İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

AB-Hindistan STA’sı: Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin Asimetrisi Derinleşiyor

AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması, taraflar arasındaki mal ticaretinin %90’ından fazlasını kapsayan gümrük tarifelerinin kaldırılmasını öngörürken, Türkiye açısından ciddi rekabet risklerini beraberinde getiriyor.
AB-Hindistan STA’sı: Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin Asimetrisi Derinleşiyor

Müzakereleri yaklaşık 20 yıl süren AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması (STA), 27 Ocak 2026 tarihinde resmen sonuçlandırıldı. Taraflar arasında “tüm anlaşmaların anası” olarak nitelendirilen bu mutabakat, toplamda “2 milyar insanı kapsayan bir serbest ticaret bölgesi” oluştururken, aynı zamanda dünyanın en büyük ikinci ve dördüncü ekonomisini birbirine bağlıyor. Küresel jeopolitik gerilimlerin arttığı, ABD kaynaklı korumacı politikaların sertleştiği ve tedarik zincirlerinde Çin’e olan bağımlılığın azaltılmaya çalışıldığı bir dönemde atılan bu tarihî adım, Brüksel’in stratejik özerklik arayışının en somut göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Anlaşma, yalnızca gümrük duvarlarını indirmekle kalmıyor; aynı zamanda enerji, teknoloji ve güvenlik alanlarını kapsayan geniş bir stratejik ortaklık zemini inşa ediyor.

Anlaşmanın Önemli Çıktıları: Otomotivden Hizmetlere Kapsamlı Serbestleşme

Anlaşma, AB ve Hindistan arasındaki mal ticaretinin %90’ından fazlasını kapsayan gümrük tarifelerinin kaldırılmasını veya önemli ölçüde azaltılmasını öngörüyor. Yapılan projeksiyonlara göre, anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte AB’nin Hindistan’a ihracatının 2032 yılına kadar iki katına çıkması bekleniyor.

Müzakerelerin en zorlu başlıklarından biri olan otomotiv sektöründe Hindistan, AB menşeli araçlara uyguladığı %110’a varan yüksek gümrük tarifelerini beş yıl içinde kademeli olarak %10’a düşürmeyi taahhüt etti. Ayrıca Hindistan’ın otomobil parçalarına uyguladığı gümrük tarifelerinin beş ila 10 yıl içinde tamamen kaldırılması konusunda uzlaşıldı. Bu adımlar, Avrupalı otomotiv üreticilerinin dünyanın en hızlı büyüyen pazarlarından birine ayrıcalıklı erişim hakkı elde ettikleri anlamına geliyor.

Sanayi ürünleri tarafında makine (%44), kimyasallar (%22) ve ilaçlar (%11) gibi kalemlerdeki yüksek tarifelerin büyük ölçüde kaldırılması planlanıyor. Buna karşılık Hindistan; tekstil, deri, mücevher ve deniz ürünleri gibi emek yoğun sektörlerde AB pazarına gümrüksüz erişim hakkı elde ediyor. Hizmet ticaretinde ise Hindistan, mali hizmetler, denizcilik ve telekomünikasyon dâhil olmak üzere 100’den fazla alt sektörü Avrupalı şirketlere açarak bugüne kadarki en kapsamlı taahhütlerinden birini verdi. Ancak tarım tarafında her iki tarafın da hassasiyetleri korundu. AB süt ürünleri, sığır eti ve pirinç gibi stratejik ürünler, serbestleşme kapsamı dışında tutuldu.

Yürürlük Süreci: Onay Mekanizmaları ve Zaman Çizelgesi

Yeni Delhi’de varılan mutabakatın hayata geçmesi için aşılması gereken teknik ve siyasi prosedürler bulunuyor. Öncelikle metnin hukuki incelemesinin (legal scrubbing) tamamlanması ve tüm AB resmî dillerine çevrilmesi gerekiyor. Bu sürecin yaklaşık 5-6 ay süreceği tahmin ediliyor. Ardından anlaşma, imzalanmak üzere AB Konseyinin onayına sunulacak. İmzaların atılmasını takiben AP’nin onayı ve Hindistan’daki iç onay süreçlerinin tamamlanması gerekecek. Mercosur anlaşmasında yaşanan siyasi gecikmelerin aksine, Hindistan ile varılan mutabakatın daha az tartışmalı olduğu ve onay sürecinin daha hızlı ilerleyebileceği öngörülüyor. Tarife indirimlerinin ve düzenleyici hükümlerin tam olarak uygulanmasının ise anlaşma yürürlüğe girdikten sonra 10 yıla yayılan bir geçiş süreciyle gerçekleşmesi bekleniyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme: Gümrük Birliği’nin Derinleşen Asimetrisi

AB-Hindistan STA’sı, Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin yapısal sorunlarını ve Türkiye aleyhine işleyen asimetrik yapıyı bir kez daha gün yüzüne çıkarıyor. Türkiye’nin karar alma mekanizmalarında yer almadığı bu süreçte, AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA’lar, Türk sanayisi üzerinde ciddi bir rekabet baskısı oluşturuyor. Öyle ki, anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte Hindistan menşeli sanayi ürünleri, AB pazarına ve dolayısıyla Gümrük Birliği üzerinden Türkiye pazarına gümrüksüz erişim hakkı kazanırken; Hindistan ile paralel bir STA’sı bulunmayan Türkiye, bu ülke pazarına girişte korumacı duvarlarla karşılaşmaya devam edecek.

Özellikle tekstil ve hazır giyim sektörü, Hindistan’ın AB pazarında elde edeceği sıfır gümrük avantajı nedeniyle en büyük risk altındaki sektörlerin başında geliyor. Hindistan’ın düşük işçilik maliyetleri ve ölçek ekonomisi, Türkiye’nin AB pazarındaki “yakın tedarik” avantajını fiyat rekabeti yoluyla aşındırma potansiyeli taşıyor. Benzer şekilde, otomotiv yan sanayi ve makine sektörlerinde de Hindistanlı üreticilerin AB tedarik zincirlerine daha güçlü entegre olması, Türk ihracatçıların rekabet gücünü tehdit ediyor.

Ayrıca, AB’nin “Made in Europe” stratejisi ve Hindistan ile geliştirilen ticari ortaklık, yatırımların Türkiye yerine Hindistan’a kayması riskini beraberinde getiriyor. Sonuç olarak AB-Hindistan STA’sı, Türkiye için yalnızca bir pazar kaybı riski değil, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin ertelenemez bir zorunluluk olduğunu hatırlatan bir uyarı niteliği taşıyor.

Ahmet Emre Usta, İKV Uzmanı

Diğer Yazılar