AB ve ABD, kritik minerallerin artık yalnızca ticari bir girdi değil; sanayi rekabetçiliği, enerji dönüşümü ve savunma hazırlığı açısından stratejik bir varlık olduğu tespitinden hareketle yeni bir ortaklık çerçevesi oluşturdu. Bu kapsamda 24 Nisan 2026 tarihinde Vaşington’da Ticaret ve Ekonomik Güvenlikten Sorumlu Komisyon Üyesi Maroš Šefcovic ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından imzalanan Mutabakat Zaptı, arama-keşif ve çıkarımdan işleme, rafinaj, geri dönüşüm ve geri kazanıma kadar değer zincirinin tüm aşamalarında koordinasyonu öngörüyor.
Mutabakat kapsamında ihracat kısıtlamaları ve üçüncü ülkelerdeki uygulamalara ilişkin bilgi paylaşımı ile arz kesintilerine karşı hızlı tepki mekanizmaları da gündemde. Düzenli toplantılarla ilerlemenin en az yılda iki kez gözden geçirilmesi planlanırken, hassas bilgilerin korunması ve iş dünyasına ait gizli verilerin üçüncü taraflarla paylaşılmaması gibi hükümler de çerçeveye dâhil edildi. Bununla birlikte metin, hukuken bağlayıcı bir anlaşma niteliği taşımıyor ve otomatik finansman taahhüdü içermiyor. Eş zamanlı kabul edilen Eylem Planı ise ortak standartlar, stoklama stratejileri ve tedarik şoklarına karşı koordineli adımlar üzerinden AB–ABD hattında daha dayanıklı bir kritik mineral ekosistemi kurulmasını amaçlıyor.
Fırat Akan, İKV Uzman Yardımcısı