İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

Birleşik Krallık’ta Brexit Sonrası 6’ncı Başbakan da İstifa Etti

10 numaralı resmî Başbakanlık konutu önünde yaptığı açıklamayla istifasını duyuran Başbakan Keir Starmer’ın yerine Manchester Belediyesi Eski Başkanı Andy Burnham’ın geçeceği konuşuluyor.
Birleşik Krallık’ta Brexit Sonrası 6’ncı Başbakan da İstifa Etti

Çeşitli skandallar ve azalan seçmen desteği nedeniyle 22 Haziran’da istifasını duyuran Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer istifa konuşmasında bir ‘enkaz’ hâlinde devraldığı ülkede başkanlığındaki hükümetin elde ettiği kazanımları saydı. Oldukça duygusal biçimde kurgulanan istifa metnini okuyan başbakanın, yeni bir başbakan belirlenene dek görevini sürdüreceği aktarıldı. Yeni başbakan İşçi Partisi (Labour Party) içinde yapılacak seçimle belirlenecek.

Starmer’ı İstifaya Götüren Süreç

Starmer’ın düşüşü tek bir büyük krizden değil, küçük ama biriken hatalar, yanlış atamalar ve seçim yenilgilerinin birleşiminden kaynaklandı. Cinsel taciz başta olmak üzere çeşitli yüz kızartıcı suçlar nedeniyle hüküm giymiş Jeffrey Epstein ile bağlantıları bilindiği hâlde eski bakan Peter Mandelson’ı ABD büyükelçisi olarak ataması ve bağlantıların derinliği ortaya çıkınca Mandelson’ı görevden almak zorunda kalması büyük bir skandala dönüştü. Kararın çok geç gelmesi hükümeti ciddi şekilde yıprattı.

Bununla birlikte, üç ergen erkek sanığın iki kız çocuğunu cinsel istismar etmesine rağmen yaptırım yerine ıslah ve topluma kazandırma tedbiri uygulanması, Starmer’ın kararı “dehşet verici” bulduğunu söylemesine rağmen hükümete olan güveni daha da sarstı. Ayrıca 16 yaşın altındakilere sosyal medya yasağı getireceğini açıklaması ve emeklilere yönelik kışlık yakıt desteğini kısıtlaması, kamuoyunda Starmer hükümetine yönelik desteğin büyük ölçüde düşmesine yol açtı.

Kısaca, geçen yıl eylülde patlak veren Mandelson skandalı güveni sarsan dönüm noktası olurken, ardından Nigel Farage’ın partisi Reform UK’nin Mayıs 2026’da gerçekleşen yerel seçimlerdeki yükselişi ve kabine istifaları Starmer’ın istifasının taşlarını döşedi.

Starmer’ın istifasının ardından yerine geçecek kişi, 2010’dan bu yana göreve gelen 12. başbakan olacak. İngiltere’de başbakanların uzun yıllardır sık sık değişmesi sonucunda bir istikrarsızlık söz konusu.

Yerine Geçmesi Konuşulan İsim: Andy Burnham

Birleşik Krallık’taki yasal düzenlemeler, başbakanın istifası sonrası yerine geçecek kişinin parti içinde yapılacak seçimle belirlenmesini öngörüyor. Bu durumda temmuz ortasında adaylık sürecinin tamamlanması, birden fazla aday olması halinde seçim yapılması ve yeni başbakanın belirlenmesi mümkün olacak. Kulislerde Andy Burnham’ın, başka güçlü bir aday bulunmadığı için temmuz sonunda veya eylül başında yeni başbakan olarak göreve başlayacağı konuşuluyor.

Parti içi liderlik yarışına girebilmek için milletvekili olmak gerekiyor. Bir süre öncesine kadar Burnham’ın Manchester belediye başkanı olduğu için parlamentoda sandalyesi bulunmuyordu. Ancak Burnham, eski milletvekili Yvonne Fovargue’un istifasıyla boşalan Makerfield milletvekilliği için yapılan ara seçimlere girerek yaklaşık 25.000 oy aldı. Yani İşçi Partisi, Reform UK Partisi karşısında önceki seçimlere göre oy kaybetmiş olsa da ezici bir üstünlükle kazandı. Böylece yeniden parlamentoya dönen Burnham, belediye başkanlığı görevini bırakıp Makerfield milletvekili olarak yemin etti ve İşçi Partisi’nden başbakan adayı olmasının önündeki hukuki engelleri aşmış oldu.

Öte yandan, Nigel Farage’ın partisi Reform UK, Burnham’ın başbakanlık koltuğuna oturması halinde meşruiyet kazanabilmesi için erken seçime gidilmesi gerektiğini savundu. Buna karşın, başbakanın yasal olarak böyle bir zorunluluğu bulunmuyor. Olağan seçim takvimi ise 2029’da bir seçim yapılmasını öngörüyor.

Sonuç ve Değerlendirme

Burnham’ın Fovargue’nin istifasıyla boşalan milletvekilliği koltuğu için yapılan seçimde beklenenden büyük farkla kazanması hem partiye moral verdi hem de Burnham’ın “liderlik için güçlü aday” imajını pekiştirdi. Aslında Burnham’ın milletvekilliğine dönüşü sıradan bir ara seçim sonucu değil, daha ziyade ulusal siyasette bir dönüm noktası olarak görülebilir. Zira Burnham’ın başbakan olabilmesi için milletvekilliği koltuğuna ihtiyaç duyması ve bu koşulların sorunsuzca sağlanması siyasetin bir hamle oyunu olduğunu, siyasetin hesaplaşmadan ibaret doğasının değişmediğini gözler önüne seriyor.

Öte yandan İngiltere’de son yıllarda başbakanların hep benzer bir döngü yaşadığı görülüyor: ilk başta umut ve sempati, ardından krizler, baskılar ve istifa. Bu aslında demokrasinin işlediğini gösteriyor çünkü liderler kamuoyu ve parti baskısı karşısında görevde kalamıyor. Ama aynı zamanda bunun demokrasinin bir kusuru olduğu, yani sistemin kusursuz işlemesinin istikrarsızlık ürettiği düşünülebilir. Birleşik Krallık örneğinde sürekli lider değişimi, uzun vadeli politikaların uygulanmasını zorlaştırıyor ve kırılgan bir tablo ortaya çıkıyor.

Bu çerçevede toplumsal öfkeyi üzerine çeken Starmer’ın bir başbakan olarak makus talihini yaşamasının ardından, dinamik başbakanlık koltuğunda Burnham için de aynı kader mi yazılacak? Bu sorunun cevaplanması için zamana ihtiyacımız var.

Melike Sönmez, İKV Uzman Yardımcısı

Diğer Yazılar