Türkiye ile Ermenistan arasında uzun yıllardır sorunlu seyreden ilişkilerde ekonomik ve teknik iş birliğini öne çıkaran yeni adımlar atılıyor. Özellikle doğrudan ticaretin başlatılmasına yönelik alınan kararlar ve ulaştırma bağlantılarının yeniden canlandırılmasına ilişkin görüşmeler, iki ülke arasındaki normalleşme sürecinin somut sonuçlar üretmeye başladığını gösteriyor. Tarihsel anlaşmazlıklar, kapalı sınırlar ve Türkiye’nin Azerbaycan ile yakın ilişkileri nedeniyle yıllardır sınırlı kalan temaslar, son dönemde daha pragmatik bir zemine taşınmış durumda.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli’nin açıklamasına göre, 2022 yılından bu yana devam eden normalleşme süreci kapsamında doğrudan ticaretin başlatılması için gerekli bürokratik hazırlıklar 11 Mayıs 2026 itibarıyla tamamlandı. Yeni düzenleme sayesinde Türkiye’den üçüncü bir ülke üzerinden Ermenistan’a gönderilen ya da aynı güzergâh üzerinden gelen malların nihai çıkış veya varış noktası artık Türkiye veya Ermenistan olarak belirtilebilecek. Daha önce uygulanan kısıtlama nedeniyle bu ifadelerin resmî belgelerde kullanılması mümkün değildi. Bu değişiklik, teknik açıdan sınırlı görünse de siyasi anlamı bakımından dikkat çekici bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Ulaştırma Hatlarında Yeni Dönem
Ankara, söz konusu adımın Güney Kafkasya’da kalıcı barış ve refahın güçlendirilmesine katkı sağlayacağını vurgularken, Ermenistan tarafı da gelişmeyi olumlu karşıladı. Ermenistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ani Badalyan, bunun iki ülke arasında tam normalleşmeye doğru önemli bir adım olduğunu belirterek sınırın açılması ve diplomatik ilişkilerin kurulmasının sürecin doğal devamı olacağını ifade etti. Böylece her iki taraf da son yıllarda sıkça dile getirilen “kademeli normalleşme” yaklaşımını yeniden teyit etmiş oldu.
Normalleşme sürecinin yalnızca ticaretle sınırlı kalmadığı da görülüyor. 28 Nisan 2026 tarihinde Kars’ta gerçekleştirilen Türkiye-Ermenistan Ortak Çalışma Grubu toplantısında, Kars-Gümrü demiryolunun rehabilitasyonu ve yeniden faaliyete geçirilmesi konusu ele alındı. Taraflar, bölgesel ulaştırma bağlantılarının geliştirilmesi açısından hattın yeniden açılmasının önemine dikkat çekti. Uzun yıllardır atıl durumda bulunan demiryolunun yeniden işler hale gelmesi, yalnızca iki ülke arasındaki ticareti değil, Güney Kafkasya’daki bölgesel bağlantısallığı da etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
AB’nin Sürece Yaklaşımı
AB de Türkiye’nin Ermenistan ile ikili ticareti başlatma kararını memnuniyetle karşıladı. AB tarafından yapılan açıklamada, bu gelişmenin normalleşme sürecinde kayda değer bir aşama olduğu belirtilirken, Kars-Gümrü demiryolu bağlantısının yeniden kurulmasına yönelik çalışmaların da olumlu karşılandığı ifade edildi. Birlik, atılan adımların yalnızca Türkiye ve Ermenistan için değil, tüm Güney Kafkasya ve Avrupa için ekonomik fırsatlar yaratabileceğini düşünüyor. AB’nin özellikle bölgesel istikrar, bağlantısallık ve ticaret koridorlarının güçlendirilmesine verdiği önem dikkate alındığında, Brüksel’in süreci yakından desteklemeyi sürdüreceği anlaşılıyor.
Son dönemde atılan adımlar, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde uzun yıllardır görülmeyen ölçüde somut bir ilerleme yaşandığını ortaya koyuyor. Her ne kadar taraflar arasında diplomatik ilişkiler henüz kurulmamış ve sınır kapıları tamamen açılmamış olsa da ticaret ve ulaştırma alanlarında başlayan teknik iş birliği, siyasi diyalog için daha elverişli bir ortam yaratabilir. Güney Kafkasya’da değişen jeopolitik dengeler ve ekonomik iş birliği ihtiyacı, iki ülkeyi daha gerçekçi bir yaklaşım benimsemeye yönlendiriyor. Sürecin kalıcı sonuçlar üretip üretmeyeceği ise tarafların karşılıklı güveni artıracak yeni adımları ne ölçüde sürdürebileceğine bağlı olacak.
Bared Çil, İKV Uzmanı