikte olduğunu ve Türkiye’ye büyük etkisi olacağını kabul etti. Bercero ayrıca, ABD’nin yalnızca endüstriyel ürünlerle sınırlı bir STA’yı kabul etmeyeceğini ve kapsamlı bir STA müzakere etmek isteyeceğini vurguladı. ABD’nin yakın zamanda Türkiye ile STA müzakere etmeye hazır olacağına inandığını ifade eden Bercero, Türkiye’nin Komisyon’un desteğine güvenebileceğini belirtti.

Konuşmaların ardından, INTA Komitesi üyesi AP üyeleri konu ile ilgili yorumlarda bulundular ve Yapıcı’ya Türkiye-AB Gümrük Birliği ve AB-ABD TTYO konusunda sorular yönelttiler.

Oturumun video kaydına http://www.europarl.europa.eu/ep-live/en/committees/video?event=20130618-1500-COMMITTEE-INTA internet adresinden ulaşılabilir.