İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

AB Konseyi’nin Sürücü Koltuğunda İrlanda Yerini Aldı

İrlanda, 1 Temmuz-31 Aralık 2026 tarihleri arasında rekabetçilik, değerler ve güvenlik konuları öncelikli ajandası ve “birlik ile güç” ilkesiyle, AB üyeliğinden bu yana 8’inci kez AB Dönem Başkanlığı görevini üstlenecek.
AB Konseyi’nin Sürücü Koltuğunda İrlanda Yerini Aldı

İrlanda, 1 Temmuz-31 Aralık 2026 tarihleri arasında AB Konseyi Dönem Başkanlığı görevini üstlenecek.  AB üyeliğinden bu yana 8’inci kez bu görevi yürütecek İrlanda’nın ajandasında rekabetçilik, değerler ve güvenlik konuları önceliklendiriliyor. Küresel siyasetin istikrarsız ve giderek daha zorlu bir hâle geldiği bu dönemde İrlanda “birlik ile güç” (strength with unity) ilkesiyle hareket etmeyi hedefliyor.

İrlanda, Danimarka ve Birleşik Krallık ile Avrupa Topluluğu’na 1 Ocak 1973 tarihinde katıldı. O tarihten bu yana AB üyeliği İrlanda’nın ekonomik ve sosyal gelişmesinde önemli bir rol oynuyor. İrlanda’nın AB üyeliği sürecindeki bir diğer önemli gelişme ise 2002 yılında Avro Alanı’na katılması oldu. Ancak ülke, Schengen Alanı’nın bir parçası değil.

İrlanda Dönem Başkanlığı Öncelikleri

“Birlik ile güç” ilkesiyle ilerleyecek olan İrlanda, kararlı bir şekilde aşağıda belirtilen alanlarda eyleme geçecek:

  • Rekabetçilik: Refahı ve esenliği teşvik etmek.
  • Değerler: AB’nin vazgeçilmez temelini korumak.
  • Güvenlik: Vatandaşları korumak.

Bu üç sütun İrlanda Dönem Başkanlığı’nın temellerini oluşturacak. Bu üç sütun üzerinde çalışmanın yanı sıra İrlanda, Ukrayna’ya desteğini ve küresel arenadaki rolünü sürdürecek. Belirsizliklerin baskın olduğu bu dönemde İrlanda, AB komşuları ile Birleşik Krallık ve ABD’nin aralarında olduğu dünya çapındaki diğer ortaklarıyla iş birliğini güçlendirmek ve istikrara ulaşmak için çalışacak.

Rekabetçilik

Vatandaşlarının ihtiyaç ve beklentilerini karşılayan güvenli bir ekonomik geleceğin sağlanması için Avrupa’nın acil bir şekilde rekabetçiliğini ve üretkenliğini geliştirmesi gerekiyor. “Tek Avrupa, Tek Pazar Yol Haritası”, somut bir ilerleme sağlamak için bir plan sunuyor. Bu yol haritasının hedefleri İrlanda Dönem Başkanlığı’nın temel önceliği olacak. Beş stratejik yapı taşı üzerinden çalışmalar yürütülecek: kuralların basitleştirilmesi, daha entegre tek pazar, güçlü ticaretin desteklenmesi, enerji dönüşümü ve dijitalleşme ile yapay zekâ.

Değerler

İrlanda Dönem Başkanlığı boyunca da Ukrayna’ya destek verilmeye devam edilecek ve İrlanda adil ve kalıcı bir barış için çağrı yapmayı sürdürecek. Ayrıca, AB’nin ilkeli küresel aktör rolü güçlendirilecek. Bu kapsamda çok taraflılık ve uluslararası düzen desteklenecek. BM ve çok taraflı sistem desteklenecek; insan hakları, kadın hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü teşvik edilecek.

Güvenlik

AB’nin karşılaştığı jeostratejik sınamalara yanıt vermeyi amaçlayan yeni Avrupa Güvenlik Stratejisi önerisi üzerinde çalışılacak. Bu kapsamda Avrupa Savunmasının Geleceğine İlişkin Beyaz Kitap, 2030 Savunma Hazırlık Yol Haritası ve savunma tedariki konularındaki adımlar hızlandırılacak. Kritik kapasite açıklarını gidermek ve hibrit tehditlere karşı dayanıklılığı artırmak amacıyla iş birlikleri desteklenecek. Ukrayna’ya aktif destek de İrlanda Dönem Başkanlığı’nın tanımlayıcı önceliği olacak.

Değerlendirme

İrlanda Dönem Başkanlığı 1 Temmuz-31 Aralık 2026 tarihleri arasında devam edecek. İrlanda, Litvanya ve Yunanistan ile Üçlü Başkanlık Sistemini paylaşacak. Küresel ortamın giderek çalkantılı bir yer hâline geldiği bu dönemde üç ülke “çeşitlilik içinde birlik-üç köşe ama tek pusula” anlayışı ile çalışmalarını yürütecek. Üçlü Başkanlık Programı ise özgür ve demokratik Avrupa, güçlü ve güvenli Avrupa ile refah içinde ve güçlü Avrupa sütunlarından oluşacak.

İrlanda Dönem Başkanlığı’nın öncelikleri rekabetçilik, değerler ve güvenlik olarak öne çıkıyor. AB’nin stratejik özerkliğine kavuşacağı bir gelecek için bu üç öncelik büyük bir önem taşıyor. Güvenliğin bir parçası olarak ele alınan genişlemede Batı Balkanlar’a özellikle vurgu yapılırken, Türkiye’den bahsedilmediği görülüyor. Hâlbuki, mevcut jeopolitik gelişmeler ışığında Türkiye, AB için kilit bir aktör niteliğinde. Son dönemde gerek Komisyon üyelerinin Türkiye ziyaretleri gerekse uluslararası platformlardaki temaslar sırasında yapılan açıklamalar, her ne kadar yakınlaşma sinyalleri verse de AB Dönem Başkanlığı programında Türkiye’den hiç bahsedilmemesi bu olumlu atmosferle tam anlamıyla örtüşmüyor.

Deniz Bal, İKV Uzman Yardımcısı

Diğer Yazılar