İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Kos’tan Türkiye’ye Olumlu Yaklaşım

Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, “AP ile Yapılandırılmış Diyalog” konulu toplantıda Türkiye-AB ilişkilerine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Kos’tan Türkiye’ye Olumlu Yaklaşım

Avrupa Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, “AP ile Yapılandırılmış Diyalog” (the Structured Dialogue with the European Parliament) konulu toplantıda yaptığı konuşmada AP üyelerine Türkiye-AB ilişkilerine dair bir değerlendirmede bulundu.

Değişen Jeopolitik Ortamda Türkiye ile İlişkiler

Komisyon Üyesi Kos konuşmasına dünyada derin bir jeopolitik dönüşüm yaşandığını belirterek başladı ve Doğu ile Batı’dan gelen çok yönlü baskılar nedeniyle normların artık belirleyiciliğini yetirmeye başladığına vurgu yaptı. İstikrarsız bir dünyada AB’nin istikrar, güven ve ortak kurallardan oluşan bir cazibe merkezi olduğuna dikkat çeken Kos, 29 Ağustos’ta İzlanda’nın AB üyelik müzakerelerine ilişkin bir referandum gerçekleştireceğini dile getirdi.

Konuşmasına Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Avrupa’daki barış, istikrar ve demokrasinin garanti altında olmadığını gösterdiğini ifade ederek devam eden Kos, “genişlemenin” artık Avrupa projesini tamamlamak anlamına gelmediğini, Avrupa’yı güvence altına almakla ilgili olduğunu belirtti. Bu bağlamda mevcut yaklaşımın değiştirilmesi gerektiğini dile getirdi. Ek olarak, katılım sürecinin hem iddialı hem de kurallara uygun şekilde yönetilmesinin önemine vurgu yaptı.

AB’nin genişleme politikasına ilişkin değerlendirmeler yapan Kos, konuşmasında komşu ülkelerle yapılan ortaklıkların güçlendirilmesine de dikkat çekti. Avrupa ve Orta Doğu’daki değişen jeopolitik dengeler ışığında Türkiye’nin kritik bir aktör olduğuna vurgu yapan Kos, Türkiye’nin AB’nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu ve ticaret hacminin Mercosur ve Hindistan ile olan ticaretin iki katına ulaştığını dile getirdi. Bunun yanında, Avrupa ile Asya arasındaki ticaret koridorları açısından Ankara’nın kritik ve vazgeçilmez bir rolü olduğunun altını çizerek Karadeniz bölgesinde oluşacak yeni güvenlik mimarisi kapsamında, Ukrayna’da olası bir barış sürecinde de NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip Türkiye’nin önemli rol oynayacağını ifade etti. Bu bağlamda, kuzey ve güneydeki çatışmalar nedeniyle Türkiye ve Güney Kafkasya üzerinden şekillenen yeni ticaret rotalarının günbegün daha da kritik bir nitelik kazandığını ekledi.

Türkiye’ye ilişkin sözlerine yakın zamanda Ankara’ya yaptığı ziyaretten söz ederek son veren Kos, ticaret engellerinin azaltılması ilişkin adımların ele alındığını ifade etti.  Diğer yandan Birliğin, Türkiye’den de AB’ye ve GKRY’ye adım atması yönünde beklentisi olduğunu belirtti.

Bakan Şimşek ve Komisyon Üyesi Kos Vaşington’da Bir Araya Geldi

Komisyon Üyesi Marta Kos’un Türkiye ile temasları kapsamında attığı bir diğer olumlu adım ise Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Vaşington’da gerçekleştirdikleri görüşme oldu. Kos, görüşmeye ilişkin yaptığı değerlendirmede istikrarsızlık ve öngörülemezliğin arttığı bu dönemde Türkiye-AB ilişkilerinin önem kazandığını ifade etti. Görüşme çerçevesinde Avrupa ve Asya arasındaki ulaşım bağlantılarının çeşitlendirilmesi konusunu ele aldıklarını paylaşan Komisyon Üyesi, kamu alımları konusunda Türkiye ve AB arasındaki mütekabiliyetin kuvvetlendirileceğini de ifade etti.

Değerlendirme

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in geçtiğimiz günlerde “Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmamız gerekiyor ki; Rus, Türk ya da Çin etkisi altına girmesin” sözleri hem AB tarafından hem de Türkiye’de geniş yankı uyandırarak eleştirilere neden olmuştu. Komisyon Başkanı’nın Türkiye’yi Rusya ve Çin ile aynı jeopolitik çerçeve içinde anması AB içinde Türkiye’nin konumuna dair algının tartışmalı bir zeminde ilerlediğini göstermişti. Komisyonun Başsözcüsü ise Komisyon Başkanı von der Leyen’in sözlerinin herhangi bir başka ülkeyle kıyaslama amacı taşımadığını, ülkenin jeopolitik ağırlığının, büyüklüğünün ve özellikle Batı Balkanlardaki hedeflerinin tanınması olduğunu belirtmişti.

Buna karşılık, Kos’un son dönemdeki Türkiye’ye ilişkin değerlendirmeleri ise ilişkilerin daha pragmatik ve işlevsel bir yaklaşım ile ele alındığını gösteriyor. Kos’un konuşmalarında Türkiye’nin ticaret, ulaşım koridorları ve bölgesel güvenlik açısından vazgeçilmez bir aktör olarak tanımlanması, AB’nin genişleme politikasında jeopolitik gerçekliklerle uyumlu bir denge arayışına işaret ediyor. Sonuç olarak, AB içerisinde Türkiye’ye ilişkin fikir ayrılıklarının mevcut olduğu dikkat çekiyor. Genel tablo, siyasi hassasiyetlerin tamamen ortadan kalkmadığını, ancak buna paralel olarak ekonomik karşılıklı bağımlılık ve bölgesel zorunluluklar nedeniyle daha yapıcı ve çıkar temelli bir angajman alanının giderek güçlendiğini ortaya koyuyor.

Hatice Fulya Topyıldız, İKV Uzman Yardımcısı

Diğer Yazılar