İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

11’inci AB-Güney Kore Zirvesi: Dijital Ticaret ve Güvenlikte Yeni Dönem

Brüksel’de düzenlenen 11’inci AB-Güney Kore Zirvesi’nde imzalanan Dijital Ticaret Anlaşması, artan jeopolitik gerilimler ve ekonomik parçalanma ortamında AB’nin güvenilir ortaklarla kurduğu yeni nesil iş birliği mimarisinin son halkası oldu.
11’inci AB-Güney Kore Zirvesi: Dijital Ticaret ve Güvenlikte Yeni Dönem

11’inci AB-Güney Kore Zirvesi, üç yıl aradan sonra ilk kez 10 Haziran 2026 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirildi. AB’yi Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı António Costa’nın temsil ettiği zirvede, Güney Kore’yi Devlet Başkanı Lee Jae Myung temsil etti. Liderler; ticaret, yatırım, savunma ve güvenlik, dijital teknolojiler ile enerji gibi stratejik alanlarda iş birliğini derinleştirmeyi hedefleyen kapsamlı bir gündemi ele aldı. Zirvenin en somut çıktısı ise iki taraf arasında imzalanan Dijital Ticaret Anlaşması oldu.

Dijital Ticaret Anlaşması ve Ekonomik Ortaklık

Komisyonun Ticaret ve Ekonomik Güvenlikten Sorumlu Üyesi Maroš Šefcovic ile Güney Kore Ticaret Bakanı Yeo Han-koo tarafından imzalanan Dijital Ticaret Anlaşması, 2011 yılından beri yürürlükte olan Serbest Ticaret Anlaşması’nı (STA) tamamlayıcı nitelikte. Anlaşma, sınır ötesi veri akışlarını kolaylaştırırken; elektronik sözleşme ve imzaların hukuki geçerliliğini tanıyor, çevrim içi tüketici korumasına ilişkin ortak kurallar getiriyor ve kaynak kodunun zorunlu transferini (mandatory transfer of source code) yasaklıyor. Buna karşılık her iki taraf da kişisel verilerin korunmasındaki yüksek standartlarını muhafaza ediyor. AB’nin Singapur’dan sonra imzaladığı ikinci bağımsız dijital ticaret anlaşması olan metin, yürürlüğe girmek için AP’nin onayını bekliyor. Liderler ayrıca, rekabet gücü ve ekonomik dayanıklılığı artırmaya yönelik bir Rekabet Gücü Ortaklığı başlattı ve ikili ekonomik bağları güçlendirecek bir Üst Düzey Ekonomik Diyalog kurma kararı aldı.

Güvenlik ve Savunmada Stratejik Yakınlaşma

Zirvede öne çıkan bir diğer başlık savunma iş birliği oldu. Taraflar, Kasım 2024’te imzaladıkları Güvenlik ve Savunma Ortaklığı’nın ilk adımlarını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek; siber ve hibrit tehditler, deniz güvenliği, uzay güvenliği ve yabancı bilgi manipülasyonu (foreign information manipulation and interference - FIMI) gibi alanlarda iş birliğini genişletme kararı aldı. Gizli bilgilerin güvenli paylaşımını sağlayacak bir Bilgi Güvenliği Anlaşması için müzakerelerin başlatılması yönünde de mutabık kalındı. Bu yakınlaşmanın ardında, hızla yeniden silahlanan Avrupa pazarında Güney Kore savunma sanayisinin yükselen ağırlığı yatıyor. Polonya’nın K9 obüsleri, K2 tankları ve Chunmoo roketatarlarına yönelik milyarlarca dolarlık alımları başta olmak üzere, hızlı teslimat ve NATO standartlarıyla uyum, Kore menşeli sistemleri Avrupalı ordular için cazip kılıyor.

Sonuç ve Değerlendirme

11’inci AB-Güney Kore Zirvesi’nin, ABD’nin korumacı tarife politikaları, Çin’in stratejik ham maddelerde uyguladığı ihracat kısıtlamaları ve çok taraflı ticaret sisteminin aşınmasıyla şekillenen yeni bir döneme denk gelmesi tesadüf değil. Bu tabloda AB, Japonya ve Hindistan’ın ardından Güney Kore ile de bir rekabet gücü ortaklığı kurarak tedarik zincirlerini çeşitlendirme, ekonomik güvenliğini artırma ve benzer düşünen ortaklardan oluşan bir güven ağı inşa etme stratejisini derinleştiriyor. Yarı iletkenler, bataryalar ve elektrikli araçlar gibi kritik sektörlerde Kore yatırımlarını Avrupa’ya çekme arayışı, bu mantığın somut bir yansıması.

Bu mimarinin Türkiye açısından düşündürücü bir boyutu bulunuyor. AB, güvenilir ortaklarıyla dijital ticareti, hizmetleri ve yeni nesil tedarik zincirlerini kapsayan ileri düzenlemeler inşa ederken, AB’nin en köklü ekonomik ortaklarından biri olan Türkiye, hâlâ büyük ölçüde mal ticaretiyle sınırlı, 1990’ların koşullarına göre tasarlanmış bir Gümrük Birliği çerçevesine bağlı kalmaya devam ediyor. Dijital ve yeşil dönüşümün ticari ilişkilerin merkezine yerleştiği bir çağda, Gümrük Birliği’nin bu alanları kapsayacak biçimde güncellenmemesi, Türkiye-AB ticari ilişkilerindeki asimetriyi daha da derinleştiriyor.

Ahmet Emre Usta, İKV Uzmanı

Diğer Yazılar