AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Marta Kos ile İçişleri ve Göçten Sorumlu Komisyon Üyesi Magnus Brunner, 30 Haziran 2026 tarihinde Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldi. Ziyaret kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde Türkiye-AB ilişkileri, hızla değişen jeopolitik ortam çerçevesinde bölgesel istikrar ve ekonomik dayanıklılık açısından ele alınırken, güvenlik, ticaret, göç ve bağlantısallık başta olmak üzere ortak gündem konuları kapsamlı biçimde değerlendirildi.
Güvenlik, Ticaret ve Bağlantısallık Gündemi Öne Çıktı
Ortak basın açıklamasına göre taraflar, ekonomik ve ticari iş birliği, bağlantısallık, göç ile dış ve güvenlik politikasına ilişkin ortak sınamalar hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmelerde Ukrayna, Orta Doğu, Güney Kafkasya, Afrika ve Rusya-Ukrayna Savaşı dâhil güncel bölgesel ve küresel gelişmeler ele alınırken, uluslararası hukuka dayalı çok taraflı düzen ve bölgesel istikrarın desteklenmesine yönelik ortak kararlılık teyit edildi. Taraflar ayrıca güvenlik ve savunma alanlarında NATO ile tamamlayıcı nitelikte diyalog ve iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı.
Ekonomik ilişkiler de görüşmelerin önemli gündem maddeleri arasında yer aldı. Taraflar, Gümrük Birliği’nin uygulanmasının iyileştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürülmesi ve modernizasyonuna zemin hazırlanması yönündeki iradelerini yineledi. Ayrıca sanayi politikalarında kapsayıcı ve karşılıklılığa dayalı yaklaşımın önemi vurgulanırken, Türkiye’nin Tek Avrupa Ödeme Alanı (Single Euro Payments Area-SEPA) sistemine olası katılımının sağlayacağı katkılar da değerlendirildi. Ticaret, enerji, ulaştırma ve dijitalleşme alanlarında iş birliğinin bölgesel bağlantısallık gündemi kapsamında geliştirilmesi gerektiği ifade edilirken, Avrupa Yatırım Bankasının Türkiye’deki faaliyetlerine kademeli olarak yeniden başlamasının memnuniyetle karşılandığı belirtildi.
Vize, Göç ve Üst Düzey Diyalog Mekanizmaları
Toplantılarda Türk vatandaşlarının Schengen vize başvuru süreçleri ile Vize Serbestisi Diyaloğu’nun mevcut durumu da ele alındı. Taraflar, vize başvuru ve işlem süreçlerine ilişkin görüş alışverişinde bulunurken, sınır yönetimi ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele başta olmak üzere göç alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesi yönündeki kararlılıklarını yineledi. Ortak açıklamada, Türkiye’nin AB aday ülke statüsüne atıfta bulunulurken, AB tarafı genişleme süreci kapsamında hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, temel hakların korunması ve yüksek demokratik standartların sağlanmasının önemini vurguladı. Türkiye ise AB üyeliğinin stratejik hedef olmaya devam ettiğini yinelerken, ilişkilerin nesnel kriterler ve liyakat temelinde ilerletilmesi beklentisini dile getirdi.
Taraflar ayrıca ekonomi, ticaret, göç ve güvenlik, sağlık, bilim ve yenilikçilik ile tarım alanlarında gerçekleştirilecek müteakip üst düzey diyalog toplantılarının tercihen yıl sonundan önce planlanması konusunda da mutabık kaldı.
Değerlendirme
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ile genişleme ve içişlerinden sorumlu iki Komisyon Üyesinin Ankara’yı birlikte ziyaret etmesi ve gerçekleştirilen üst düzey temaslar, son yıllarda durgun seyreden Türkiye-AB ilişkileri açısından dikkat çekici bir diplomatik gelişme niteliği taşıyor. Bununla birlikte, söz konusu ziyaret, Türkiye-AB ilişkilerinin yalnızca katılım süreci ekseninde değil, güvenlik, göç, bağlantısallık ve ekonomik iş birliği gibi birbirini tamamlayan politika alanlarında ele alındığını ortaya koyuyor. Ortak açıklamada Türkiye’nin aday ülke statüsüne atıf yapılırken, görüşmelerin ağırlıklı olarak ortak politika alanlarına odaklanması, mevcut jeopolitik ortamda tarafların işlevsel iş birliğini önceleyen gündemi sürdürdüğüne işaret ediyor. AB tarafının hukukun üstünlüğü, temel haklar ve demokratik standartlara ilişkin vurgusunu yinelemesi, katılım sürecine ilişkin temel görüş ayrılıklarının devam ettiğini gösteriyor. Tarafların üst düzey diyalog toplantılarının yeniden planlanması konusunda mutabık kalması ise kurumsal temasların sürdürülmesine yönelik ortak iradeyi ortaya koyuyor.
Hatice Zeynep Şen, İKV Uzman Yardımcısı