İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
6-12 HAZİRAN 2013

İKV’DEN HAFTAYA BAKIŞ

Geçtiğimiz hafta Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye ilişkilerinde en önemli gündem maddelerinden biri olarak, 12 Haziran 2013 tarihinde Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda Türkiye’deki Taksim Gezi Parkı eylemlerinin ardından gelişen olayların değerlendirilmesi yer aldı. AP kararı, değerlendirmelerden bir gün sonra oylanarak kabul edildi.

AP kararında üzerinde durulan önemli noktalar haber içeriğinde ayrıntılı olarak yer almaktadır. Öte yandan konuyla ilgili AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın basın açıklaması bulunmaktadır.

AB Bakanlığı’nın 7-8 Haziran 2013 tarihlerinde, Türkiye-AB ilişkileri tarihinin en kapsamlı konferansı olduğu belirtilen "Küresel Sorunlar Karşısında Türkiye ve Avrupa Birliği İçin Ortak Gelecek” başlıklı “Avrupa Birliği İstanbul Konferansı” haftanın diğer önemli başlıkları arasına girdi.

AB gündeminde ise, Avrupa Komisyonu’nun, Letonya’ya ilişkin yayımladığı 2013 Yakınsama Raporu’nda ülkenin Avro Alanı’na 2014 yılında geçebileceğini açıklaması önemliydi.

Strasbourg’da  AP Genel Kurulu’nda gerçekleşen “Türkiye’deki Durum” konulu oturumda, Türkiye’de Gezi Parkı’nda başlayan ve diğer illere yayılan protesto gösterileri ve buna karşılık polisin uygulamaları ve hükümetin tavrı eleştirildi. Türkiye’nin AB’ye katılım müzakereleri kapsamında olayların olası etkileri üzerinde değerlendirmelerin yapıldığı oturumda, AB Dış ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Catherine Ashton açılış konuşmasında, polisin kullandığı taktiklerin endişe verici olduğunu ve son 2 haftada polisin çoğunlukla barışçı olan göstericilere karşı aşırı güç kullanımına şahit olunduğunu vurguladı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüştüğünü ve Avrupa Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikası’ndan Sorumlu Üyesi Štefan Füle ile koordinasyon içinde olduğunu belirten Ashton, demokratik olarak seçilmiş hükümetlerin de, temsil edilmediklerini düşünenlerin ihtiyaç ve beklentilerini dikkate almaları gerektiğini ve barışçı gösteriler bu gibi grupların görüşlerini ifade edebilmeleri için meşru bir yol olduğunu belirtti.

Avrupa Komisyonu’nun Genişleme ve Komşuluk Politikası’ndan Sorumlu Üyesi Štefan Füle, geçen hafta bir konferans için İstanbul’da bulunduğu sırada insanların ‘çapulcu’ olmadığını, barış, özgürlük ve saygı arayan, konuşmak ve sözlerinin dinlenmesini isteyen Türkiye’nin çocukları olduğunu söyledi ve bu gençlerin kendi hayatlarını yönetmek isteyen tipik Avrupalı gençler olduğunu kaydetti.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Avrupa Birliği İstanbul Konferansı’na” açılış konuşmasını yapmak üzere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AB’nin Genişleme ve Komşuluk Politikası’ndan Sorumlu Komisyon Üyesi Štefan Füle iştirak etti. Başbakan Erdoğan konuşmasında, AB’nin Türkiye’nin önüne koyduğu her blokajın, kendi geleceğinin, kendi refah ve huzurunun önüne koyduğu bir blokaj olduğunu belirtti. İfade özgürlüğüne getirilen eleştirilere ise, bu konuların 23’üncü ve 24’üncü fasıllarda ele alındığını ekleyerek, AB tarafından müzakerelerde bu başlıklar açılmadan diğer fasılların da açılamayacağına yönelik bir ilke benimsediğini, ancak GKRY’nin engeli sebebiyle bu fasılların resmi açılış hükümlerinin bile kendilerine iletilmediğini ifade etti.

Füle konuşmasında Gezi Parkı olaylarına değinerek, Kürt sorununu çözmek için gösterilen çabaların yanı sıra; aynı çabaları İstanbul ve Türkiye'nin başka yerlerinde meydana gelen gelişmelerde de görmek istediklerini kaydetti.

Hükümet olarak AB sürecini, sonucundan daha önemli gördüklerini belirten AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ise, Türkiye’nin müzakere sürecindeki kazanımlarının AB için önemli olduğunu ve Türkiye’nin bu süreçte diklenmeden dik durmaya çalıştığını açıkladı. Bağış ayrıca vize sorununu gündeme tekrar getirerek, Türkiye tarafı olarak bu konudaki eleştirilerini yineledi.

AB gündemindeki Avrupa Komisyonu’nun Letonya için 2014 yılında Avro Alanı’na geçebileceğini açıklaması, ülkenin ciddi makroekonomik dengesizliklerin üstünden gelerek ekonomisi güçlenen bir ülke örneği olması önemli bir gösterge olarak gösterildi. Avrupa Komisyonu’nun Ekonomik ve Parasal İşler ve Avro’dan Sorumlu Üyesi Olli Rehn tarafından Avro Alanı’nın dağılacağına inananlara bir çeşit cevap teşkil etmesi açısından gelişmeyi önemli bulduğu ifade ediliyor.

 

Tüm okuyucularımıza iyi bir hafta diliyoruz.